Dolar 8,5649
Euro 10,1000
Altın 485,73
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 29°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
29°C
Parçalı Bulutlu
Per 28°C
Cum 28°C
Cts 32°C
Paz 33°C

Kilis Tarihi Yeniden Yazılmalıdır

Kilis Tarihi Yeniden Yazılmalıdır
REKLAM ALANI
A+
A-
04.08.2021
50
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“KİLİS; GELMİŞ GEÇMİŞ BİRÇOK MEDENİYETLERE EV SAHİPLİĞİ YAPMIŞTIR. HER MEDENİYET, KİLİS’TE BİR İZ BIRAKMIŞ VE BUNUN BÜYÜK BİR KISMI GÜNÜMÜZE KADAR GELMİŞTİR. ÖZELLİKLE KÜLTÜREL MİRAS OLARAK GÖRÜLEN TÜRBELER, CAMİLER, HANLAR, HAMAMLAR, KALELER, KASTELLER, EVLER, ŞEHRİN DOKUSUNA CAN VERMİŞTİR. BU TARİHİ MEKÂNLARIMIZI, KÜLTÜREL DEĞERLERİMİZİ ELE ALIP GELECEK NESİLLERE TANITMAK İÇİN YENİDEN ‘KİLİS TARİHİ’NİN YAZILMASI ARTIK KAÇINILMAZ OLMUŞTUR. KİLİS İÇİN ÖNEM TAŞIYAN BU KONUYA İLGİLİ MERCİLERİN EL ATACAKLARINA CANDAN İNANIYORUM.”

Yaşar AKTÜRK

İstanbul Kilis Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı

Hepimizin yakından bildiği üzere, bir şehrin tarihini ele almak için, belirli mekânlar üzerinde durmak gerekir. Özellikle şehir tarihi, coğrafyası, sosyal tarihi, mimari tarihi, yerel tarihi ele alınmalıdır. Bunun yanı sıra, şehre sosyoiktisadi, politik ve fiziksel bakış açılarına da yer vermelidir. Şehir tarihi şehrin tanıtımıyla birlikte şehirli karakterini kazanmış olan toplumun tarihini de araştırmalıdır. Bu görüş aynı zamanda şehir tarihine çok daha verim sağlayacaktır.

M.Ö. 700 ile 550 yılları arasında Asur, Med, Pers İmparatorlukları yönetiminde kalan Kilis, ilk kez bir Asur tabletinde, ‘Ki-Li-Zİ’ adında bir yerden söz edilmiştir. Kilis’in coğrafi konumu ise şöyle yer almaktadır. Akdeniz Bölgesi’nden Güney Doğu Anadolu Bölgesi’ne geçiş alanında ve Suriye ile komşu bir sınır teşkil etmektedir. Kilis, M.Ö. 1700 yıllarında Hitit Devleti’nin önemli kentlerinden biri olmuştur.  Kilis’in Kuzey Batısındaki Yesemek, Hititlerin Heykel atölyesinin bulunduğu önemli bir merkezidir ki, dünyada bu türden tek örnek durumdadır.

Kilis’in geçmişte kültürel tarihine bir göz attığımız zaman, bir çok medeniyete ev sahipliği yaptığını görürüz. Aynı zamanda her medeniyet Kilis’te bir iz bırakıp gitmiştir. Yakın tarihte de yapılmış olan eserlerin, bir kısmı günümüze kadar ulaşmayı başarabilmiştir. Özellikle kültürel miras olarak görülen evler, hamamlar, hanlar, kasteller, kaleler, camiler, türbeler, şehrin kültürel dokusunu İyi bir şekilde yansıtmıştır.

Kilis tarihinin ne denli önemli olduğu, hala izleri kaybolmayan bir çok tarihi yapıt ve olaylardan anlaşılmaktadır. Bu tarihi yapıtlardan biri, şehrin 5 km. kadar Güneydoğusunda Oylum Köyü’ndeki Oylum Höyük’te yapılan kazılardır. Burada M.Ö. 3 bin yıldan başlayıp İslam dönemini de içine alacak şekilde sürekli bir yerleşmenin varlığını ortaya koyarak Asur şehri Kilizi’nin yeri konusundan üçüncü bir alternatifi gündeme getirmiştir.

Tarihi yapıtlardan diğeri ise Ravanda Kalesi’dir. Ravanda Kalesi, Kilis’in Polateli İlçesi sınırları içindeki Belenözü Köyü’nde yer almaktadır. Afrın Çayı’nın doğusunda yer alan kale, dağın sivri olan tepesinin oyulması ile yapılmıştır.

Kilis tarihinin önemli olaylarından biri de Kilis’in Fransızlara karşı göstermiş olduğu direnişlerdir. Mondros Mütarekesi’nin ardından 6 Aralık 1918 tarihinde, önce İngilizler daha sonra Fransızlar işgal etti. Tam 24 ay karanlık günler yaşayan Kilis halkının en takdir edilecek yönü, Kilis Gaziantep hattında bir direniş duvarı örerek düşman kuvvetlerinin Anadolu’ya sızmasını önlemiştir. Ayrıca işgal sırasında Kilis insanı, kendi şehrini bırakıp diğer komşu şehirlere yardıma koşmuştur. Daha sonra 7 Aralık 1921 tarihinde bağımsızlığına kavuşmuştur.

Kilis tarihinde yine önem taşıyan bir husus da, ilim ve bilim adamlarımızın çok yönlü çalışıp başarı göstermiş olmalarıdır. Bunlardan biri Türk Dil Tarihi’ne önemli bir imza atarak DivanüLügatit Türk-ü bilim dünyasına tanıtan Kilisli Muallim Rıfat Bilge’dir. Rıfat Bilge aynı zamanda Dede Korkut’u, küflü raflardan çıkarıp Türk Dili’ne kazandırmıştır.

Yine başka önemli bir husus ise, yüzyıllar boyu mantık dersinin Kilis’te okutulmasıdır. Kilis’in her mahallesine yapılan medreseler, mantık ilminin bir yuvası haline gelmiştir. Aynı zamanda bu medreselerde değerli mantık alimleri yetişmiş ve ünleri Anadolu’nun dört bir tarafına yayılmıştır. Bunlardan Büyük Mantıkçı Abdurrahman Efendi, Mantık Âlimi Hacı Tahir Efendi, Mantık Alimi Ömer Efendi ve Mantık Alimi Abdullah Enveri Efendi gelmektedir. Mantık konusunda çok ilerleme kaydeden Abdullah Enveri, Büyük Düşünür Aristo’nun “Kıyas Metodu”ndan faydalanarak, mantık ilmine yeni bir sistem getirmiştir.

Her ne kadar Kilisli Avukat Kadri Timurtaş  ve daha sonraları Tarihçi ve Yazar İbrahim Konyalı tarafından ele alınan Kilis Tarihi kitapları yazılmış olsa da, hiç bir zaman yeterli olmamıştır. Özellikle Kilis’in bitmez tükenmez kültür değerlerini, tarihi mekânlarını, ilim ve bilim adamlarımızın başarılarını ele alarak gelecek nesillere tanıtmamız gerekir.

İşte nice değerlere sahip olan Kilis, gerek tarihi mirasları, gerek kültür değerleri, gerekse ün yapmış olan ilim ve bilim adamlarımızı, gelecek nesillere aktarmak ve tüm dünyaya tanıtmak için, mutlaka Kilis Tarihi’nin yazılması gerekmektedir. Başta Kilis Vakfı Başkanı Yaşar Aktürk olmak üzere Yönetim Kurulu Üyeleri olarak ilgili mercilerin bu önemli konuyu ele alacağına candan inanıyoruz.
Hoşça kalınız.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.