Dolar 30,9779
Euro 33,6035
Altın 2.013,95
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 15°C
Az Bulutlu
Kilis
15°C
Az Bulutlu
Cum 17°C
Cts 18°C
Paz 14°C
Pts 11°C

Kilis İzlenimleri- 2

Kilis İzlenimleri- 2
A+
A-
29.11.2023
47
ABONE OL

Savcı Beyin Evi

Ömer Faruk KANDEMİR

Kilis’in taş yapılı, havuşlu evleri, kültürümüzün bir parçası olmakla birlikte, odaları da bir müze gibidir.

Geçen gün emekli Cumhuriyet Savcısı ağabeyim Alper Özdoğan, beni ve arkadaşlarımı evine çay içmeye davet etti.

Eve girer girmez karşıda, kabaltı şeklinde bir mağara ve taş yapılı bir odanın olduğunu gördüm. Bu odanın o zaman, evin çeşitli ihtiyaçlarını karşılayan, bir hizmetkâra ait olduğunu öğrendim.

Odanın ön tarafı, yarısı sararmış, yarısı yeşilimsi kalmış bir asmayla örtülmüş sanki.

Bu manzara, Kilis’in bağ bozumu mevsimini çağrıştırdı bende.

Mağaranın üç tağası (pencere) havuşa bakmakta.

Havuşun içinde portakal, turunç ve erik ağaçları etrafında, odalar ve bazı odaların önünü süsleyen sarmaşıkları görünce, içime huzur doldu.

Havuştaki taş curun, geçmişe meydan okuyordu adeta!

Bu curundan akan üzüm sularıyla; hapısalar, pekmezler, sucuklar kesmeler, nuskalar, bastıklar yapılmış olmalı.

Alper Beyin dedesi Abu Ağa, bu evi Debboy Kışlasının bir ağasından satın almış.

Debboy Meydanı, şimdiki Hürriyet İlkokulunun olduğu yer.

Okul yapılmadan önce burası bayram yeriydi.

Burada bayramlık giysilerimizi giyer, bayramın tadını çıkarmaya çalışırdık.

Babası Ahmet Bey bu evde dünyaya gelmiş.

Kilis’in ilk fotoğrafçılarından, dükkânı Cumhuriyet Meydanında Mevlevihane’nin karşısındaki gümrük binasının yanındaymış.

Daha önceleri bu evin bulunduğu sokağın adı; Fotoğrafçı Ahmet’miş.

Sonradan kendi soyadlarını taşıyan “Özdoğan” olmuş.

Kilis’in Karnebi (Duruca) köyünde öğretmen olan Nermin Hanım 1940 da oğlu Alper’i bu köyde dünyaya getirmiş.

Daha sonraları Kilis’te Şehit Sakip ve 7 Aralık okullarında görev yapmış.

Alper Özdoğan’ın çocukluk ve ergenlik yılları bu evde geçmiş.

İlkokulu Kilis 7 Birinci Kânûni-evvel,(7 Aralık) ortaokulu da Kilis Orta Okulunda okumuş.

Liseyi İstanbul Kabataş’ta bitirerek,1959’da İstanbul Hukuk Fakültesine girmiş.

Mezun olduktan sonra yurdun değişik yerlerinde; Artvin-Borçka, Konya- Doğanhisar, Hatay-Kırıkhan, Diyarbakır merkez ve Mersin merkezde Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmış.

1970 de İngilizce öğretmeni Figen Ercan’la evlenmiş.

1992 de emekli olan savcı bey, şimdi bu evde yaşamakta.

Oldukça mütevazı, güler yüzlü, misafir seven, konuşmasını ve dinlemesini bilen, kültürlü bir insan.

Alper Beyin, bir özelliği de kültürel değerlere sahip olan çeşitli eşyaları, bir odada toplayarak müze haline getirmesidir.

Güneye bakan bu odaya, taş dereçlerle (merdiven) çıkılmakta.

Odaya girince kendinizi kültürel mirasın içinde bulursunuz.

Kültürel değerlerimizi yansıtan ve sizi geçmişe götüren bu odanın içi adeta bir müze gibi…

Sedef işlemeli mahmillerin (dolapların) içine konulmuş eski paralar, bakır kaplar, satıllar, el işlemeli çeşitli masa örtüleri, peçeteler, kahve fincanları, sedef işlemeli sandalyeler, sehpalar, bay-bayan fötr şapkalar, fotoğraflar, savcı beyin cübbesi, eski fotoğraf makineleri, gümüş biblolar, çeşitli tablolar ve Ermeniler tarafından yapılmış dikdörtgen şeklinde bütün aksamlarıyla, tarihe meydan okuyan, büyük bir kapı kilidi, Türk Sanat Müziğini içeren kasetler ve kütüphanede, 1937’de Osmanlıca Türkçesiyle yazılmış bir nutuk kitabı yer almakta.

Ayrıca, Alper Beyin öğrencilik yıllarından kalma 65 yıllık bir valiz, adeta tarihe meydan okumakta!

Kilis’te buna benzer yüzlerce taş evler, sedef işlemeli mahmilli (dolap) odaların ve her evde maddi kültürümüzü yansıtan birçok eşyaların olduğunu düşünüyorum.

Bizlerin görevi bu kültürel değerlerimizi tanıtmak ve gelecek kuşaklara miras olarak kalmasını sağlamaktır. Bu da her Kilislinin görevi olmalıdır.

Tarih ve kültür içerikli bu evlerimizin kapılarını; tescilli yöresel yemeklerimizi, tatlılarımızı ve kadınlarımız tarafından yapılan çeşitli ürünlerimizi, turistlere açmanın yollarını aramalıyız.

Bu konuda yetkililerin, siyasetçilerin gerekli girişimlerde bulunması gerekir diye düşünüyorum.

Bu tarih ve kültür içerikli kentimize sahip çıkmak hepimizin görevi olmalıdır.

Günleriniz sağlıklı, yarınlarınız mutlu, gönlünüz huzurlu olsun.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.