Dolar 9,6155
Euro 11,1969
Altın 554,22
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 27°C
Az Bulutlu
Kilis
27°C
Az Bulutlu
Cts 28°C
Paz 28°C
Pts 26°C
Sal 22°C

Kilis Lohusa Hamamı

Kilis Lohusa Hamamı
A+
A-
22.02.2018
72
ABONE OL

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU
Sevgili dostlar,
Şimdiye dek Kilis’imizin kültürel değerlerinden “DÜĞÜN SİNEMASI” ve “GÖRÜCÜ USULÜ EVLİLİK, “KÜLTÜRÜMÜZ” yazı dizisinde gelenek, örf ve adetlerimizi anlatmıştım.Ayrıca sabun yapılan ve zeytinyağı çıkartılan, soyadımızın kaynağı olan “MASMANA” yazı dizimi de aylarca Facebook’ta yazarak sizlerle paylaştım. Yazım yerel gazetemiz olan KİLİS KENT GAZETESİ’nde de aylarca yayınlandı.
Siz değerli arkadaşlarımın ve dostlarımın istekleri üzerine Kilis’imizin bir başka geleneği olan “LOHUSA HAMAMI” kültürümüzü de kaleme almamı arzu ettiler. Ben de siz sevgili dostlarımın isteğini baş tacı ederek öncelikle Kilis’imizin en büyük tarihi abidesi olan PAŞA HAMAMI’nın kısa bir tarihçesinden söz etmek istiyorum:
Kilis’in Tekke Mahallesi Sabah Pazarı yöresinde bulunan Paşa Hamamı dikdörtgen planlıdır. Sivri kemerli bir niş içinde bulunan cümle kapısı oldukça görkemlidir.Bu kapının düz atkısı üzerindeki silmelerin yukarısında devam etmektedir.
Mimari bakımından şaheser bir yapı olan hamamın cephesi, tamamen sarı ve siyah taşla yapılmıştır. Kapının sağında hamamın soğukluğuna açılan üç pencere vardır.
1560 yılında Emir Canbolat, Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait olan hamam 97yıldan beri Özyardımcı ailesi tarafından çalıştırılmaktadır. Günün belli saatlerinde erkeklere ve kadınlara hizmet vermektedir. Kese yapanlara “TELLAK”, havlu ve yer tahsis eden hizmetliye de “NATIRA” denir.

Gaziantep-Nizip’te öğretmenliğimin üçüncü yılını çalışıyordum. Hafta sonu tatili için Kilis’e, ailemin yanına gelmişim. Cuma günü öğleden sonra öğrencilerime İstiklal Marşı’nı söyletip okulu paydos edip çantamı kaptığım gibi Barak köylerinden gelen minibüslere atlayıp Antep’e sonra da aktarmalı olarak Kilis minibüslerine binip Kilis’e geliyordum.Pazar akşamı da aynı şekilde Samandöken Köyüne tekrar dönüyordum.
Yine böyle bir hafta sonu tatiline gelmiştim. Annem cumartesi günü yeğeninin lohusa hamamı olduğunu söyledi. Ben hafta içi köyde olduğun için cumartesi gününe almışlar.
– Ne hazırlayalım acaba kızım?
– Ay anne ne hazırlayacağız Allah aşkına? Orada yemek mi yenir yaaa?
– Kızım boş gidilir mi hiç?Alem yiyecek biz herkesin ağzına mı bakıcık?
– Ya o ter kokusunun içinde, milletin yıkandığı yerde yemek falan yiyemem ben!
– Çok konuşma acık! Hamamın sekisini güzelce yıkar soframızı açar yemeğimizi yirik!
– Aman annee!… Ne istiyorsan onu yap! Ben çok yorgunum, odamdayım.

hamam

Uyandığımda akşam olmuştu. Mutfağa su içmeye girdiğimde tezgâhın üzerindeki tepsi ve tencereleri görünce şaşırdım kaldım. Mutfak yemekhaneye dönmüştü. Mis gibi dolma kokuyordu. Tencerenin kapağını kaldırınca ne göreyim!Patlıcan, kabak, biber dolması, üstüne de sıra sıra dizilmiş yaprak sarması…Fırının içine baktım; ıspanaklı börek! Ablan gelmiş, annem de yardım etmiş meğer! Bir an utandım onlara yardım edemedim diye. Ablam mutfağa geldi, sarıldık.
Abla sen ne diyorsun bu saçmalığa?
-Kızım olmaz! Bu lohusa hamamı…
Orada bu yemekleri şapur şupur suların içinde nasıl yiyeceğiz?
-Kızım âdetimiz işte!
– Saat kaçtaymış?
– Öğlen 12’de.
– Benim arkadaşlarımla programım var! Ne olacak şimdi?Gitmesem kuzenden ayıp olur.
– Tamam ablacım, sen birazerken kalkarsın, oradan da arkadaşlarına gidersin.
Nihayet hamamdayız…
O tarihi binanın önüne geldiğimizde beyaz ve sarı renkli dikdörtgen taşlarsan oluşmuş cümle kapısına ilk defa böyle dikkatli bakıyordum. Kapının üst tarafında yelpaze şeklinde kemerin alt tarafında kabartma eski yazı yazılıydı altında sarı metal elips şeklinde bir pano vardı. Panonun üzerinde Paşa Hamamı yazılıydı ve 16. yy. yazılıydı. Kapının sağ tarafında denir çubuklu üç tane pencere vardı.
Hamamın içine zemine doğru inen beş basamaklı merdivenlerden aşağıya indik. Girişte kasada oturan Süreyya teyze Arkadaşım Fatma’nın annesiydi.Hoşgeldin etti bize. Burası hamamın büyük havuşuydu. Ortada büyük ve fıskiyeli bir süs havuzu vardı. Misafirler gelmeye başlamıştı. Lohusa ve çok yakınlarına özel odalar ayarlanmıştı. Misafirlere deodalara çanta ve eşyalarını yerleştirdiler.Bize de ayrılan odayı yerleştik. On dakikada avlu (havuş) insan kaynadı. Herkes ellerindeki çantalarını yerleştirdi. İç avludaki kurnalara oturdu. Yaklaşık on beş dakikasonra Hamamı çınlatan zılgıt seslerinden lohusa hanımın geldiğini anladık.
(Devam edecek)

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.