Dolar
Euro
Altın
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis °C
Kilis
°C
°C
°C
°C
°C

İstanbul’un En Güzel Semti Sarıyer mi?

İstanbul’un En Güzel Semti Sarıyer mi?
A+
A-
01.05.2016
551
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“HACI ABLAMIN ELİ ÇOK AÇIK, AYNI  ANAM GİBİ,
SEVAPLARINDAN DOLAYI, GÖRÜNDÜ CEBİNİN DİBİ
ENİŞTEM SARIYER’DEN GELMİŞ, BÖREK SİNİ
CÖMERTLİĞİ İŞTE BÖYLE EMREDİYOR, İSLAM DİNİ.”
(Fikret GÜRSOY)

İstanbul Boğazına doğru yol aldığımız zaman, hemen karşımıza Emirgan, Tarabya ve Sarıyer çıkar. Sarıyer’in ismi ise, kuzeybatısında yer alan Madenler Mahallesi’ne doğru bakan yerler bakır ve kilin  sarı bir renkte görünmesi nedeniyle Osmanlı zamanında Sarı-yar ismi verilmiş ve bir zaman sonra Sarıyer şeklini almıştır.
Sarıyer’in özelliklerinden biri, Belgrat Ormanları’nın doyulmaz güzelliklerini seyrederek Kilyos’a varmamızı sağlamasıdır. Kilyos, İstanbul’un en güzel deniz keyfini yaşatan bir yöredir. Özellikle kumsallığı ile tanınmıştır. Bir zamanlar Ceneviz ve Venediklilerin hâkimiyet mücadelesine sahne olan Kilyos, Osmanlı hâkimiyeti ile birlikte sükûnete kavuşmuştur.
Bir tarafını Karadeniz’e, bir tarafını Boğaz’a dayamış olan Sarıyer, Emirgan, Tarabya, İstinye gibi nadide semtleri içinde barındırmakta ve hafta sonu tüm İstanbullulara ev sahipliği yapmaktadır.
“İstanbul’un en güzel semti hangisidir?” denildiği zaman, ben Sarıyer diyorum. Aslında beni oraya bağlayan birçok nedenlerden biri, göreve ilk başladığım yıllarda Sarıyer Kulübü’ne karşı bir aşinalığım vardı. Sarıyer Takımı’nın maçlarını hiç kaçırmaz ve sık sık orayı ziyaret ederdim. Ayrıca o yıllarda “Kartallar Yüksekten Uçar” filminin bir sahnesi çekiminde, rahmetli Sadri Alışık elinde tamburuyla “Kimseye etmem şikâyet ağlarım ben halime” nihavent şarkısını icra ederken, tesadüfen orada bulunmam beni çok etkilemişti. Bunun dışında Sarıyer’in sırtlarından doğarak gelen Çırçır Suyu, Hünkâr Suyu, Sultan Suyu, nedense beni o suların doğduğu pınarın gözüne çekiverdi. Diğer taraftan ince açma yufkadan yapılan çıtır böreği ile meşhur Sarıyer Böreği, Sarıyer’e ilişkin bir marka oluşmuştu. Yine Sarıyer Balıkçıları, Sarıyer Muhallebicisi, Sarıyer Dondurması ve Sarıyer Kazandibi tatlısı tüm ülkede isim yapmış olup, herkes gibi beni de bu semte bağlamış ve sevmemi sağlamıştı.
Tabi ki bir de Telli Baba’dan söz etmeden geçemeyeceğim. Sarıyer denince akla gelen mekânlardan biri de Telli Baba’dır. Telli Baba’nın hikâyesi ise şöyle gelişmiştir:

“Asıl adı İmam Abdullah Efendi olan Telli Baba, İstanbul’un fethinde tabur imamı iken şehit olur. Sarıyer bölgesine defnedilen Telli Baba’nın kabri İstanbul’un fethinden yüzyıllar sonra hasta bir genç kızın rüyasında keşfedilir.

Hasta kız burayı ziyaret ettikten sonra iyileşir ve ardından bu türbenin kerametli olduğuna inanılarak türbe ziyaret edilmeye başlanır.”

İşte, içinde sayılamayacak kadar güzellikler barındıran Sarıyer’e Yaradan o kadar cömert davranmıştır ki, onu sevmemek mümkün mü? Hele bir de Suzinak fasıl eşliğinde seyredilirse, Sarıyer’in tadına hiç doyum olmaz.

Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.