Kilis Üzerine Bir Araştırma Penceresi

25 Oca 2021 Pts 8:56
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk İNCİLİ

Kilis 7 Aralık Üni. M. R. Eğitim Fak. Öğretim Üyesi

 

Kilis üzerine araştırmamızdan küçük bir özet yaparak, bir bölüm sunmak istedik. Kilis bugün, Hatay-Maraş çöküntü hendeği ile Fırat nehri arasında uzanan Gaziantep platosunun güneybatı kısmında Türkiye-Suriye sınırı boylarında yer alır. Bu konum itibariyle saha Akdeniz ve Güney Doğu Anadolu bölgeleri arasındaki geçiş kuşağı üzerinde bulunur. İdari yönden bugün il olan Kilis güneyden Türkiye-Suriye sının, batı, kuzey ve doğudan ise Gaziantep ile çevrilidir.
Kilis, XIX. yüzyılda Halep Eyaletine bağlı, Halep Sancağı içinde bir şehir yerleşmesi ve idari olarak da kaza statüsüne sahipti. Bu şehir coğrafik olarak batısındaki 750m. yükseklikteki kalker (kireç taşı) yapılı tepelikler ve kuzeyinde 950-1000m. yükseklikteki bazalt (volkanik) örtülü Resul Osman ve Acar (Kefiz) dağlarıyla çevrili olup, Kilis ovasının kuzey batısında yer almaktadır.

XIX. Yüzyılda Halep Vilayeti; Maraş, Urfa ve Halep Sancakları ile 24 kazadan meydana gelmekteydi. Kilis Kazası, Halep Vilayetinde Halep Sancağına bağlı 9 nahiye, 469 köy ve 32 mahalleden oluşmaktadır.
Halep, birçok kazanın idari merkezi durumundadır. Kazalar bazında Kilis değerlendirildiğinde, hem kırsal yerleşme sayısı bakımından hem de şehirsel yerleşim açısından önemli bir merkez halindedir. XIX. yüzyılda Halep Vilayetinin Halep Sancağına bağlı kaza durumunda olan Kilis, Halep’in kuzeyinde yer alır. Kilis, kuzeyde Antep, güneydoğuda Menbiç, güneybatıda Cebel’i Seman kazaları ile batıda Meydanı Ekbez ve Hassa yerleşme merkezleriyle çevriliydi. Kilis bağlı bulunduğu Halep’e yürüyüş mesafesiyle 12 saat (yaya olarak saatte 5 km yol alındığı kabul edilir) uzaklıkta yer almaktaydı.
Kilisin önemli bir merkez olmasının altında yatan unsur kuşkusuz sahip olduğu coğrafi konumdur. Halep’e yakın konumuyla ve ticaret yollarının bağlantı noktasında bulunması Kilis’in potansiyelini artırmıştır Verimli toprakların var olduğu bölge kırsal yerleşme birimlerinin de yoğun olarak görüldüğü bir alandır. Bu sebeple hem kırsal kesimin ihtiyaçlarının karşılandığı hem de kırsal kesimin ürettiği ürünlerin pazarlandığı bir alan halini almıştır Kilis Halep’ten çıkan tüccarların veya Halep’e giden tüccarların uğrak sahası, dinlenme sahası durumundaydı. Bu özellik sebebiyle Kilis’in etki sahası genişlemiştir.
Kuruluşundan Cumhuriyete Bir Şehrin Varoluşu: Kilis

Osmanlı hâkimiyeti öncesi Kilis’in hangi dönemde kurulduğu tam olarak bilinmemektedir. Kurtuluş Savaşı sonrasındaki dönemde ise şehirsel gelişme siyasi sınırların değişimi ve bunun getirmiş olduğu fonksiyon değişiminden etkilenecektir.

kilis1900

Tarihi kaynaklarda Kilis’ten pek az bahsedilmesinden dolayı Kilis’in İslam öncesi ve Osmanlı topraklarına katılıncaya kadar olan tarihi, henüz aydınlığa kavuşturulamamıştır. Dolayısıyla, bu durum, Kilis’in tarihi süreç içinde almış olduğu çeşitli isimler ve bulunduğu yer hakkında muhtelif görüşlerin ortaya atılmasına sebep olmuştur. Bugünkü Kilis isminin Yakut el Hamavi’nin bahsettiği Halep ile Antakya arasında A’zaz Nahiyesine bağlı bir köy olan Killiz’den geldiği kabul edilmektedir (Dündar, 1999, s.2).
Osmanlı hâkimiyetine kadarki safhada Kilis’ten pek bahsedilmemekte, onun yerine Azaz kenti ön plana çıkmaktadır. Muhtemelen daha sonraları
Timur istilasında Azaz’ın tahribi sonucunda, Kilis bir dereceye kadar önem
kazanmıştır. Kilis’in asıl önemi, XVI. asrın başlarında, buraların Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı topraklarına katılmasından sonraya rastlar ki; şehirde bulunan tarihi binaların bazıları bu devirden kalmadır (Darkot, 1967, s. 806). Böylece Memlükler döneminde Kilis Azaz’a bağlı bir köy durumundayken zamanla Azaz’ı kendisine bağlaması merkeziliğin Kilis’e geçtiğini göstermektedir. Aslında Timur saldırısıyla ağır tahribe uğrayan Azaz’ı yeniden inşa etmek yerine coğrafi şartların uygun olduğu Kilis ön plana çıkarak hızlı gelişen bir yerleşme olmuştur.

Kilis’in kuruluşundan beri, bugün işgal ettiği mevkide bulunduğu iddia edilemez. M. Hartmann, Eski Killiz’in hâlâ bazı büyük yapı taşlarına rastlanan Tarzime Han mevkiinde (şimdiki Kilis’in batı, güneybatısında) bulunmuş olmasını muhtemel görür. Buna karşılık, Kiepert haritasında Kilis’in 2 km kadar doğusunda bulunan İlizi (İlezi) bahçesi denilen yer, eski şehrin veya onun bir kısmının mevkii olarak gösterilir (Kesici, 1995, s.249). Görüldüğü üzere Osmanlı hâkimiyeti öncesi Kilis hakkında çelişkili bilgilerin yer almasına rağmen tarihin her dönemimde yoğun yerleşmelerin görüldüğü Kilis çevresinde, kırsal kesimin çeşitli ihtiyaçlarını karşılayacak, mal değişimlerinin yapıldığı şehre gereksinim duyulmuştur.

Memlük dönemi Kilis şehrine ait en somut yer tespitini Alacacı Cami, Ulu Cami (1388) tarihlerinde yapıldığını gösteren kitabelerinden hareketle muhtemelen bu iki yapı arasında yerleşmenin mevcut olduğu düşünülmektedir. Böylece bahsedilen bu alan ileride şehirsellik kazanacak Kilis’in merkezi kısımlarını oluşturacaktır.

 

1516 tarihinde Halep’in Yavuz Sultan Selim tarafından fethedilmesiyle birlikte Kilis Osmanlı topraklarına katılmıştır. Yavuz Sultan Selim’in son hükümdarlık yılı olan 1519’da, yani Mercidabık Zaferi’nden dört yıl sonra Kilis, 1500 civarında nüfusa sahip, 4 mahalleden oluşan küçük bir kasaba durumundaydı. Canbolad Zade Hüseyin Paşa tarafından 1590 yılında yazdırılan bir defterin kanunnamesinde Kilis’in, Yavuz tarafından fethedildiği zaman dört mahalleli büyükçe bir köy veya küçük bir kasaba olduğu, babası Canbolat Bey’in burasını imar ederek yaptırdığı vakıf eserleriyle Kilis’in çabuk gelişmesine yardım ettiği belirtilmektedir. “Babam Canbolat Bey, Kilis’i tasarruf ederken burada cami, tekke, üç hamam, iki kervansaray, bezzazistan ve iki pazaryeri yaptırmak suretiyle mamur etmiştir. Daha önce Kilis, bir yerde Cuma namazı kılınan küçük bir yer iken, şimdi altı yerde Cuma namazı kılınır bir kasaba olmuştur” (Konyalı, 1968, s.357-158). Böylece Kilis, fethinden 77 yıl kadar sonra Sultan III. Murat zamanında (1590) köylükten kurtulup 6 mahalleli bir kasaba haline gelmiştir. Nüfusu da 1519’dan 1590’a kadar sadece 71 yılda iki katından fazla artmıştır (Konyalı, 1968, s.145-158). Buradan hareketle hızlı bir merkezileşmenin söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Bu dönemde yapılan eserler şehrin merkezini tayin edecek, oluşacak fonksiyonel sahalar bu eserlere göre şekillenmiş olacaktır.

XVII. yüzyılın sonlarından XIX. yüzyılın başlarına kadar zaman zaman yağmacı Arap ve Kürt aşiretlerinin istilalarına maruz kalan Kilis, derebeylerin tahakkümü altına da girmiştir. Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın isyan ettiği sırada Suriye hâkimi olan oğlu İbrahim Paşa, 1831 yılında Kilis ve civarını işgal ederek bir hayli tahribata sebep olmuştur. 1834 yılından itibaren idari bakımdan müftünün riyasetinde 10 azadan meydana gelen bir heyet tarafından idare edilmeye başlanan Kilis, 1854 yılında kaymakamlık idari statüsüne girmiştir (Timurtaş, 1932, s.10).
XIX. yüzyılda Kilis’te, 1 hükümet konağı, 1 redif debboyu, 1 cephanelik, 1 telgrafhane, 37 cami, 14 mescid, 24 tekke, 8 medrese, 1 kütüphane, 1 rüşdiye, 1 iptidai, 4 kilise, 1 havra, 31 çeşme, 45 han, 5 hamam, 40 kahvehane, 1500 civarında dükkan, 5 eczane, 5 meyhane, 7 mağaza, 3 bedesten, 1 dakik fabrikası, 3 sabunhane, 58 zeytin mahseresi, 59 pekmez mahseresi, 8 susam mahseresi, 20 kadar un değirmeni, 24 fırın, 120 kadar dokuma tezgahı, 5 boyahane ve 4335 hane bulunmaktaydı (Halep Vilayeti Salnamesi H.1316, s.203-209). Bu haliyle döneminde canlı görünüme ve işleve sahip bir şehir durumundaydı. Cumhuriyet’ten sonra ise sınırların çizilmesi Kilis’in temel işlevsel fonksiyonlarını yok etmiş ve şehir göreceli olarak gerilemeye başlamıştır. Sonraki yazımızda da sınırların çizilmesinden sonra gittikçe sönükleşen Kilis ele alınacaktır. (ZeytinDalı Dergisi)

 

Benzer Haberler

FIRSAT VERELİM Gün gelecek Avrupa bize yalvaracakmış. Bizim yalvarmamızdan adamlara sıra gelmiyor...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “BİZİ İLGİLENDİREN KONU YALNIZ BARIŞI KURMANIN VE KORUMANIN TEKNİK ESERLERİ...

Yorum 
0

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, yaşı kadar sorunu olan ülkemizde, ağzı olan konuşuyor. Laf...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

FIRSAT VERELİM Gün gelecek Avrupa bize yalvaracakmış. Bizim yalvarmamızdan...

Eğitim Nedir?

Metin MERCİMEK “BİZİ İLGİLENDİREN KONU YALNIZ BARIŞI KURMANIN VE KORUMANIN...

Neden Susuyoruz?

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, yaşı kadar sorunu olan ülkemizde, ağzı olan...

Hz. Fâtımâ Resulûllah’ın Bir Parças...

Uğur KEPEKÇİ   Hz. Fâtımâ (aleyhisselam) gerek bu dünyada himmetinden,...

Polateli-Şahinbey OSB’ye yatırım da...

Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Ortadoğu,...

Çiftçilere toprak analizi uyarısı...

Kilis Ziraat Odası Başkanı Abdullah Çelik, çiftçilerin, tarlalarından iyi...

Horozkarası üzümün faydaları saymak...

“Kilis Karası” veya halk arasında “Horoz Karası” olarak bilinen üzümün...

Kilis’te korona virüs denetimi

Kilis’te korona virüs tedbirleri denetlendi. Denetimlere Vali Yardımcıları...

Yaşlı adam evde ölü bulundu [ASAYİŞ...

Kilis’te evde ölü bulunan yaşlı adamın ölümü şüpheli bulundu. Namık...

Sınır kapısında sigara ele geçirild...

Kilis’in Çobanbey Gümrük Kapısında bir araçta yapılan aramalarda kaçak...

Son cemre toprağa düştü

Baharın müjdecisi olarak bilinen ve “kor halindeki ateş” anlamına...

Kilis’te köy içi yollar düzeltilece...

Kilis İl Genel Meclisi Başkanı Şıhmehmet Yalçın, köylerdeki su, kanalizasyon...

Sağlık Bakanlığı uzman tabip, tabip...

Sağlık Bakanlığı uzman tabip, tabip, uzman diş tabibi, diş tabibi ve eczacı...

Gaziantep’in Kurtuluşunun 100. Yılı...

Gaziantep’in Kurtuluşunun 100. Yılında, Kahramanlarımızın Anılması İçin...

Cng freze tezgahı operatörü mesleği...

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı, Burdur İŞKUR İl Müdürlüğü ve Mehmet Akif...

Çırak Eğitimi Emin Ellerde

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, İnsanlar hayatta yaptıklarıyla ve yapamadıklarıyla...

Delikanlı Bir ‘Doğan’ Göçmüş!...

Uğur KEPEKÇİ   Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada Doğan Köroğlu...