Dolar 32,9114
Euro 35,3521
Altın 2.463,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 37°C
Açık
Kilis
37°C
Açık
Sal 38°C
Çar 37°C
Per 37°C
Cum 34°C

Kara Mektup, Sonu Gelmeyen Mutabakatlar

Kara Mektup, Sonu Gelmeyen Mutabakatlar
A+
A-
27.10.2019
391
ABONE OL

Sabahattin YARAR

 

Yıllar önce bu sütunlarda, daha olaylar ilk aşamasında iken, Suriye bataklığına girmememiz için uyarılarda bulunmuştuk. Tehlikeli ve güvenilir olmayan toplumlarla, emperyalist güçlerle birlik olmayalım demiştik. Bizi ilgilendiren kendi sınırlarımız ve güvenliğimiz demiştik. Ama kim dinler. Şam’da Cuma namazı kılma tutkusu ile önünü göremeyenler, eş başkanlar, başbakanlar seni mi hesaba alacaklardı sanki! Kendin yazıp kendin okursun. Yerel bir gazetedir sayfalarımız…

O günleri bırakıp, bugünlere dönme zorunluluğumuz var. Olan oldu. Olaylar kaçıncı kez seyir değiştirdi. Suriye ve son durumlar konusunda bir şeyler yazmak istiyorum. Günden güne gündem o kadar değişiyor ki, yazacaklarım hemen güncelliğini kaybediyor.

Şimdi mutabakatlar dönemimiz başladı. ABD ve Rusya ile mutabakatlar yapıldı. 120 saate 150 saat daha eklendi. Güvenli bölge oluşturuldu. YPG/PYD terörü uzaklaştırıldı sınırlarımızdan. Ne yaptığı belli olmayan birinin Cumhurbaşkanımıza, yakışıksız bir dille yazdığı mektup öne çıktı birdenbire. Zamanında kendi topraklarımızdan geçirerek Suriye’ye konuşlandırdığımız güçler bize karşı koyar oldular. Mektup da akıl veren, akıllı olduğu şüpheli birisinin, adi söylemleri esas konumu oluşturdu.

Devlet adamlığına sığmayan, sokak dili ile yazılmış bir mektubun, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetince gerektiği şekilde cevaplanmamış olması üzüntü kaynağıdır. Muhalefet, vatansever insanlarımızın tamamı, bu mektubun cevaplanmamasını haklı olarak eleştirmektedirler. Bir terörist mektubunun da ilişik olduğu kara mektubun, sineye çekilmesi yenir yutulur lokma değildir.

İktidar sözcülerinin; muhalefet tarafından mektubun Mecliste okunmasını sabotaj olarak değerlendirmeleri ise komik bir savunma stratejisidir. Amerika’nın tüm basınından dünyaya servis edilen mektubun mecliste Türk halkına duyurulmasının sabotajla ne ilgisi olabilir? Dünya bilecek, bizin halkımız mektubun içeriğini bilmeyecek! İstenen esas bu mudur diye sormak yanlış olmaz herhalde.

Geç kalınmış ama zaman geçmiş değildir. Bir ulusun Cumhurbaşkanına yapılan hakaretin, ulus adına cevaplanması ve üzüntülerimizin hafifletilmesi şarttır. Kaçamak yollara başvurmanın alemi yoktur.

Binlerce kilometreden bu topraklara etki etmeye çalışanlarla vardığımız mutabakatların nasıl sonuçlanacağı, Suriye’nin toprak bütünlüğünün ne olacağının cevapları merak konumdur. Oyun içinde oyun oynanmaktadır. YPG/PYD terör örgütünün temsilcisinin ABD ve Rusya ile görüşme girişimleri neyin nesi olmaktadır? Bizimle mutabakat, teröristle görüşme ne anlama gelmektedir?

Tek bir temennim var. Yüce Allah bizi bu bataklığın içinden, kazasız belasız kurtarsın inşallah. Etrafımız yamyamlarla çevrilmiş gibi, kendimizi koruma çabasında olan kuzulara benzetiyorum. Bu gün oluşan ortam, her an değişebilir.

Biz de ESAD ile görüşsek ne olur? Suriye’nin gerçek sahibi onlar değiller mi? Çözüm eninde sonunda mal sahibi ile olmayacak mı?  Sorunsuz günlerde görüşmek üzere…

Yeniden buluşalım…

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.