Dolar 8,0837
Euro 9,6757
Altın 453,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 16°C
Çok Bulutlu
Kilis
16°C
Çok Bulutlu
Çar 18°C
Per 21°C
Cum 22°C
Cts 24°C

Kilis’e ‘Gazilik’ Ünvanı Verilmesi Kampanyası Devam Ediyor

Kilis’e ‘Gazilik’ Ünvanı Verilmesi Kampanyası Devam Ediyor
REKLAM ALANI
A+
A-
12.03.2021
3
ABONE OL

Hasan BİTKEN

 

Kampanyamızı devam ettirirken önce şu gerçeği bilmemiz gerekmektedir: Gaziantep’e GAZİLİK unvanı, il bazında verilmiştir.

Kilis o zaman Gaziantep’e bağlı bir ilçe merkezi idi ve dolayısıyla Kilis’te bu GAZİLİK unvanından il bazında payını almıştı. O tarihten sonra gerek tüm yazışmalarda ve gerekse bölge tanıtımlarında Kilis/Gaziantep olarak söylene gelmiştir.

Ama artık Kilis İl oldu. Artık Kilis Gaziantep’e bağlı değildir.

Gaziantep’e 8 Şubat 1921’de GAZİLİK unvanı verildi. Aradan geçen 78 sene sonra, 7 Şubat 2008’de İstiklâl madalyası verildi.

Kahramanmaraş’a 5 Nisan 1925’te İstiklâl Madalyası verildi. Aradan geçen 48 sene sonra, 07-07-1973’te KAHRAMANLIK unvanı verildi.

Şanlıurfa’ya 12 Haziran 1984’ te ŞANLI unvanı verildi. 30 sene sonra, 8 Nisan 2014’te İstiklâl madalyası verildi.

Yöremizde meşhur bir söz vardır: “Ağlamayana meme yok”

Görüldüğü gibi hiçbir ödül, kimseye durup dururken verilmemiştir.

Antep savunması 10 ay sürdü ve bu süre içerisindeKilis halkı her zaman gerek Antep şehir içi savunmasında ve gerek se Kilis-Antep yolu savaşlarında Antep halkının hep yanında olmuştur.

Gaziantepli R. Yaşar Büyükoğlu tarafından 2012 yılında kaleme alınmış olan  “Milli Mücadele döneminde Güneydoğu Anadolu”  kitabının 166. sayfasında, Antep’te açlığın korkunç bir hal aldığını, 25 bin nüfus için 25 kg. bir şey kalmadığını, bazı semtlerde kedi etlerinin yenildiğini, ölen beygir ve eşeklerin derhal kapışıldığını ve çeşitli yollara başvurulduğunu belirtirken, Antep halkının bu darlık günlerinde “18 Temmuz 1920 günü”  Kilis Düyunu umumiyesinden 60 bin liranın üç çuval içerisinde, Fransızlardan gizlenerek, zor şartlar altında dağ yolundan Antep halkına ulaştırıldığını yazmamıştır.

Bu paranın Antep’e ulaştırıldığını ertesi gün öğrenen Fransız işgal kumandanı, Kaymakam vekili Sadık Efendi ile Malmüdürü Tahir Dayıoğlu’nu tutuklattırıp,  tanka bindirerek Halep’e göndermiştir.

Gaziantep savunması hakkında yazılan kitaplarda, “Antep halkının en buhranlı günlerinde Antep Merkez kumandanı olan Kilisli Aslan Bey, Antep’in şehir savunmasında büyük fedakârlık göstermiş, Çınarlı ve Kozanlı cephe kumandanlıklarında bulunmuştur. Bir defasında dağılmak üzere olan Antep halkını toparlayarak, savunmanın devamını temin etmiştir.

Daha önceki yazımda da belirtmiş olduğum gibi, Sayın Hasan Kara Milletvekilliği döneminde Kilis’e unvan bulma girişiminde bulunmuşlar ve TBMM’de işlem başlatmışlardı. Bu konuya önem veren İstanbul Kilis Vakfı Başkanı Sayın Yaşar Aktürk de bu konuda bir seminer düzenlemiş, konunun araştırılmasını istemişlerdi.

Milli mücadele yıllarında büyük zorlukların ve yoklukların içinde savaşarak tüm insanlığa örnek olan Kurtuluş savaşımızda, Milli Mücadelenin en ağır yükünü taşıyan Kilis Kuvayi Milliyesinin hakkı inkâr edilemez.

Kilis Kuvayi Milliyesinin Antep savunmasına ve Maraş savunmasına olan katkısı da tarihin altın sayfalarında her zaman yâd edilecektir.

Kilisli Kartal Bey, Çınarlı Cephe kumandanı olarak, Antep savunmasına bizzat katılmış, üstün yararlılıklar göstermiştir.

Kilisli Teğmen Mahmut, Kilisli öğretmen Cemal, Kilisli Komser Halil, Kilisli Niyazi Tuna, Kilisli Aslan Beyin kardeşi Şem’i Bey. Aslan beyin öbür kardeşi Ahmet Bey ve daha nice Kilisliler Antep’in şehir savunmasında şehit düşmüşlerdir. Bu dönemde Kilisli Savcı Salih Sipahi, Gaziantep Kuvayı Milliyesinin Diva-nı Harp üyeliğini yapıyordu.

Kilisli Salih Pınar, özellikle Antep heyeti merkeziyesi tarafından oluşturulan Şimşek ve Yıldırım Taburlarında görev almış, önemli hizmetlerde bulunmuştur.

Şahin Bey Gaziantep şehir savunmasına katılmamıştır.

Kilis’in Acar köyünde kurduğu karargâhında, çevre köylerden topladığı Kilisli gençlerle, Kilis-Antep yolunu tutmuş ve Fransızlara karşı üstün başarılar kazanmıştır.

Gaziantep şehir savunmasında şu üç komutan görev almıştır:

1- Antep Merkez Komutanı Alb. Aslan Bey Kilislidir. Asıl adı Ali Rıza Bey.

2- Mısır’dan gelen Özdemir Bey Kıpçak Türklerinden Mısırlıdır. Asıl adı Şefik Bey.

3- Ali Kılıç Bey, İstanbulludur. M. Kemal Paşa tarafından gönderilmiştir.

Görüldüğü gibi, Gaziantep savunmasını yöneten Gaziantepli bir komutan yoktur. Ayrıca Gaziantep şehir savunmasına katılarak canları pahasına mücadele eden Aslan Beyler, Çınarlı kahramanı olarak bilinen Kartal Beyler, Müslüman Beyler ve bu uğurda canlarını feda eden Kilisliler, düşmana karşı büyük fedakârlıklar göstererek, Antep’e GAZİLİK unvanının verilmesinde büyük pay sahibi olmuşlardır.

O zaman Kilis Gaziantep’in ilçesiydi ve GAZİLİK unvanı il bazında verilmiştir.

Ülkemizde genel olarak Devlet nazarında resmi yazışmalarda doğrudan ilçe ismi söylenmez. Örneğin; G.Antep/Kilis,  G.Antep/Nizip, G.Antep/İslahiye gibi. Asker ocağında dahi önce İl ismi söylenir.

GAZİLİK unvanı sadece bir şehre de verilmez. GAZİLİK, bu unvanı hak eden her şehre verilir.

Nasıl ki, her şehit olana şehitlik unvanı veriliyor, her gazi olana gazilik unvanı veriliyorsa, bir şehrin düşmana karşı yaptığı mücadeleler tarihe geçmişse ki,  Büyük Atatürk de bu mücadelede Kilis’i örnek göstermiştir.

Kilis Kuvayi Milliye Mücahit ve Gazileri düşmana karşı yaptıkları kahramanlıklar ile Antep’e GAZİLİK unvanı verilmesineve Maraş’a KAHRAMANLIK unvanı verilmesine katkıda bulunmuştur.

Şimdi Kilis İl oldu, Gaziantep’ten ayrıldı. Kilis kendi payına düşen hak ettiği GAZİLİK unvanını isteme hakkına sahiptir.

Gaziantep şehir savunmasında teğmen olarak görev yapmış olan Mustafa Nurettin Lohanlı’nın, savaştan üç yıl sonra yazdığı kitabında, savunmanın en kritik günlerini çok gerçekçi bir yaklaşımla;

1)  Antep savunmasının henüz ilk ayındaki 16-17 Nisan 1920 gecesini şu satırlarla anlatmaktadır:                                                                                                                “Topların dehşeti ve tahribatı bize baş çıkartmaz iken, kenti savunanların büyük bölümü, kenti bırakmış gitmiş iken, yalancı kahramanların hiç birinin adım bile atamadığını gördük. Eğer o anda düşman hücum etseydi, şehri kolayca teslim alırdı. Akşam olur olmaz köylü erlerden kalmış olanlar da köylerine kaçtılar. Yıldırım ve Şimşek taburları da zaten bozulmuş ve herkes bir tarafa çekilmiş idi. Kent tümüyle savunmasız kalmıştı. (…) Bazı korkak kimseler, ellerindeki silahları kullanmak şöyle dursun, saklayacak yer arıyorlardı. Bereket versin düşman bu halimizi bilmiyordu. Bu sırada fırsattan yararlanan kentin soyluları ve bazı esnaf, şehri terk ettiler. Bu korkaklık halk üzerinde kötü etki yapmıştı. Gaziantep’in böyle felaketli günlerinde, Kilisli Aslan Bey’in büyük hizmeti görülmüştür.                                                                                                                                   Aslan Bey Heyeti Merkeziyeye gelerek, Antep’in bazı semt reislerini topladı. Memleket savunmasının gerekli olduğunu söyledi ve herkesin kendi semtinde, elinde kalan silah-gereçleri hemen cepheye göndermesini söyledi. Cepheye gelmeyenlerin idam edileceğini, yakında kent dışından çok kuvvet geleceğini söyleyerek ahaliyi yüreklendirdidemektedir.

“Gaziantep Savunması 1969” kitabının yazarı Ali Nadi Ünler, kitabının 30. sayfasının alt yazısında, “Şahin Bey Gaziantep’in Bostancı Mahallesinde 55 nolu evde doğmuştur” demektedir.

Aynı kitabın 167. sayfasında ise, Şahin Bey’i “Antepli olmayan yedek subay”  olarak göstermiştir.

A. Nadi Ünler ayrıca, 1935 yılı Gaziantep halk evi broşürü adlı kitapta yazdığı makalede, Şahin Bey’in Elbeyli aşiretinden olduğunu belirtmiştir.

Efsaneleşmiş kahramanlara, şehitlere sahip çıkanlar çok olur. Şahin Bey de böyledir ve kimliği söylentilere, kitaplarda çelişkilere konu olmuştur.

Şahin Bey Kilis Elbeyli ilçesinin Tırıklı aşiretindendir. Şimdi Suriye’de kalan Bab  ilçesinin Zilif köyünde doğmuştur. Küçük yaşta yetim kalınca, Şam’da Astsubay okuluna yatılı verilmiş, Astsubay olarak Osmanlı Ordusuna katılmıştır, asıl adı ise Mehmet Said’dir.

Esir düştüğü Mısır’ın Seydibeşir kampından kurtulunca, hemşerisi Mehmet Fehmi Kellüş ile İstanbul üzerinden Kilis’e gelirler.

Mehmet Fehmi “Molla Recep”  kod adını ve Mehmet Said ise “Şahin”  kod adını alırlar.

Kendi aralarında iş bölümü yaparak, Molla Recep gençleri Maarif kahvesinde toplayıp “Heveskârani Maarif Kulübü”nü kurar.

Tarihçi Av. Kadri Timurtaş, kurtuluştan sonra yazmış olduğu 1932 Kilis Tarihi adlı eserinde; “Kuvayi Milliyenin Kilis’te ilk teşkilatı, merhum Şehit Şahin Bey tarafından vücuda getirilmiştir. O sırada Kilis’e gelmiş olan Şahin Bey, memleketini seven gençlerle toplantı yaparak bir heyeti idare teşkil ettikten sonra, Kilis havalisinde Kuvayi Milliye komutanlığını deruhte ederek mücadeleye atıldı ve karargâhını da Kilis’in Acar köyü civarında kurdu” demektedir.

Kilis’in hak ettiği GAZİLİK unvanını alması için, bu konuda elinde bilgi ve belge bulunan herkesin ben Hasan Bitken ve araştırmacı, şair ve yazar Hasan Şahmaran ile irtibat kurmasını hassaten rica ediyoruz.

Sevgilerimizle.

(Telefon: 0543 230 52 16  – 0546 285 68 78. e-mail hasan.bitken@hotmail.com)

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.