Dolar 32,2955
Euro 35,1063
Altın 2.404,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 39°C
Açık
Kilis
39°C
Açık
Cum 38°C
Cts 35°C
Paz 35°C
Pts 36°C

Kilis’in Buruk Sevinci

Kilis’in Buruk Sevinci
A+
A-
10.12.2018
380
ABONE OL

Ahmet ÖZDEMİR

 

Geliniz bugün yurdumuzun cennet köşelerinden birine, Kilis’e gidelim ve oradan ses verelim. Kilisli Muallim Rıfat Bilge, Kilis gazeline:

“Kilis mehd-i vücudum, mevlidim, ilk aşiyanımdır.
Kilis bağım, baharım, cennetim, aram-ı canımdır” dizeleriyle başlıyor.

 

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca da Kilis Destanı’nda “Kilis’imin bağları / Kekik kokar dağları / Kültürlü aydınları / Aydınlatır çağları” dedikten sonra, bölgenin baharını-kışını, taşını-toprağını, aşkını-sevdasını, insanını-mertliğini, ikramını, ovasını, zeytinini gözlerimizin önüne seriyor. Seyfettin Başcıllar’ın Kilis Türküsü ne güzeldir:

“Rüzgâr bu rüzgar, iklim bu iklim.
Ne şöhret isterim, ne şan, ne isim
Yiğitler diyarı güzel Kilis’im.
Gönül kitabından okunmalı hey!”

Gönül kitabımızda görmediğimiz Kilise özlemimiz, sevgimiz var. Köşe bucak Kilis’i tanıyan; oruğunu-kübülmişesini, üzümünü-pekmezini, nuskasını-kesmesini, zahterini-zeytlesini, mücedderesini bilen Kadir Esenoğlu dileğince gibi kalkıp o diyarlara gitmek istiyoruz:

“Esenoğlu özlem kokar sözünde,
Anılar canlanmış belli gözünde,
Kilis sende, sen Kilis’in özünde,
Kalk gidelim Kilis’e doğru.”

Doğan Akkor’un dediği gibi, “Özü, sözü tatlı, güzel Kilis” nereden aklıma geldi? Takvim yapraklarında 7 Aralık gününde bir not vardı: “Kilis’in kurutuluşu 1921” Uç kelime. Düşündüm. Kolay mı kurtuldu yurdun her karış toprağı? Kilis de kolay kurtulmadı. Onca zulüm, onca ihanet, binlerce şehit ve dahası… Evet Kilis için dahası vardı ki, bu bir faturaydı. Işte bunun için Kilisliler, kurutuluşun sevinci ile ödedikleri faturanın burukluğunu da yaşamakta.
Kilis, Beydilileri, Bayatlıları, Beylüklüleri, Harbendelüleri, İnanlıları, Avşarları, Peçenekleri ile öz be öz Oğuz boylarının yerleştiği, boy verdiği topraklar, Mondros Ateşkesindeki hükümlere rağmen, 6 Aralık 1918 günü İngilizlerce işgal edilmişti. Onbir ay sonra, Fransızlar Musul’u İngilizlere, İngilizler de bu bölgeyi Fransızlara bırakmıştı.

 

Bu işgalle birlikte gizli direniş örgütü oluşmaya başlamıştı. Bir Fransız askerinin Cumhuriyet Caddesi’nden geçen bir hanımın peçesine el atması, bunu gören Sakıp Bey’in tepkisine neden olmuş ve düşman askerinin yakasına yapışıp öldüresiye dövmüştü. Olay büyümüş ve ilk kıvılcım böylece atılmıştı. 19 Kasım 1919 günü Fransızlar çok sert bir bildiri yayınlamış, tahrik ve tehditler savurmuşlardı. Sivas’ta Heyet-i Milliyenin özendirmesiyle bütün yurtta Kuvay-ı Milliye ruhu oluşmaktaydı. 1920 Martının başında Kilis Kuvay-ı Milliye’sinin başına Yüzbaşı Kamil Bey geçmişti. Halk daha sonraları Kamil Bey’e kod adından dolayı “Polat Paşa” adını verecekti.
İlk sıcak çatışma, bir Fransız’ın, Antep’te Türk kadının peçesine el atması ve buna karşı koyan yedi yaşındaki Kamil’in şehit edilmesi üzerine patlak vermiş ve 3 Şubat 1920 tarihinde, Kilis- Antep yolu üzerinde olmuştu. Bir süre sonra aynı bölgede ikinci sıcak çatışma olmuş ve düşman askerleri geri çekilmek zorunda kalmıştı.

Ermenilerin kışkırtması bitmiyordu. Nihayet üçüncü sıcak çarpışma Hisar köyü ile Darmık Dağı eteklerinde oldu. 25 Mart 1920 günü bu yaman savaş, “Hisar Zaferi” olarak anıldı ama Sakıp Bey de şehit olmuştu. Birkaç gün sonra da Şahin Bey şehit olmuş, düşman ancak onun cesedini
çiğneyerek Elmalı Köprüsü’nden geçebilmişti.

Zor günler yaşandı. Sarsılmaz bir inançla direnildi. Sonunda Fransızlar Güney Cephesi”nde ateşkes istemek zorunda kaldı. 17 Haziran’da Fransızlarla birlikte hareket eden Ermeniler, büyük bir pişkinlikle, bu kez Mustafa Kemal Paşa’ya telgraf çekerek birlik ve beraberlik, hoşgörü içinde yaşanan eski günlerden söz ediyor, yine öyle olmak istediklerini dile getiriyorlardı.
Ve 20 Ekim 1921’de Ankara İtilafnamesi imzalanmıştı. Bu anlaşmanın 8’inci maddesine göre, sınır Kilis şehri Türkiye’de kalacak şekilde çizilecekti. Ancak, Kilis şehri, o zaman şimdiki Merc-i Dabık Caddesi’nde bitmekteydi. Yaklaşık 450 Türk köyü, adeta bir “küçük Türkistan” sınırın ötesinde kalmıştı.

Evet, 7 Aralık 1921 günü Fransızlar Kilis’i Türklere teslim etmişler, Hükümet Konağı’na bayrağımız çekilmişti ama Kemal Sunal’ın o ünlü sınır filminin senaryosu daha o günlerde yazılmıştı. Günümüz bayramlarında, televizyonlarda gösterilen, sınırın ötesindeki akrabalarıyla bayramlaşmak için kuyruk oluşturan yurttaşlarımızın alın yazısı o günlerde belirlenmişti.

Ufak tefek düzeltmelere karşın, Kilislilerin kurtuluş sevinçlerinin gerisindeki burukluk bitmedi. Suriye topraklarında kalan Kefergani köyünden Meçiğinoğlu Mehmet’in feryadı, sınırın bu yakasına şöyle yankılanıyordu:

“Ak kâğıda kara yazı yazdılar
Tabur olup askerleri dizdiler
Türk’ük diyenlerin başını ezdiler
Yesir kaldı vatanımız, köyümüz.

Şımarıktan çıktı askerin ucu,
Kefargani Türk’tür affolmaz suçu,

Ağlaşır analar ne yapsak bacı?
Harap oldu vatanımız, ilimiz.

Toplanıp da bir araya gelelim,
Osmanlı’dan doğru haber alalım.
Derdimizi Kemallere yanalım,
Harap oldu vatanımız yurdumuz.”
Son olarak 1929 yılında bir düzeltme yapıldı. Bu düzeltmede Armutçu köyü de Suriye’de kaldı. Oysa sınır, Öncüpınar köyünün hizasına kadar gelip buradan doğuya çizilecekti. Fransız Komisyon Başkanı’nın metresi olduğu söylenen ve Armutçu köyüyle ilgili bir Ermeni hanımın isteği ile Armutçu Suriye’ye bırakılmıştı. Türk komisyon üyesinin buna razı olmak için bir teneke dolusu altın aldığı daha sonra anlaşılacaktı.
 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.