Dolar 32,9114
Euro 35,3521
Altın 2.463,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 37°C
Açık
Kilis
37°C
Açık
Sal 38°C
Çar 37°C
Per 37°C
Cum 34°C

İyilik…

İyilik…
A+
A-
28.12.2018
639
ABONE OL

Mahmut İ. KANMAZ

 

Selam, sevgi ve saygılarımı sunarak, bir yazıma daha başlıyorum değerli arkadaşlarım.
Bugün çok önemli bir konuya yer vermek istiyorum…
Dünyada yer alan bütün değerlerin en kutsalı, en anlamlısı ve de en güzeli olan, bu davranışın genel adı, “İyilik”ten başkası değil… Hani halk arasında çok sık olarak söylenen,

 

“İyilik yap, iyilik bul
Kim kazanmış kötülükten
Kötünün başına gelmedik olmaz
Kimsenin ettiği kimseye kalmaz…” türünden, bir ahlaki özellikten bahsediyorum.
“Karşılığında kötülük göreceğinizi hiç düşünmeden, iyilik ediniz” demiştir Hazreti Ali. Ne mutlu böylesine erdeme sahip olacak kişilere, değil mi? “İyiliğe gücün yetmezse, bari kötülük yapma” diyen, Ferideddin Attar’da aynı manada bir güzellik sergilemiştir…
“Dünyada yapılacak en büyük iyilik, korku içinde yaşayan bir insanın güvenliğini sağlamaktır” diyen büyük bilge Beydeba, oldukça isabetli bir görüş ortaya koymuştur. Yine aynı bilge kişimiz, bu kez, “İki kişiye üzülmek gerekir. Her gün vebal yüklenen kişiyle, hiçbir hayır işlemeyen kimseye” buyurarak, iyiliğe bir anlam kazandırmıştır.
Büyük düşünür ve din âlimi Hazreti Mevlana da iyilik hakkında çok değerli şeyler söylemiştir. İşte bunların birinde, “İyilik aradın mı, insanda kötülük kalmaz” sözü oldukça önemlidir.
Sevgili peygamberimiz, şöyle buyurmuştur bir Hadis-i Şeriflerinde,
“İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır” demek her şeyin başı iyilikmiş.
Kutsal kitabımız Kur’anı- Kerim de, bi çok ayette, iyilik hakkında şeyler söylemiştir. Sözgelimi, Kasas Suresinin 77. ayetinde, “Allah sana nasıl iyilik etmişse, sen de öyle iyilik et” buyrulurken, Maide Suresinin 2. ayetinde de, “İyilik ve takva üzerine yardımlaşın, kötülük ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın, Allah’tan korkun, çünkü Allah’ın azabı çetindir” diye emredilmiştir… Yine Fussilet Suresinin 34. ayetinde ise, “İyilikle kötülük bir olmaz, sen kötülüğü en güzel şeyle sav… O zaman bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost oluvermiştir…” Ne kadar güzel…

Hani çok yaygın ve bilindik bir Atasözümüz vardır, “İyilik yap denize at; balık bilmezse halik bilir…” Bizim bu sözümüz gibi, Çinlilerin bir atasözünde de, şöyle ifade edilmiştir iyilik anlayışı…
“Oğul babasından daha iyi biri olamazsa, aslında ikisi de başarısızlığa uğramış demektir…”
Ta asırlar öncesinden, ünlü bilge kişi Konfüçyüs bile, iyiliğin ruhundaki gizemi ve değerin önemini kavramıştır sevgili arkadaşlarım… Şöyle demiştir büyük bilge: “İyiliği, hiçbir şahsi menfaat gözetmeden, sırf iyilik olsun diye yapmalıyız…” Çok doğru bir saptama…
“Her türlü kötülüğü yapmaya muktedir iken, kötü bir şey yapmamak; işte, budur iyilik” diyen Andre Gide gibi, büyük bilge Diderot da, “Yalnız iyilik yapmak yetmez, iyiliği zarafetle ve incelikle yapmak da lazımdır” diye fikrini ortaya koymuştur.
Araştırmacı Herrick, “Bir adamın zengin olup olmadığını, herkes merak eder de, iyi biri olup olmadığını, kimse araştırmaz” diyerek, çok yerinde ve anlamlı bir kelam etmiştir. Goethe, “İyiyi isteyen, önce kendisinin iyi olması lazımdır ki, bir önemi olsun” derken, büyük edebiyatçı ve yazar Shakespeare de “Daha iyi, iyinin düşmanıdır” şeklinde görüş belirtmiştir. “İyilik, bir insanlık sanatıdır” buyuran Nizami’ye hak vermemek, mümkün değildir gibi görünüyor.

Asırlar öncesinden seslenen büyük filozof Epiktetos daha farklı bir iyilik profili ortaya koymuş ve demiştir ki: “Güneş, ışık ve sıcağından yarar sağlamak için, kendisine yalvarılmasını beklemez… Sen de güneş gibi ol, beklenilen iyiliği, senden istenilmeden yap…” Her şeyi net olarak belirtmiş bilge insan… Jean Jacques Rousseau da konuya kayıtsız kalmamış ve demiştir ki, “Her şeyden önce iyi olalım, daha sonra mutlu oluruz.”
Benzer bir tespiti de Thoreau yapmış ve buyurmuştur ki: “İyilik, hiçbir zaman boşa gitmeyen tek yatırımdır.” Çok güzel.
“Kötülüğe mani olmak da, iyilik yapmak sayılmaz mı?” diyen Descartes de çok haklıdır. Sadi Şirazi de iyiliği güzel bir kıyaslamayla vermiştir. “Vahşi hayvan tuzakla, insanoğlu iyilikle avlanabilir.”
Abdullah İbn-i Mubarek de, iyilikle karşıtını mukayese etmiştir: “Bir adamın iyilikleri kötülüklerinden çok olursa, kötülükleri anılmaz olur. Kötülükleri iyiliklerinden fazla olursa, bu sefer de iyilikleri anılmaz olur.” Çok anlaşılır bir görüş bence…
Batılı bilim adamı Charron, güzel bir örnek veriyor bizlere, iyiliğe dair:
“Birinden iyilik gören kimse, bu iyiliği hiç unutmamalıdır. Birisine iyilik yapan ise, yaptığı iyiliği hiç hatırlamamalıdır.”
Konu hakkında, çok yerinde bir ifadeyi de, Blaise Pascal kullanmış ve demiştir ki: “İyiliğinize inanılmasını isterseniz, gelin siz iyiliğinizden hiç söz etmeyin…”
“Kötüler birleştiği zaman, iyiler de bir araya gelmelidirler; yoksa teker teker giderler.” Yani iyilerin sayısı azalır diyor bilim adamı Burke, değerli arkadaşlarım.
“Yüzünü güneşe çeviren insan, yani iyi biri, asla gölge görmez” demiş, Helen Keller. Ernest Schrönner de iyilik kavramına çok yerinde ve farklı bir açılım kazandırmış gibidir: “İyimser, yaranın üstünde kabuk, kötümser de kabuğun altında, yara görür…”

İyiliğin karşıtı ve panzehri kötülüktür. Cenap Şahabeddin o yüzden, “Kötülük kapısını aralık bırakmaya gelmez, ardına kadar açılır” demiştir.

Vadideki Zambak adlı klasik kitabın yazarı Honore De Balzac, “Kötülüğe engel olmak, iyilik yapılmasına olanak sağlamaktır” diye buyurarak, tersten bir çıkarımda bulunmuştur. İyimser insan kadar, kötümser kişi de vardır toplum içinde…
Bernard Shaw, o yüzdendir ki, “Kötümser, başkalarının da kendisi kadar kötü olduğunu düşünüp, onlara kin duyan insandır” diye noktayı koymuştur.
Aynı Shaw, bu kez iyilik-kötülük metaforuna, en kısa ve yalın yoldan ulaşmaya çalışmıştır. “Kötülük nedir bilmemek bir erdem değil, bir ahmaklıktır. Buna hayranlık duymak, saat kullanmadığınızı bilmeyen birini, saatinizi çalmadı diye, ödüllendirmeye benzer… Erdem, kötülükle iyilik arasında seçim yapabilmek demektir ve bilgili olmadan da bu seçimi yapmak neredeyse olanaksızdır.”
Konuyla ilgili en çarpıcı kelamı, J. Harris etmiştir: “Kötümser yalnız tüneli, iyimser tünelin sonundaki ışığı görür, gerçekçi ise, tünelle birlikte hem ışığı, hem de gelecek olan treni görür.”
“Kötüler, kendilerine tahammül edildikçe, daha çok azarlar” demiştir ünlü Rus yazar Tolstoy… İslam bilgini Şemseddin Sami de, “Bir kötülüğü beğenen, onu işleyenden daha kötüdür” şeklinde fikir üretmiştir.

İnsani özelliklerin en yüce ve kutsal değerlerinden sayılan, iyilik hakkındaki düşüncelerimizi ve konu hakkında kelam etmiş olan, önemli düşünce ve bilim insanlarının fikirlerini açıklamaya çalıştığımız, bugünkü yazımızı, bu kez yüce yaratıcı Cenab-ı Allah’ın bir emriyle bitirelim istiyorum.
Diyor ki Rabbimiz: “Yaptığın iyiliği çok görerek, sakın başa kakma…” Ne kadar güzel bir sonuç değil mi? Çok şükür.

Evet, tekrar birlikte olmayı umar, sizlere sağlık, mutluluk ve iyilik dolu günler dilerim.
Hoşça kalın, sevgili arkadaşlarım.

—————————————————————–
Kaynak: 2007 Yılında 2700 Güzel Söz / Ahmet Ağırbaşlı / Konya Damla Ofset.
Arşivimden derlemeler.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.