Dolar 17,9331
Euro 18,4099
Altın 1.039,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 34°C
Açık
Kilis
34°C
Açık
Paz 33°C
Pts 35°C
Sal 36°C
Çar 37°C

Kilis’in Masal Olan Bağları ve Bağcılığı

Kilis’in Masal Olan Bağları ve Bağcılığı
A+
A-
10.10.2019
542
ABONE OL

Mehmet Şenay TAŞKENT

 

Yerel bir gazetenin kalemi de olsam, “Bugün hangi konuyu yazsam!” diye bir düşüncem olmuyor, desem yeridir. Zira gerek hayatın içinde ve gerekse Kilis’e dair gündeme taşıyacak o kadar çok konu var ki! Öncelikli sıralama yapmak zorunda kalıyorum. İşte bu nedenledir ki, bugün köşemde Kilis’te mevsim itibari ile güncel olan, önemli tarım kollarımızdan biri, Üzüm yetiştiriciliğini ve Bağcılığı ele almak istiyorum.

Yazıma kaynak olarak da, Kilis’te geçmiş yıllara ait edindiğim bilgiler, yaşım itibari ile bizatihi yaşadıklarım ve uzun bir süredir çalışmalarını gururla yakından takip ettiğim, Kilisli üzüm üreticilerimizden Ökkeş Aslantaş adlı hemşehrimizin bu konudaki gayretlerini gösterebilirim.

Adına Türküler yazılan ve söylenen  Kilis’te Bağcılığın tarihi, hayli eski dönemlere ait. Evliya Çelebi in o ünlü Seyahatnamesinde Kilis, “40 çeşit üzüm veren Bağlar ortasında bir kent” diye söz edildiğini biliyoruz.

Yaklaşık yüzyıla yakın dönemlerde Kilis’te her bir hane sahibinin güçleri nispetinde en az 50 tiyekten(üzüm elde edilen bitki dalı) oluşan bağları vardı. Mahsulü meşakkatli olsa da, kendi tüketebileceklerini elde etmelerinin dışında,satışa sundukları ile aile ekonomilerine de katkı sağlarlardı.Sürme,gübre,tımar vs. emeklerinin sonunda elde ettikleri Üzümleri, çeşitlerine göre değerlendirirlerdi. Bağlarında ailece  bir şölen gibi gerçekleştirdikleri sergi sonucu,gerek yaş ve gerekse kuruttukları üzümlerin bir kısmını kendilerine, bir kısmını da şıra ve pekmezlik olarak değerlendirirlerdi. Özellikle hemen her sokakta büyük Halle dediğimiz kazanlarda, önceden hazırlanmış üzüm suları kaynatılır ve şıralar elde edilirdi. İplere dizilmiş cevizler bu şıraya batırılmak sureti ile de Kilis tabiri ile şıra sucuğu askılarda kurutulur, özellikle de uzun kış gecelerinde afiyetle tüketilir idi. Tüm bu işlemler aile ve akraba iş birliği ile güle söyleye, bir etkinlik ahengi ile yapılırdı. Maalesef, şimdilerde pek görülmeyen bu etkinlikleri, sadece ticari amaç için yapanlar kendi içlerinde sürdürüyor.

Bilhassa genç okurlarımızın bihaber kaldıkları bu gelenekleri onlara anlatmak ve üzüm yetiştiriciliğinin, bağcılığın önemini yeniden gündeme getirmek gereklidir.

aslantas

Bu konuda ziyadesiyle önemsediğim çabayı, üzüm üreticilerimizden Ökkeş Aslantaş adlı hemşehrimiz gösteriyor. Bir üreticiden farklı olarak, Kilis’te kaybolan Bağcılığı, yeniden o özlenen seviyelere çıkartma mücadelesi veriyor tek başına. Kilis teki bağlarda, şimdi o 40 çeşit  üzümlerden, neredeyse yarısından daha az seviyelere düşmüş bu çeşitlilik. Yediveren, Dökülgen, Horozkarası(Kilis Karası), Urumu,İnek memesi, Dımışkı ve Hömmusu gibi. Dökülgen cinsi üzümün neredeyse yok olduğu, Urumu üzümün de gün pekmezi, şirelik ve şaraplık yapımında kullanıldığını, Horozkarası üzümün son yıllarda tek rağbet gördüğü ve üreticisinin yüzünü güldürdüğü edindiğim bilgilerden. Oysa şimdilerde akıbeti meçhul, atıl vaziyette olan Tekel Suma Fabrikasının faaliyette olduğu zamanlarda Dökülgen üzümlerimiz alınır ve burada değerlendirilir ki, üretici de üretmeye devam ederdi. Üzüm yetiştiriciliği masraflarının artması, haliyle satışları da etkilemekte sadece dışarıdan gelen tüccarlara satılabilir oluşu nedeniyle de bu üzüme rağbetin giderek azalmakta olduğunu görüyoruz.

İşte tam bu noktada Kilisli üzüm üreticilerimizden Ökkeş Aslantaş’ın gayretlerini çok önemsiyorum.Çok uzun yıllardan beri, İlimizdeki üzüm yetiştiriciliğini o eski günlere yeniden kavuşması adına olağanüstü bir çaba gösteriyor. Yetiştiricilere yönelik, fidan yardımından tutturun, hemen her konuda yardımcı olma gayretinde. Öncelikle kendisine vermiş olduğu bu mücadelelerinden dolayı teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum.

Kısacası bu konuda bilgi fakiri olmamdan kaynaklanacak nedenlerden ötürü, ne diyeceğimi bilmiyorum ama güzel Kilis’imizde bu üzümleri yerinde değerlendirecek Konsantre bir üzüm suyu elde edilebilen bir sanayi yatırımız olmuş olsa, üretimin giderek daha da artacağı kanaatini taşıdığımı ve böylelikle de üzüm üreticiliğini daha cazip duruma getirmiş olacağını düşünüyorum.

Bu noktada Kilisli ve tüm bölgelerdeki üzüm üreticilerimizin sorunlarına çare bulunmalı ve bu üreticilerimiz daha da mağdur edilmemelidir.Lüks yatlarda kullanılan ÖTV’siz mazot desteğinin bir başka versiyonu tarım üreticileri için de verilmelidir. Gübre fiyatları da herbir ürün için ayrı ayrı değerlendirilmeli ve üzüm üreticilerinin kullandığı gübre fiyatları daha farklı olmalıdır.Bir de pazar oluşumunu zenginleştirir isek, daha çok üzüm yetiştirmek, ürün elde etmek neden olmasın! Öyle değil mi?

Yeni bir günde yeniden buluşmak üzere esen kalın, mutlu kalın.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.