Kilisli Emekli Bir Öğretmenin Unutulmayan Anıları (16. Bölüm)

01 Ara 2017 Cum 21:18
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Gurbette Bayram-11

 

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU

 

KİLİS’TE YARIYIL TATİLİ
İnsanın kendi memleketi bir başka…
Havası, taşı, toprağı, cadde ve sokakları bir başka! Gökyüzündeki pembemsi, mavimsi kızıllık, çökmekte olan gece karanlığı bile bambaşka…

Artık güneş batmış,ortalık alacakaranlığa boyanmıştı.
Otobüsümüz spor salonunun önünden geçerken,salonun bütün ışıkları yanıyordu.Belli ki Kilisspor’un antrenman çalışmaları vardı. Geçen yıl nisan ayında okulumuzla Kilis Lisesi arasında yaptığımız kızlar arası basketbol maçını hatırladım. Ne çekişmeli bir maç olmuştu. Beyaz şortlu kızlarla, siyah şortlu liseli kızlar.Sıra arkadaşım Adanalı Ümmühan, merdiven gibi boyu ile potanın tek ve vazgeçilmez yıldızıydı. En son onun potaya attığı top fileye düştüğünde nasıl da “Baskeeeeetttt!” diye bağırmıştık. Siyah şortlular nasıl da köpürmüş, sahayı terketmişlerdi…

O salondaki konserlerin coşkusu da bir başka idi. En son Erol Büyükburç’un konserine gitmiştik okuldan kızlarla… Erol Büyükburç’un söylediği şarkılara eşlik etmekten sesimiz kısılmıştı. “Kölen olayım beeennn… Kulun olayım beeeennn…”Nasıl da eğlenmiştik. Hey gidi günler hey!…
Birkaç dakika sonra Çamlığın önünden geçtik. Camı açtım.Mis gibi çamların kokularını ciğerlerime çekerken, teyzemlerle orada yaptığımız piknikler gözümde canlandı. Cuma, ya da pazar günleri köfte leğenini kaptığımız gibi kendimizi Karataş’ta bulurduk. Teyzemin orada yaptığı kıymalı kısırların, köftelerin,mayanalı (anasonlu) ve üstü şekerli hediklerin tadını anımsadım.

Şimdi de Özyurt Sineması’nın önünden geçiyorduk. Cumartesi günleri mutlaka bu sinemaya giderdik arkadaşlarla. Sırtında tahtadan reklam tahtası ile elinde alüminyum borusu (kablosuz mikrofon) ile bağırarak film reklamını yapan adamın,(ismini hatırlamadım) avazı çıktığı kadar bağlıkları sanki kulağıma geldi: “Bugün saat 1.5’ta Özyurt Sinemasında… Başrolleriniiii Kadir İnanırrrr ve Türkan Şoray’ın oynadığııııı… “SULTAN “ filmi oynatılacaktırrrrr!…Halkımıza duyurulur!…”
Abimin şoföre seslenmesi ile kendimi toparladım:
- Kaptan, biz Vakıflar Yurdu’nun önünde inelim.
- Kusura bakma abi, sizi ancak Maarif Kahvesi’nin önünde indirebilirim. Çünkü bu saatlerde şehirlerarası otobüslerin orada durması yasak!

Hano abi atlayıp bagajdan valizlerimizi çıkardı. Şimdi Öğretmenevinin karşı sokağı olan sokağımıza girdik.
Çekirdek Ahmetgil’in kapısının önünü geçerek masmanaya(bir zaman dedelerimizin sabun yaptıkları fabrika) yaklaştığımda içindeki sevinç anlatılmaz coşkularımın son nokrasındaydı. Çünkü evimiz masmanadansonra ikinci evdi. Tam masmananın önüne geldiğimizde Hame Teyze kapının önüne çıktı. Karanlık sokakta yaşlılıktan zor gören gözleri, bizi iyi seçememiş, tanıyamamıştı. Sokak lambasının önüne geldiğimizde dikkatle bize baktı ve:
- Aysel… Cemal… Siz misiniz?
- İyi akşamlar Hamide Teyze. Nasılsın?

- Hoşgeldiniz kızım, Cemal sen de hoş geldin!
- Hoşbulduk ne yapıyorsun karanlıkta?

Çöp kovasını yere bırakarak, iki büklüm belini bir eliyle tutarak koşarcasına geldi birden boynuma sarıldı. Uzun süre öylece kaldık. Sonra doğrulmaya çalışarak:
-Nerede kaldınız? Anneniz, babanız siz bayrama gelmeyince çok üzüldüler. Yollar kardan kapanmış, dağda mı kalmışsınız?
- Tamam Hamide Teyze…Geçti… Geldik işte! Sen iyi misin? Üşüteceksin, hadi gir içeri. Yarın görüşürüz… İyi akşamlar.

 

Evimizin kapısının ziline bastığımda yüreğim pır pırdı. Merdivenlerden yukarıya çıkarken dizlerim sevinçten birbirine vuruyordu sanki.
- Kim o!

Anneciğimin sesiydi bu. “kim o?”

Elimden valizleri fırlatarak, üç yaşındaki bir çocuk gibi kollarımı açarak öyle bir sarıldım ki!…Ayaklarım yerden kesilmiş, rüzgârdan, fırtınadan kanadı kırılmış bir kuş gibi sığınmıştım kollarına…
- Yavrummm!…Yavrularım… Diğer koluyla da abimi sarmıştı.
Konuşamıyorduk ağlamaktan…
Sonra elini öptük.
- Meraktan öldük! Bayram mı ettik,seyran mı ettik!İnsan bir haber eder!
-Anneciğim hiç sorma! Bunları sonra konuşuruz.
- Oğlum sen de perişan oldun oralarda.
- Ne bileceksin anacığım? Dağda kaldık işte. Belediye başkanı arayıp haber edecekti etmedi mi?

Arası beş dakika geçmeden kapı açıldı ve babam içeriye girdi.O’nunla da kucaklaşmamalarımız aynı keza! İkisinin de gözleri dolu.Ağlamamak için kendimi zor tutuyorum. Onları daha fazla üzmek istemiyorum. Zavallılar bayramda yokluğumuzda zaten üzülmüşler. Abim babama kızgınbabam onu askere zorla gönderdi diye. Ama bilseydi ki babam ona ne büyük bir iyilik etmiş!
Elimizi, yüzümüzü yıkarken burnuma o çok özlediğim bir koku geliyordu.
Tıpkı okuldan eve çok acıkmış olarak geldiğimde yaptığım gibi, hemen mutfağa daldım.İki tencere yan yana duruyor. İkisi de sıcak. Ansızın tencerenin kapağını kaldırdım ki,o müthiş manzara bütün ihtişamı ile tencerenin içinde… Birinde nar gibi kızartılmış sucuk hamra (mumbar), diğerinde kelle (kelle paça). 5 aydan beri hasret kaldığım yemekler, evimizin sıcacık havası, kömür sobasının üzerindeki çaydanlıkta fokur fokur kaynayan çay…Sobanın üzerinde babamın kokusunu çok sevdiği portakal ve mandalina kabuklarının kokusu.Abim, “Allah!…Yaşadık!… Aysel sonunda evimizdeyiz bak!”

Çok mutluydu, gözlerinin içi gülüyordu.
-Eline sağlık anacığım, dedi ben de, o da.

Masayı kurdum hep birlikte yemeğimizi yedik.
- Vallahi yavrum, siz olmayınca yemek yapmayı canım istemedi. Anamlar geldiğinde bile yemek yapmadım. Celal Abimin de sınavları varmış o da gelmedi,boynumuz bükük kaldı.
- Üzülmeyin…Çok şükür sağ salim geldik işte, dedi abim.
Özlem, sevgi ve muhabbetle geçen saatlerden sonra gözlerim kapanmaya başlamıştı artık. Başımızdan geçenleri detaylı anlatmadık. Abim babamın askerliği ile sorduğu soruları cevaplarken ben odama çekilmiştim.
(Devam edecek)

 

Benzer Haberler

ÖNLEM Memur, performansına göre maaş alacakmış. Belki o zaman limon satmaları önlenir!…...

Yorum 
0

Nejat TAŞKIN   Kilis’e gidenler, “Dönüşte ne istersin Taşkın?” diye sorduklarında onlardan...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “İNSAN YAŞAMININ YARARINA HER TÜR SEMİNERLER, OTURUMLAR, GEZİLER VE ETKİNLİKLER...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

ÖNLEM Memur, performansına göre maaş alacakmış. Belki o zaman limon satmaları...

Kırmızı Yemeni

Nejat TAŞKIN   Kilis’e gidenler, “Dönüşte ne istersin Taşkın?” diye...

Kadıköy Gönüllü Evleri’nin Ya...

Metin MERCİMEK “İNSAN YAŞAMININ YARARINA HER TÜR SEMİNERLER, OTURUMLAR,...

Yeni Öğretim Yılı

Şenel ÖZKÖSELER (Em. Öğretmen)   Yeni öğretim yılı hayırlı, uğurlu...

Tevazu…

Mahmut KANMAZ Selam ve sevgiler sunarak, bugünkü yazıma güzel dileklerle başlıyorum…...

ZOR OĞLU ZOR

bak dedim ya benimle sıkılmazsın diye ben üzmem seni oturur çay’la...

AĞLAMA

Ağlama bebeğim! O gözler gülmeli. Ağlarsan eğer, Gözyaşların çocukça...

Kilis’te yerel medyanın sorun...

Kalkınma Bakanlığı GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve Gaziantep Üniversitesi...

Suriyelilere tarımsal eğitim

Kilis’teki Suriyelilere, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)...

KESOB ile KOSGEB arasında protokol ...

Kilis Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (KESOB) İŞKUR Müdürlüğü ile...

Kilis’te trafik kazaları arttı [ASA...

Kilis’te son bir hafta içerisinde meydana gelen trafik kazalarında 20...

950 gram altın çalındı

Kilis’te bir eve giren hırsızlar 950 gram altın çaldı. Hasan Kamil...

Kaymakam Duman’dan ziyaretler

Kilis’in Elbeyli Kaymakamı Kadir Duman ve Belediye Başkanı Süleyman...

Aramızdan Ayrılanlar

Zeynep ZORLU (87) Raife ÖZUNCU (85) İbrahim KARADAŞ (38) Ahmet RUHİ (76) Ayşe...

Çocuklara ağız ve diş sağlığı eğiti...

Kilis’te okul öncesi eğitim alan 2-6 yaş grubu öğrencileri için diş...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

YASA “Gıda Yasası” hazırlanıyormuş. Almadığımız şeyin yasası mı...

Kilis’in Kaderi

Nejat TAŞKIN 40 yıldır yazı yazarım. Elime kalemi aldığım zaman hep iyi...

Evlilik Nedir?

Metin MERCİMEK “DİBİNİ GÖRMEDİĞİN SUYA DALMADIĞIN GİBİ, EMİN...