Dolar 9,3028
Euro 10,8434
Altın 530,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 29°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
29°C
Parçalı Bulutlu
Per 30°C
Cum 30°C
Cts 31°C
Paz 24°C

Kilis’e Unvan Verme Zamanı Geldi de Geçiyor

Kilis’e Unvan Verme Zamanı Geldi de Geçiyor
A+
A-
07.02.2018
50
ABONE OL

Metin MERCİMEK


“KİLİS’E ÜNVAN VERİLMESİ HALİNDE, KİLİS ÜLKE GENELİNDE HEM SESİNİ DUYURACAK HEM DE LAYIK OLDUĞU SIFATINA KAVUŞACAKTIR.”
(Yaşar AKTÜRK
(İstanbul Kilis Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı)

M.Ö. 1700 yıllarında Hitit Devleti’nin önemli kentlerinden biri olan Kilis, Hititlerin Heykel atölyesinin bulunduğu ve dünyada tek örnek olan önemli bir merkezidir.
Daha sonra Kilis, Hazreti Ömer zamanında İslam topluluğuna katılmış, 639 yılında bir Roma kalesi olan Ravanda Kalesi (bugün birçok istilalara uğramış olsa da tarihi yapıtını korumuştur) ile birlikte savaş olmaksızın alınmıştır.
Kilis’in soy geçmişine de bir göz attığımız zaman, bölgede yaşayan Türklerin Oğuzlar soyundan gelen Türkmenler olduğunu görürüz. Özellikle Malazgirt Savaşı’ndan sonra, yani 1084’ten sonra Kilis ve yöresine Türk Bey ve Oymakları yerleştirilmiştir.
Peki Kilis, Kurtuluş Savaşı yıllarında ne yapmış, düşmana karşı nasıl bir mücadele vermiş, daha doğrusu Kilis’e bir unvan verilmesini hak etmiş olmasına rağmen, neden verilmemiş? Geçtiğimiz bu tarihi gelişimi hep birlikte bir kez daha gözden geçirelim:
Yıl 6 Aralık 1919. Önce İngilizler, daha sonra Fransızlar tarafından Kilis işgal edilir. Kilis insanı tam 24 ay karanlık ve zor günler yaşar. Bu zaman zarfında Kilis kadınları sokağa çıkamaz olur, devamlı saldırı ve haksızlıklar sürüp gider. Ayrıca Kilis insanı, sadece kendi yöresinde mücadele vermekle kalmaz, komşu illere de yardıma koşar. Özellikle Kilis, bu önemli direnişte düşmanın Anadolu’ya sızmasına etten  bir duvar örerek engel olur.
Diğer taraftan, son 6 yıl içinde neler yapmış ve nasıl bir olumsuzluk içinde yaşamış? Bir de bu kötü günlerine bir göz atalım.
Bilindiği üzere, 6 yıl önce Suriye’de çıkan olaylar üzerine, birçok Suriyeli mülteci Türkiye’ye sığınmış ve Kilis ise bu sığınma sırasında en çok mağdur olan bir il olmuştur. 90 bin nüfusu olan Kilis, 130 bin nüfuslu mültecileri misafir etmiş aşını, ekmeğini, evini, velhasıl her şeyini onlarla paylaşmıştır. Dünyada eşine az rastlanan bir misafirperverlik örneğini göstermiştir. Aslında bu misafirperverlik akışı içinde Kilis, Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilmiş ise de buna fırsat verilmemiştir.
Nobel Barış Ödülü’nün verilmemesinin yanı sıra, Kilis, 2016 yılında Suriye’den atılan füze ve roketlerle çok kötü günler yaşamıştır. 2016 yılının Ocak ayında füze ve roket saldırılarına maruz kalan Kilis, bu süre zarfında 21 şehit, 70’e yakın yaralı vermiştir. Tam 5 ay devam eden bu olumsuz olaylar, Kilis’te ekonominin sarsılmasına, esnafların kepenk kapatmasına neden olmuş, ancak Kilis insanı, bu ağır olumsuzluklara rağmen, göğüs germiş ve mertlik duygusunu elden bırakmamıştır. Özellikle özünde var olan sabır ve mantıklı hareket etme anlayışı doğrultusunda adım atmasını bilmiştir.
Son olarak, Kilis Zeytin Dalı Harekâtı sırasında, Suriye’den teröristler tarafından Çalık Camii’ne ve diğer semtlere atılan roket sonucunda 2 şehit ve onlarca yaralı vermiş, ama hiç bir zaman yılmamış ve cesaretini kaybetmemiştir.
Kilis’in tüm bu değerleri göz önünde tutulduğu zaman, komşu iller Gaziantep, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’ya unvan verilmesine rağmen, Kilis’in ne eksiği vardı? Antep’e 1921 yılında Gazi, Maraş’a 1973 yılında Kahraman ve Urfa’ya 1984 yılında Şanlı unvanları verilmiş, ancak Kilis için bu konuda (Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara’nın, daha önce Kilis Milletvekilliği zamanında yaptığı girişim hariç) bir girişimde bulunulmamıştır.
Oysa Kilis, yukarıda belirtildiği üzere, Kurtuluş Savaşı’nda düşmana karşı direniş gösteren illerin başında gelmektedir. Çünkü o yıllarda, önce İngilizler, daha sonra Fransızlara karşı ilk direnişi Kilis başlatmış ve düşmanın Anadolu’ya sızmasını önlemiştir.
Kilis insanının özünde var olan yüreklilik olgusu ile hareket eden halkımız, ‘Yiğit’, ‘Cesur’, ‘Yağız’, ‘Serhat’, ‘Yavuz’, ‘Ünlü’, ‘Mücahit’, ‘Arslan’, ‘Bilge’ gibi Kilis’e yakışır unvanları benimsemektedir. Bu konuda Kilis Valiliğimizden, Kilis Milletvekillerimizden, Kilis Belediye Başkan’ımızdan, Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektöründen, Kilis Baro Başkanından, Kilis Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nden, Kilis Esnaf ve Sanatkârlar Birliği Başkanlığından ve Kilis’e gönül veren vatandaşlarımızdan, Kilis’e unvan verilmesi hususunun ele alınmasını, İstanbul Kilis Vakfı olarak canı gönülden arzu ediyor ve destekliyoruz.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.