Kilisli Emekli Bir Öğretmenin Unutulmayan Anıları (10. Bölüm)

16 Kas 2017 Per 9:31
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Gurbette Bayram-5

 

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU

AYVALI DÜĞÜNÜ
Gece epeyce geç yattığımızdan, sabah 9’a kadar deliksiz uyumuşuz.
Gözümü oda kapımın vurulması ile açtım. Ayşe Teyze karşımda:
- Oooo… Bu ne şıklık Ayşe Teyzem!

Çıkık elmacık kemikli, her zaman kıpkırmızı yanakları daha fazla kızararak yüzüme baktı gülümsedi. O’na okullar açıldığında Kilis’ten gelirken aldığım çiçekli fistanı giymiş, başına da elbisesinin renklerine uygun olan krem rengi ipek eşarbı bağlamıştı.
- Sağol gızım… Senin aldıklarını giydim.
- Güle güle giyin, çok yakışmış!
- Kızım hemen giyin, bir şeyler atıştırıp düğüne gidelim geç kaldık zaten!
- Tamam hemen giyiniyorum!

Abim de giyindi, aşağıya indik, birer bardak çay ile bir peynir dürümü atıştırıp evden çıktık. Uzaktan davul ve zurna sesleri geliyordu.
Düğün evine yaklaştığımızda davul ve zurna sesleri kulaklarımızı tırmalıyordu. Düğün sahipleri Mustafa Amca, Oğlu Mehmet, kızları Leyli (Leyla) bizi kapıda karşıladılar.
- Hoşgeldiniz hocam, Cemal Bey, Eşe Bacı… Sefalar getirdiniz, şeref verdiniz, buyurun, buyurun…
- Hoş bulduk, dedik hep bir ağızdan.
- Hayırlı uğurlu olsun Mıstafa gardaş, dedi Ayşe Teyze.
- Hayırlı olsun Mustafa Amca, dedik abimle!
Tokalaştık, Leyla boynuma sarılıp öptü. Sonra büyük bir salona aldılar bizi… Masalar hazırlanmış, herkes oturmuş bahçede erkekler halay çekiyordu. İç odanın birinde büyük kazanlarla yemekler pişiyordu.
Günlerden cuma olduğu için, köy halkının çoğu (erkekler) cuma namazına gitmişlerdi. Masada oturanlarla sohbet ettik. Bana bayram tebriğine gelen Özdemirler’den Fatma abla yanıma oturdu. İlk defa bir köy düğününe geldiğimi söyledim. Ayvalı’da düğünlerin nasıl yapıldığını sordum,
O da anlattı.

ayvali
Düğünler köyde işler bitikten sonra sonbaharda başlarmış. Çoğu zaman mevlitle yapılırmış. Durumu iyi olanlar davulla-zurna ile yaparmış. Hatta düğün yapılan evde erkek çocuk varsa onun da sünneti düğün esnasında yapılırmış. Düğün hazırlıkları 15 gün önce başlarmış. Köy halkına ve çevre köylere okuntu (davetiye) olarak yakınlık derecesine göre çay bardağı, çorap, mendil dağıtılırmış. Düğün cuma günü öğleden sonra başlar, pazar gecesi sona erermiş. Davulcu ve zurnacı, aşçı ayarlanır, çeyiz dizilirmiş. Damat tarafı kız evinden izin almak için gittiklerinde “Dayı yolu, emmi yolu, gelinin annesine süt hakkı olarak para verirlermiş. Cirit oyunu için atlar ayarlanırmış. Daha çok “TURA” ve “TORİS” oyunları oynanırmış. Cuma günü damat evinde gelen misafirlere önce kahve ikram edilirmiş. Herkes kahvesini içtikten sonra tepsiye maddi durumuna göre düğün sahibine maddi destek için para bırakırmış.
Kahveden sonra misafirlere yemek verilirmiş. Yemekten sonra davul ve zurna eşliğinde kadınlar ayrı, erkekler ayrı yerde halay çekerler, oyun oynarlarmış. Bir “TORİS” oyunu, bir halay çekerlermiş.
Cumartesi öğlen vakti geline kına yakılırmış. Düğünün en şen geçen zamanı cumartesi akşamıymış. Halaylar, cirit, tura ve toris oyunları oynanır, silahlar patlarmış.
Pazar günü saat 10.00 sıralarında gelini almaya giderlermiş. Sonra damadı giydirme töreni yapılırmış. Damada kıyafetleri giydirilirken “salavat” getirilip kıyafetleri giydirilirmiş. Bir kişi eline bir leğen alıp bastonla leğene vurarak misafirlerden para toplarmış. Toplanan paralar damadın cebine koyulurmuş. Böylece düğün bitermiş.
Bir süre sonra camiden namazdan gelen misafirlere, herkese ve bizlere kahve ikram edildi. Herkes tepsiye para bıraktı, bizler de para bıraktık. Daha sonra tabaklarda bulgur pilavı üstü et ile kuru fasulye servisi yapıldı. Yemekten sonra Fatma’nın anlattığı gibi kadınlar ayrı yerde, erkekler ayrı yerde halaylar çektiler, toris oyunu oynadılar. Biz de düğün sahibine teşekkür edip, hayırlı olsun diyerek düğün evinden ayrılıp evimize gelirken yollardaki karların daha çok eridiğini, ayaklarımızı bastığımızda ayakkabılarımızın sulara gömülmesinden yolların açılmak üzere olduğunu iyice anlamıştık. (Devam edecek)

Benzer Haberler

ÖNLEM Memur, performansına göre maaş alacakmış. Belki o zaman limon satmaları önlenir!…...

Yorum 
0

Nejat TAŞKIN   Kilis’e gidenler, “Dönüşte ne istersin Taşkın?” diye sorduklarında onlardan...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “İNSAN YAŞAMININ YARARINA HER TÜR SEMİNERLER, OTURUMLAR, GEZİLER VE ETKİNLİKLER...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

ÖNLEM Memur, performansına göre maaş alacakmış. Belki o zaman limon satmaları...

Kırmızı Yemeni

Nejat TAŞKIN   Kilis’e gidenler, “Dönüşte ne istersin Taşkın?” diye...

Kadıköy Gönüllü Evleri’nin Ya...

Metin MERCİMEK “İNSAN YAŞAMININ YARARINA HER TÜR SEMİNERLER, OTURUMLAR,...

Yeni Öğretim Yılı

Şenel ÖZKÖSELER (Em. Öğretmen)   Yeni öğretim yılı hayırlı, uğurlu...

Tevazu…

Mahmut KANMAZ Selam ve sevgiler sunarak, bugünkü yazıma güzel dileklerle başlıyorum…...

ZOR OĞLU ZOR

bak dedim ya benimle sıkılmazsın diye ben üzmem seni oturur çay’la...

AĞLAMA

Ağlama bebeğim! O gözler gülmeli. Ağlarsan eğer, Gözyaşların çocukça...

Kilis’te yerel medyanın sorun...

Kalkınma Bakanlığı GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve Gaziantep Üniversitesi...

Suriyelilere tarımsal eğitim

Kilis’teki Suriyelilere, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)...

KESOB ile KOSGEB arasında protokol ...

Kilis Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (KESOB) İŞKUR Müdürlüğü ile...

Kilis’te trafik kazaları arttı [ASA...

Kilis’te son bir hafta içerisinde meydana gelen trafik kazalarında 20...

950 gram altın çalındı

Kilis’te bir eve giren hırsızlar 950 gram altın çaldı. Hasan Kamil...

Kaymakam Duman’dan ziyaretler

Kilis’in Elbeyli Kaymakamı Kadir Duman ve Belediye Başkanı Süleyman...

Aramızdan Ayrılanlar

Zeynep ZORLU (87) Raife ÖZUNCU (85) İbrahim KARADAŞ (38) Ahmet RUHİ (76) Ayşe...

Çocuklara ağız ve diş sağlığı eğiti...

Kilis’te okul öncesi eğitim alan 2-6 yaş grubu öğrencileri için diş...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

YASA “Gıda Yasası” hazırlanıyormuş. Almadığımız şeyin yasası mı...

Kilis’in Kaderi

Nejat TAŞKIN 40 yıldır yazı yazarım. Elime kalemi aldığım zaman hep iyi...

Evlilik Nedir?

Metin MERCİMEK “DİBİNİ GÖRMEDİĞİN SUYA DALMADIĞIN GİBİ, EMİN...