Dolar 32,2962
Euro 35,1141
Altın 2.407,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 39°C
Açık
Kilis
39°C
Açık
Cum 38°C
Cts 36°C
Paz 35°C
Pts 36°C

Karagün Dostu Silolarımız

Karagün Dostu Silolarımız
A+
A-
19.11.2019
363
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“14 YILDIR KAPALI OLAN İSTANBUL SİLOSU, HAYDARPAŞA LİMANI PROJESİNİN BİR PARÇASIDIR. SİLO DEPOSU, GÜMRÜK BİNASI, ASKERİ KARAKOL, RIHTIM İDARESİ, BEKLEME SALONU GİBİ BİRÇOK YAPI BULUNAN ALANA KURULMUŞTUR.”
Kadıköy yolcu vapurundan gerek Eminönü’ne, gerek Karaköy’e, gerek Beşiktaş’a yolculuk yaparken siloların o heybetli duruşunu seyretmeden geçemeyiz. Nasıl ki Haydarpaşa tarihi Gar binasına baktığımız zaman göz kamaştırıyorsa, hemen yanı başında bulunan silolar da kendine özgü yapısıyla hemen dikkatimizi çekmektedir. Özellikle üzerinde yazılı bulunan “ÇİFTÇİNİN KARAGÜN DOSTU” sözleri, artık yavaş yavaş silinmeye başlamış ve o koskoca yapı kendi kaderine bırakılmıştır.
Silo nedir ve nasıl çalışır? Önceleri toprakta açılan kuyulardan oluşan depolar vardı. Daha sonraları toprak üstüne kule şeklinde inşa edilmek suretiyle, tahıl ve buna benzer ürünlerin korunduğu, saklandığı veya depolandığı ambarlara SİLO denir. Silo kapakları derecelidir. Yani yukarı aşağıya doğru birçok kapak vardır. Boşaltmak için en üst kapaktan başlayarak yapılır. Siloların en büyük özelliği ve faydası, tahılların gereği gibi havalanmasını ve asit düzenini sağlamaktır.
Ülkemizde ilk silolar nasıl kurulmuş ve nasıl hizmete girmiştir? Haydarpaşa’da yaptığım araştırmaya göre, ilk silolar A ve B olarak ikiye ayrılmış. İlk inşa edilen A silosunun betonarme inşaatı, Almanya Berlin’deki bir inşaat şirketi tarafından gerçekleştirilmiştir. 5 bin ton kapasiteye sahip olan A tipi silo 1905 yılında hizmete girmeye başlamış. Bundan tam 2 yıl sonra 10 bin ton kapasiteli B tipi ikinci silo binası eklenmiş. Bu siloların güney cephesinin önünde vagonlara yükleme yapmaya olanak sağlayan demiryolu hattı inşa edilmiş. Aynı zamanda liman mahallinde olması nedeniyle rıhtıma yanaşacak olan gemi ve motorlara da yükleme işlemi, yapılabilir durumdadır.
Siloların inşa edilmesinden sonra, buğday fiyatlarının üreticiler bakımından normalin altına düşmesinin ve tüketici halk aleyhine yükselmesinin önlenmesi için, 1938 yılında bir kanun çıkarılmış. Bu tarihte Resmi Gazete’de yayınlanan 3491 sayılı Kanun’la Toprak Mahsulleri Ofisi kurulmuş. Toprak Mahsulleri Ofisi, buğday fiyatlarının tüketici halkın aleyhinde yükselmemesi ve bunun normalin altına düşmesi için gerekli tedbirleri almaya başlamış. Aynı zamanda ofise buğday ithalatı ve ihracatı yapması, dünya buğday üretimi ve hareketlerini takip etmesi yetkisi verilmiştir. Bunun yanı sıra Toprak Mahsulleri Ofisi, gerekli görülecek yerlerde un ve ekmek fabrikaları kurmayı da yüklenmiştir.
Şu anda kendi kaderine terkedilmiş bulunan siloların bir kısmı Türkiye Malzeme Ofisi’nin (TMO), diğer bir kısmı ise Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) mülkiyetinde yer almaktadır. Kapalı bir durumda olan binaların içine girmek mümkün değil. Duvarları ve iç kısımları hayli yıpranmış ve zarar görmüş durumda. Böylesine bir tarihi binanın ne zaman restore edileceği ve nasıl kullanılacağı hususunda hiç bir bilgiye varamadım.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.