Kibirlik Günümüzün Hastalıklarından Olmuş

02 Nis 2018 Pts 9:55
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mehmet Şenay TAŞKENT

 

Allah (CC) bakın şu ayetlerinde neler buyurmuştur: Nisa Suresi 36. Ayet: Şüphesiz Allah kibirlenen ve övünen kimseyi sevmez, İsra Suresi 37. Ayet: Yeryüzünde kibir ve azametle yürüme! Çünkü sen yeri asla yaramazsın ve boy cada dağlara erişemezsin, Lokman Suresi 18. Ayet: Hem insanlara karşı avurdunu şişirme (kibirlenme) ve yeryüzünde çalımla yürüme! Çünkü Allah övünen ve kuruntu edenlerin hiçbirini sevmez. Ayrıca Mü’min Suresi 56, Nuh Suresi 7. ve Yunus Suresi 75. ayetlerinde de kibirlikten uzak durmamız konusunda bizleri uyarmıştır.

Neden, nasıl olduğunu bilmiyorum ama günümüz insanlarının bazılarında gördüğüm üzere böyle bir yazıyı yazma ihtiyacı hissettiğimi belirtmek isterim. Bir nevi çağımızın hastalığı da diyebiliriz buna. İnsanlarda bir kibirlik, bir kibirlik anlatılır gibi değil. Elbette ki kastımız ve sözümüz, toplumumuzdaki diğer alçak gönüllü, sevgi ve saygıyı bilen mütevazı sahibi olanlar için değildir. Burada üzücü olan, Allah’ın ayetlerinde buyurduğunu bile bile kimi insanların sadece kendi kendini beğenmesi, başkalarını hor görüp bir büyüklük kompleksine kaptırmış olmalarıdır.

Bu tür insanlara söylenmez ama söz edildiğinde “Asla ben öyle biri değilim” derler. Halbuki sergilediği davranış ve sözleri tıpkı kibirlenenlere özgü bir tarif olduğunu görmezler. Allah kimseleri böyle özelliklere sahip kullarından eylemesin. “Güvenme güzelliğine bir sivilce yeter, güvenme malına bir kıvılcım yeter” sözü boşuna söylenmemiştir. Dolayısı ile kimse hiçbir şeyine güvenmemelidir. Hepimizin de bildiği gibi, o son gidişte kesilen kefenden gayrı götüreceğimizin olmadığı unutulmamalıdır.

1999 büyük İstanbul depremi sonrası Gölcük’te, kurtarma ve yardım ekibinde 3 gün ben de gönüllü görev alanlardandım. Öyle insan hikâyeleri ile karşılaşmıştım ki, ibretlik olması anlamında birini sizlerle paylaşmak istiyorum. Evini, ailesini ve diğer sevdiklerini kaybetmiş 70 yaşlarında biriyle karşılaşmıştım. Unutamadığım şu sözleri kulaklarıma küpe olmuştur: “Bir lokma ekmeğe muhtaç olsaydık da keşke kimseye bir şey olmasaydı. Hayatım boyunca asla dürüstlükten ödün vermeden çok çalıştım. Kimsenin ne emeğini ve ne de kendisini hor görmedim. Hele kibirlik hiç yapmadım, yapamazdım da zaten. Zira herkesi Allah’ın yarattığı bir canlı gibi görür ve ona saygı duyardım. Böyle de olsan kul kaderini yaşıyor ve elden bir şey gelmiyor.”

İşte, kıssadan hisse mukabili bu sözdeki gibi, insan ne güzelliğine, ne malına-mülküne ve ne de sahibi olduğu makama güvenmemelidir. Unutulmamalıdır ki, tüm bunların hepsini, bir gün veya bir anda bırakıp tek başımıza Allah’ın huzuruna çıkılacaktır. Onun için temkinli yaşamalı ve asla kendimizi bir başkalarından ayrıcalıklı görmemeliyiz. Kibre kapılmamalı, sade, dürüst ve alçak gönüllü biri olarak yaşamımızı sürdürmeliyiz. Çok zengin de olsak, makam-mevki sahibi de olsak, bizlere kalıcı mülk sanmamalı her şeyi veren de alacak olanın da Allah olduğu bilinmelidir.

Değerli okurlarım, hayat dediğimiz zaman dilimi, kaç yaş yaşanırsa yaşansın, öyle sanıldığı gibi uzun bir süreç değildir. Ünlü şair Cahit Sıtkı Tarancı’nın dediği gibi, “Neylersin ölüm herkesin başında / Uyudun uyanamadın olacak/ Kim bilir nerede, nasıl, kaç yaşında? / Bir namazlık saltanatın olacak / Taht misali musalla taşında.” Bu dizeleri göz ardı etmemek ve bir ders çıkartmak gereklidir.

Yüce Yaradan’ımız Allahü Teâla, biz kullarını kibirden uzak durmamız konusunda uyarmış ve de ayetler indirmiş ise, bunu bir müjde olarak sahiplenmemiz gereklidir. Biz aciz kulları olarak da eğer ahiretimizi aydınlığa çıkartmak istiyorsak, Allah’ımızın buyruklarına itaat etmek ve uymamız da inancımız gereğidir. Kısacası, kibirlilik hastalığına yakalanmış tüm insanların tez zamanda bu rüzgârı elinin tersiyle itip, Allah’tan bağışlanma dileyip, gerçek sahih bir Müslüman olarak yaşamaya özen gösterilmelidir.

Kent’in yeni bir gününde yeniden buluşmak üzere, esen kalın…

Benzer Haberler

DAĞILIM Türkiye’de 826 bin bunak varmış. Yaş dağılımı nasıl acaba?!… *** SAHTE...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “YEMEĞE TADINI VEREN HÜNERLİ ELLERDİR.” Kilis’in mutfak kültürüne...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, dünyanın en zor işi yaşamaktır. Bazı insanlar sıkı sıkıya...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

DAĞILIM Türkiye’de 826 bin bunak varmış. Yaş dağılımı nasıl acaba?!…...

Kilis’in Bilinmeyen Yemek Çeş...

Metin MERCİMEK “YEMEĞE TADINI VEREN HÜNERLİ ELLERDİR.” Kilis’in...

Hayatı Güzel Yaşamak…

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, dünyanın en zor işi yaşamaktır. Bazı...

Baba…

Mahmut KANMAZ Her şeyin gönlünüzce olmasını dileyerek, bir yazıma daha...

EZAN

Bugün de ezanı veliler şehri Konya’da dinlemek nasip oldu çok şükür duymak...

ABD’ye organik zeytinyağı Kilis’ten...

‘Yöresel Ürünler ve Zeytinyağı Festivali’ Kocabeyli köyünde yapıldı...

Kilisli çiftçilerin sorunları ileti...

Ankara’ya giden Kilis Ziraat Odası Başkanı Abdullah Çelik ile Genel Sekreter...

Zeytin üreticisinin yağmur sevinci...

Kilis’te zeytin hasadına başlamak için yağmurun yağmasını bekleyen üreticiler,...

İşkur alımı için kura çekimi 24 Eki...

Kilis’te Türkiye İş Kurumu (İŞ-KUR) tarafından Toplum Yararına Programlar...

Yabancı plakalı araç ele geçirildi...

Kilis’te Jandarma ekiplerince yapılan aramalarda gümrük kaçağı yabancı...

Belediye tesislerine halk ziyareti ...

Mahalleler, Kilis Belediyesi’ne ait tesisleri ziyarete devam ediyor. Halk güzel...

Öğretmenlere yönelik toplantı yapıl...

Kilis’te merkez ortaokul beden eğitimi öğretmenlerine yönelik Kilis Mesleki...

Eğitim koordinatörlerine yönelik to...

Fırat Kalkanı Operasyonu ile terörden arındırılan Suriye’nin  Azez,...

Uygulamalı girişimcilik eğitimleri ...

Kilis’te işsizliği bitirmek, istihdamı arttırmak, girişimciliği desteklemek...

Dolandırıcılık iddiası [ASAYİŞ TURU...

Kilis’te bir şahıs, dolandırıldığı iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

SİLAH Düğünlerdeki ölüm olayları artmış. Desenize düğünlerde halaydan...

Kilis’in Bilinmeyen Yemek Çeş...

Metin MERCİMEK “YEMEĞİN LEZZETİ SEVGİDEN GELİR. YEMEK YAPARKEN SEVEREK...

Mesleki Teknik Eğitimin Önemi

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, ülkelerin gelişmesinde ve kalkınmasında...