Dolar 32,3565
Euro 34,4292
Altın 2.435,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 23°C
Hafif Yağmurlu
Kilis
23°C
Hafif Yağmurlu
Cts 22°C
Paz 24°C
Pts 26°C
Sal 27°C

Kadına Şiddet!

Kadına Şiddet!
A+
A-
12.01.2017
312
ABONE OL

Nejat TAŞKIN

 

25 Kasım günü, gittikçe artan bu şiddet olaylarının kınanması için sokağa dökülen kadınlarımızın, bu haklı çağrılarına boş bulunmamız elbette eşyanın tabiatına aykırı olurdu. Bu bayanlar, analarımız kisvesi altında toplumda yer alırken, onlara işkence yapmak ve onları dışlamak elbette geniş bir kültür seviyesinin noksanlığını ifade eder. Onun için, 2011 yılında 200’e yakın, kadınımız bu erkek işkencesi ve şiddeti dolayısıyla hayatını kaybetmiş, bir o kadarda toplumdan dışlanmış ve sokağa bırakılmıştır.

Bu vahim saldırılara dur demek zamanı geldi ve geçmektedir. Elbette, onlarında ufakta olsa mutlaka suçlulukları vardır. Ama bu suçlulukları gidermenin yolu, şiddet, dayak ve zulüm değildir.

Karı-koca hayatı içinde anlaşamadığınız noktalar olabilir: Çocuklarınızın gözü önünde dayak attığınız ve dışladığımız bu kadınlar analarınız olabilir. Onun için yapılacak iş, nazik ve hatasız anlaşmalarla sen yoluna, ben yoluna diyerek, olayı tatlıya bağlamak varken, kurşun görüntüleri altında bu zulmü yaşamak ve yaşatmak bence çok gerici bir zihniyetin ifadesidir.

Bütün bunların içinde en önemli faktör, eğitim faktörüdür. Eğitimi topluma sınmak içinde önce medyanın da büyük rolü vardır. Televizyon kanallarında kadına şiddet olayları ile seslendirilen ve görüntüsü verilen dizilerde bir eğitim noksanlığının ifadesidir.

Onun için, elinizi vicdanınıza koyarak bu tür işlemlere yanaşmadan evvel kendi ananızı ve bacılarınızı göz önüne getirerek hareket etmeye çalışmanız geleceği sorgulamanız acısından çok önemlidir. Toplumun geldiği bu noktayı asla anlamak mümkün değildir. Hâlbuki iyi niyetli çağrışımlar ve karşılıklı oturarak konuşarak yapılan anlaşmalar daha medeni ölçülerde insanlarımızın ileriye dönük çalışmalarında büyük rol oynar. Vurmak ve kırmakla netice alınsaydı, şimdiye kadar bu konuda işlenen suçların yekûnu bu kadar artmaz ve insanlarımız böyle sorumsuzluk içinde vurmakla ve kırmakla neticeye gitmeye çalışmazlardı.

Bu konularda yapılacak en önemli faktörlerin başında yukarıda değindiğimiz gibi eğitimi ön plana çıkarmak ve kadınlarımızın şiddet mağduru olmalarını önlemek gerekir. 25 Kasım günü yalnız kadınlarımız değil, erkeklerimizde sokak mitinglerinde bu olayların çirkinliklerini sergileyip, çağrıda bulundular. Kadına, sopa ve dayak yakışmaz sloganları altında bu günkü toplum düzeni içinde kadınlarımızın da erkekler gibi her konuda söz sahibi olduklarını düşünerek onları birer pırlanta gibi muhafaza etmek görevi bizim kutsal görevimiz olmalıdır.

Bu konuda yazarlarımız ve çizerlerimiz dizi hazırlayanlarımızı mutlaka bu durumlarda daha deneyimli ve daha kültürlü dizilerle kadının yerini belli ederek, yarınlara taşımalıdırlar. Yoksa bu korkunç dram alabildiğine toplumu rahatsız ederek, kadına yönelik işkencelerle donatılmış bir toplum tablosu çizilmiş olur ki, işte o toplumlar daima geri kalmışlığın dramı içinde yaşayarak bir adım ileri gidemezler. Hele o kadın çocuklarınızın annesi ise, sizler bu konuda daha hassas ve daha inçe detaylarla oya işler gibi, kadının yerini belli etmek mecburiyetindesiniz.

Kadına şiddete “HAYIR” deyiniz; bu konuda yapılacak her türlü kanuni ve toplumsal kararların arkasında ‘biz de varız’ sloganını yansıtarak toplumun kadın göstergesini yükseltiniz.

Önce, “anam” dediğimiz kadın elbette kutsaldır ve ifadede olduğu gibi; “CENNET ANALARIN AYAĞI ALTINDADIR” ifadesi işte şiddeti önleyen bir slogan olmalıdır. (Arşivden)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.