Dolar 17,9331
Euro 18,4099
Altın 1.039,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 34°C
Açık
Kilis
34°C
Açık
Paz 33°C
Pts 35°C
Sal 36°C
Çar 37°C

Kent’te Elli Yılın Kısa Hikâyesi

Kent’te Elli Yılın Kısa Hikâyesi
A+
A-
25.06.2019
452
ABONE OL

Mehmet Şenay TAŞKENT

 

Değerli okurlarım, zaman su gibi akıp gidiyor sessizce. Ne kadar bilinip, bilinmediğini bilmiyorum ama Kent’le, dolayısı ile siz okurlarımla tanışalı tam yarım asır gibi uzun bir zaman olmuş.

Bir ömür sayılabilecek bu süreçte, Kilis’e dair pek çok konuları paylaştık sizlerle. Kilis’imizin ve Kilisli hemşehrilerimizin yeri geldi kederleri ile üzülüp, yeri geldi mutluklarını ile de sevindik ve kelimelere sığdıramaz olduk. Yeri geldi, kimi haklı veya haksız eleştirilere de maruz kaldık elbette ki.

Her zaman eleştirilere açık biri olmanın verdiği özellikle, çıkaracak ve alacağımız dersleri almayı da ihmal etmedim desem yeridir. Dile kolay tam yarım asır gibi uzun bir zaman içinde gazetenin bir köşesinde Kilis’i yazmak, yazdığını takip etmek ve sonucuna varmak öyle sanıldığı gibi kolay değildi. Bu süreçte kendimce çizgimi hiç bozmayıp başımın dik ve gururuna en ufak bir helallik getirmeyişim de farklı bir zenginliğim olmuştur diyebilirim. Tek bir amaca hizmet ettim bu süre içerisinde. Kilise ve Kilislilere katkı sağlayacak acaba neler yapabilirim! Bununla yatar, bununla kalkardım. Çoğu zaman aile içerisinde bile yoğun eleştirilir isem de yine de bu memleket ve insanını severliliğimden hiç vazgeçmedim. Peki, bu kadarlık uzun bir süreyi nasıl geçirdiğime gelince… Feyz aldığım nice büyüklerimle tanıştım ve onlardan çok şey öğrendiğimi dile getirmeliyim. Rahmetli Nuri Günal, rahmetli Şinasi Çolakoğlu ve Gaziantep eski senatörlerinden Selahattin Çolakoğlu ağabeylerim en öncelikli büyüklerimdendi. Aramızdan ayrılanlara, Allah gani gani rahmet eylesin, mekânları cennet, ruhları şad olsun. Hayatta olanlara da şükranlarımı arz ederim. Yine yazılarını büyük bir hazla takip ettiğim ve kendime hayli dersler çıkarttığım; Hasan Şahmaranoğlu, M. Cemalettin Çiftçigüzeli, Sabahattin Yarar, M. Yahya Efe, Mehmet Nacar, Mehmet Yalvaç, Metin Mercimek, Muhlis Salihoğlu ve şu an isimlerini hatırlayamadığım daha pek çok kalem sahibi büyüklerimizin, bu elli yıllık süreci yaşamamda hayli emekleri olduğunu düşünüyorum.

Ayrıca, gazetemiz Kent’in duayeni ve şimdiki sahibi olan Ahmet Barutçu’nun bugünlere gelişimde çok büyük emeği olduğu için kalemimde ve gönlümde özel bir yeri vardır. Hepsi de sağ olsunlar, var olsunlar.

Tabi bu yıllara katkı veren vekillerimiz, Kilis’te görev yapan Valilerimiz ve Belediye Başkanlarımız da vardı. Bahsetmeden geçmek istemem. Milletvekillerimiz arasında yukarıda da belirttiğim rahmetli Şinasi Çolakoğlu, yine bir dönem milletvekilimiz olan rahmetli Ekrem Çetin ile Doğan Güreş, Hasan Kara, Fuat Karakuş, Mehmet Nacar, Hannan Özüberk (Kilislilerin Hannan ağası) Reşit Polat, M. Hilmi Dülger ve A. Salih Dal, ilk etapta aklıma gelenler. Valilerimiz arasında da Aslan Kütükçü, Süleyman Tapsız, Yusuf Odabaş, Turhan Ayvaz, Nevzat Turhan, H. Güner Özmen, İsmail Çataklı, Mehmet Tekinarslan ve bugünkü Valimiz Recep Soytürk’e minnettarlığımı ifade etmek istediğim isimlerdir. Allah cümlesinden razı olsun. Yine, Belediye Başkanlarımızdan, rahmetliler Ekrem Çetin, Dr. H. Kamil Altınbaş, Mehmet Yeşilçimen, Burhan Kerkütlü, Celal Varış geçmiş dönemlerimizden, Mehmet Elender, Güven Sipahi, Hasan Kara ve M. Abdi Bulut da şimdiki dönemlerimizden aklıma ilk gelenler. Bu sürece katkılarından dolayı her birine ayrı ayrı teşekkürlerimi sunmayı bir görev sayıyorum. Sabit Erentürk isminin de bu süreçteki yerimde oldukça önemli bir yeri var, bilhassa belirtmeliyim. Gösterdiği zarif yaklaşımı ve hoşgörüsü ile daima beni teşvik eden büyüklerimdendi. Kendilerine çok şey borçluyum, sağ olsun. Tüm bu isimlerin yanı sıra yazılarımda emek ve çabaları olan gazete çalışanlarımız da vardı. Eski yıllardan Gaziantepli Mustafa ve Cemalettin ustalarımız ile bugünlerde hâlâ görüşme fırsatı bulduğum Hasan Alper büyüğümüzün üzerimde emekleri olduğunu düşünerek onlardan da helallik isterim doğrusu. Günümüzde ise, emekli olup ayrılan Hanifi Kaya ustamız ile gazetenin hazırlanmasında basımın kadarki sürecinde büyük gayretleri olan Mustafa Sağ, Hanifi Sağ, İbrahim Güneş gibi emekçi kardeşlerime de ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Her biri de benim için son derece değerli isimler. Haklarını helal etmelerini dilerim.

Bir kalem olarak Kilis’imize neler kazandırdığına gelince: Aklıma gelen sadece birkaç örnek vereyim. Mesela tüm illerde Açık Öğretimin büroları varken Kilis’imizde bu yoktu. Açık öğretim kurumunda eğitimlerini sürdüren öğrencilerimiz Gaziantep’e gider gelirlermiş. Tabi bu da hem öğrencimize ve hem de ailesine maddi yük demekti. Duyar duymaz olağanüstü bir çalışma ve dönemin Kilis Milletvekili Sayın Hasan Kara’nın sayesinde bu büroyu Kilis’te açtırarak, Gaziantep’e gidip gelen 240 öğrenci sayısını 5 binin üzerine çıkarmaya vesile olduk.

Yine, Kilis’imizin gururu Kilis Katmeri ve Cennet Çamurunun tescilinin alınmasına katkı anlamında çorbada tuz misali, bir kalem olarak kendime düşeni yapmanın mutluluğunu yaşadım.

Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nin kentimize kazandırılmasında ismi yâd edilmeyen kalem sahiplerinden biri de benim. Şöyle ki, cep harçlığımı Gaziantep gidiş-geliş yol parası yapar ve dönemin Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Erhan Ekinci hocamızı sanırım, kendisini adeta bıktırırcasına sık sık ziyaret eder, söz konusu üniversitenin Kilis’imiz için ne kadar önemli olduğunu vurgular, güzel Kilis’imize kazandırılması noktasında fedakârlığını talep ederdim.

Geçmiş yıllarda kentimize binbir meşakkatle kazandırılan Kilis Müzesine de duyarsız kalmayan ve katkı sunanlardan oldum. Kilis Belediyespor’a da yıllar itibari ile oldukça destekler verdim. Sadece 8 seyirci ile oynanan sezonun ilk maçlarından bugünkü tıklım tıklım dolu tribünlere gelmede katkımın olduğunu düşünüyorum. Velhasıl, eğitimden, spor ve kültürümüze varıncaya kadar daha nice konularla ilgili yazdıklarımla, hem okurlarımı bilgilendirmiş ve hem de yazdığım yazının muhatabı olan birimlere yol gösterici ışık olmaya çalışmam da Kilis’e verdiğim sayısız hizmetler arasındadır.

Tüm bu anlattıklarımdan yola çıkılarak, Kent Gazetesinde yaşadığım 50 yıllık hikâyenin sonunda vardığım sonuç o ki, “Benim elimden ne gelir, ben ne yapabilirim?” diye düşünmemek gerekir. Gerçek anlamda vatanını, memleketini seven her insan, hangi koşul ve zaman içinde olursa olsun, mutlaka katkı bağlamında yapabileceği bir mahareti vardır, diyerek bugünkü birlikteliğimizi burada sonlandırıyorum.

Yeni bir günde yeni bir gündemde buluşmak üzere esen kalın.

taskent

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.