Dolar 33,0372
Euro 35,9878
Altın 2.559,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 35°C
Açık
Kilis
35°C
Açık
Cts 35°C
Paz 36°C
Pts 36°C
Sal 36°C

Kadınsız Bir Toplum Olamaz

Kadınsız Bir Toplum Olamaz
A+
A-
08.03.2024
119
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“KADIN ADALETİ, EŞİTLİĞİ, İNSAN DEĞERLERİNİ, BARIŞI, HOŞGÖRÜLÜĞÜ, SEVGİYİ, ÖZGÜRLÜĞÜ HER ZAMAN BENİMSEYEN TOPLUMU UYGARLIĞA TAŞIYAN BİR VARLIKTIR.”

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün önem ve mahiyetine değinebilmemiz için, kadının tanımını, kadının toplumdaki yerini ve kadının eğitim-öğretim açısından nasıl bir düzeyde olduğunu bilmemiz gerekiyor.

İnsan varlığına bir göz attığımız zaman, onun her konuda hiç bir sınır tanımayan ve kendisini çok güçlü hisseden bir varlık olduğunu görürüz. Kadın da yaradılışı itibariyle namusuna, toprağına, vatanına el uzatanlara karşı büyük tepki veren bir meziyete sahiptir.

Tarih boyunca birçok toplumda erkeklerin gölgesinde kalan kadınlar, bugün yaşadıkları ülkenin ve dünyanın geleceğinin inşa edilmesinde daha fazla söz sahibi olmak  istemektedir. Özellikle birçok ülkede siyasal, sosyal ve ekonomik alanda daha aktif rol oynamak istemekte, ancak yaşadığımız çağın gereklerine tamamen ters bir şekilde, ayrımcılığa maruz kalmaktadır.

Kız çocuklarının eğitiminin fuzuli görüldüğü, yine kız çocuklarımızın çocuk denilebilecek yaşlarda evlenmeye zorlandıkları bir dönem yaşanmış ve hala yaşanmaktadır. Şunu unutmamalıyız ki, eğitim sadece kadınlarımızı ekonomik ve sosyal yaşama dâhil etmekle kalmıyor, aynı zamanda geleceğimizi inşa edecek çocukların da bilinçli anneler tarafından yetiştirilmesini sağlamaktadır.

Bilindiği üzere, son yıllarda kadına olan şiddet konusu artmış ve bu konuda hayli önlemler alınmaya başlanmıştır. Özellikle her geçen gün artan kadın cinayetlerinin arka planında kadının boşanmak istemesi, çalışmak istemesi gibi en temel hakların erkekler tarafından kabul edilmemesi durumlarından kaynaklanmaktadır.

Yukarıda belirtildiği gibi, erkek şiddetinin hız kesmediği son yıllarda, kadınlar kendini savunmak için yeni yollar aramakta. Bu arayış ve önlem alma  düşüncesi savunma sporu olup, kadın erkek ilişkilerinde bir acı tabloyu önümüze sermektedir. Kadına şiddet konusunda, bir çok seminerler, toplantılar düzenlenmiş ve hiçbir ilerleme kaydedilememiştir. Şu anda ise bu şiddete karşı pratik yollara başvurularak savunma sporları yapılmaktadır. Savunma sporları, kadının reflekslerini geliştirmekte ve olası bir tehlike karşısında kendini savunmaya almaktadır.

Çağdaşlaşma Felsefesi’nde kadının çok özel bir yerinin olduğunu Ulu Önder Atatürk, kadınlar söz konusu olduğunda hiç bir şekli şartı öngörmeden, hiçbir tehdit sınırlamaya da yenilik getirmeden, kadınların siyasi, sosyal ve ekonomik hayata, bilim ve sanat hareketlerine aktif bir şekilde katılmalarını hedeflemiş, kadınlar İçin bunu çağdaşlaşma olarak görmüştür.

Unutmamamız gerekir ki, kadınsız bir siyaset, kadınsız demokrasi, kadınsız bir yönetim; sadece kadınların değil, toplum için bir eksikliktir. Çünkü kadınların özünde var olan barış, sevgi, adalet, huzur, kardeşlik, şefkat ve dostluk duygularını açık bir şekilde görmekteyiz. Bu nedenle kadınsız bir toplum olamayacağı düşüncesiyle,8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü candan kutluyorum.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.