Dolar 32,2996
Euro 35,0280
Altın 2.428,62
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 28°C
Açık
Kilis
28°C
Açık
Per 27°C
Cum 31°C
Cts 34°C
Paz 36°C

Kilis’in Saklı Kalmış Değeri: Karpuz Şarabı

Kilis’in Saklı Kalmış Değeri: Karpuz Şarabı
A+
A-
15.08.2022
628
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“FARKLI DÜŞÜNCELERİYLE DOĞANIN GÜZELLİKLERİNİ KENDİ YAŞAMINA AKTARARAK MUCİZELER YARATAN KİLİS İNSANI, AKILLI GİRİŞİMİYLE TARLADA KARPUZ ŞARABINI KEŞFETMİŞTİR. BU KÜLTÜRÜN BİZLERE NASIL YAPILDIĞINI İLK DEFA ANLATAN ONURSAL ÜYEMİZ MERHUM MAHLİ MERCİMEK OLMUŞTUR. ARTIK UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ OLAN KÜLTÜR DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMA ZAMANI GELMİŞ OLUP, İLGİLİLERİN BU KONUYA EL ATACAKLARINA CANDAN İNANIYORUM.”

(Yaşar AKTÜRK

İstanbul Kilis Vakfı Mütevelli HeyetiBaşkanı)

Kilis’in nice saklı değerlerinin ortaya çıkması konusunda Başkanımız Yaşar Aktürk, her zaman bizlere yeşil ışık yakmıştır. Bizler de Kilis Vakfı Yönetim Kurulu olarak Kilis insanının yıllar önce, gerek Horuz Karası, gerek karpuzdan şarap yaptığını tespit ettik ve kaleme aldık. Kilis insanı, üzüm şarabını evinde ‘küllük’ denen yerde ve küplerde, karpuz şarabını ise karpuz tarlasında küpleri toprağa gömerek kendi zevkine göre hazırlamıştır.

Kilis’in Büyük Şairi Seyfettin Başcıllar’ın kaleme aldığı “Kilis’in Divan Şairleri Antolojisi” kitabında, şairlerimizden şarap hakkında yeteri kadar bilgi verilmiştir. Hemen hemen bütün şairlerimiz, şarapla ilgili düşüncelerini manzum yazılarında öylesine güzel işlemişler ki, bir filozof edasıyla şarabın insan üzerindeki etkisini çok güzel dile getirmişlerdir.

Eski yıllarda Kilis’te üç çeşit, üç renkli ve ayrı lezzette karpuz yetiştirilmiştir. Birincisi pembe karpuz, ikincisi kırmızı karpuz, üçüncüsü de sarı karpuzdur. Pembe karpuzdan bronz renkli şarap, kırmızı karpuzdan kırmızı şarap, sarı karpuzdan beyaz şarap elde edilmiştir. Sarı karpuzun çok yararlı olduğu, bunun Siroz hastalığına iyi geldiği, Kilis’in başarılı doktoru Abdulkadir Atik (Doktor Mesmini) tarafından ele alınmış ve bu bilgi hastalar üzerinde başarıyla denenmiştir.

Şimdi karpuz şarabının tarlada canlı olarak nasıl yapıldığına dair ayrıntılı bilgiyi, Vakfımızın onursal üyesi merhum MahliMercimek’in ağzından dinleyelim:

“Karpuz fidan vermeye başlayınca, ehlikeyf Kilis insanları tarlaya kavak ağacından bir çadır (hayme) kurarak iki ay süreyle orada kalırlar.  Bu süre içerisinde fidanlara hem çapa yapılır hem de piknik ortamı yaratılır. Karpuz meyve vermeye başladığında, dalında bir veya iki yavru karpuz (kelek) bırakılır, diğer taneler alınır ve turşu yapımında kullanılır. Özellikle küplere konularak toprak altına (serin yerde) beklemeye alınır.

Bir zaman sonra büyümeye bırakmış olduğumuz karpuz taneleri, yavaş yavaş büyür ve olgunlaşmaya başlar. Yarı olgunlaşmış haldeyken şarap yapım işlemine geçilir. Yarı olgunlaşmış işlemini anlamak için, karpuz tanesinin bağlı bulunduğu dalın bitişiğindeki 3 cm. uzunluğunda bir yay şeklinde çok ince bir sap bulunur. Bu sap, koyu yeşil olduğu zaman, karpuz tamamen ham, az sararmaya başlamışsa, yarı olgun şeklinde ve hepten kurumuşsa, tam olgunlaşmış durumdadır. İşte karpuz, olgun şeklinde devam ederken, karpuz üzerinden 3×3 cm. genişliğinde ve 3 cm. derinliğinde bir kapak açılır. Kapak çıkarılır ve iç kısım kabuğundan ayrılarak atılır. Daha sonra açılan kapak boşluğuna bir kaşık bal dökülür ve kapak kapatılır. Bu kapatılan kısım hava almaması için üzeri hamurla sıvanır. Sıvanma işlemine tabi tutulan karpuz, tam 10 gün olgunlaşmaya bırakılır. Bu arada karpuzun canlılığı kendi dalında devam etmektedir.

10 gün geçtikten sonra, karpuzun iç kısmı tamamen sıvı haline gelip gelmediği elle  sallamak suretiyle tespit edilir. Şayet sıvı haline gelmiş ise hemen bir delik açılır ve toprak içine gömülü vaziyette bulunan küplere boşaltılır. Hava almaması için küplerin ağzı iyice kapatılır. Böylece karpuz suyu, toprak altında yavaş yavaş demlenmeye bırakılır. Aşağı yukarı bir ay bekletildikten sonra istenilen karpuz şarabına dönüşür.”

MahliMercimek’irahmetle anıyoruz.  

İşte Kilis insanı, akıllı girişimiyle ve farklı düşünceleriyle tarlada karpuz şarabını keşfetmiştir. İstanbul Kilis Vakfı, başta Başkan Yaşar Aktürk olmak üzere tüm Yönetim Kurulu olarak unutulmaya yüz tutmuş olan kültürel değerlerimizin, ilgililer tarafından ele alınmasını ve sahip çıkılmasını istiyoruz. Unutmamamız gerekir ki, Kilis toprağını eştiğimiz zaman, nice değerlerin ortaya çıktığını görmekteyiz ve bu güzelliklerle de gurur duymaktayız.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.