Kilisli Emekli Bir Öğretmenin Unutulmayan Anıları (19. Bölüm)

07 Ara 2017 Per 21:58
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Gurbette Bayram-14

 

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU

 

DEDEMİN EŞŞEĞİ
- Neden gelmek istemiyorsun dede?
- Yahu bir camiye gitmek için 5 km. yol yürüyorsun. Benim halim mi var?
- Eee…Sen de evde kıl!Ne var yani?
- Olmazzz! Hemin ben evden dışarı gettiğindeneşşeğim perişan olor. Nenen de dayıların da hayvana eyyibakamollar.
Konuyu değiştirmek için Fransızca cümleler soruyordu ben de yarım yamalak cevaplıyordum gülerek.
Bilemediğim zaman büyük bir keyif alıyor, kendisi cevaplıyordu.
- Duzluyum da kokma. Bu nasıl Fransızca bilme!
(Dedem Rüştüye Ortaokulu’nu bitirmiş. Kurtuluş Savaşında İsmet İnönü komutasında İzmir Cephesinde, 4 yıl boyunca ne ananemi ne de çocuklarını görmeden savaşmış. Fransızca ve Farsçayı Rüştiye’de öğrenmiş. Arapçayı da iyi konuşan çok kültürlü bir adamdı.)
- Ama biz 6. ve 7. sınıfta öğrenmeye başladık Fransızcayı. Daha doğrusu sadece varlıkların isimlerini biliyoruz.
O sırada ahırdan dedemin eşeğinin anırmaları gelmeye başladı.

- Kara kız nasıl dede… Bakmayacak mısın?
Anneanneme dönerek :
- Kalk Hacı şu eşşeğe bak hele!

- Ben bakamam… Ben kendime bile bakamorum, bir de eşşeğe mi bakacağım.
- Ulan şimdi gezme desem yıldırım gibi fırlar hem valla hem billa!

Onların takılmalarına bayılırdım. Bazen sesli bazen sessiz gülerdim. Ona da ayrı kızardı.
- Söyle bakalım 2 dokuz, 1 otuz, 2 seksen dokuz 4 kırkdokuz kaç eder?

Daha cevabını bulup söylemeden kendi söyler… Bilemediğimiz zaman bizimle dalga geçerdi. Bu da ona acayip zevk verirdi.
- Sen düşün anca bulursun ben gidip eşşeğimin yemini koyayım.
Anneanneme:

-Dedem neden bu kadar eşeğine düşkün anane?
- Aman yavrum Ne bileyim! Başka meşgalesi yok ta ondan.Eşşeğine binerek bağlara, zeytinlere gidor.Yanı yanı olsun gendi de eşeğide!…
- Ay anane ilk defa dedeme böyle çok kızıyorsun!
- Sus kızım!
- Benin ciğerimi yaktı o deden. Karı yok kispi yok, evin bucağında oturur aha böyle… Varsa da o eşşeği, yoksa da oeşşeği!…
Anneannem dedeme baya kızgındı.

Ona gözü gibi bakar, yemini suyunu sanki saatli verirdi. Çünkü bağa, zeytine eşeğinin sırtına biner giderdi.
Bir gün komşusu bağa gitmek için dedemden gelmiş eşeğini istemiş. Vermek istememiş.Komşu ısrar edince dayanamamış tam günlüğüne değil de yarım günlüğüne vermiş. Komşusu da eşeğini öğlen vakti değil de akşam karanlığında getirince çok sinirlenmiş. Komşuya esmiş yağmış:

-Bir daha benim kapıma eşşek diye gelme, diye bağırmış.

Benim anlayamadığım, çocuklarından çok o eşeğe kıymet vermesiydi.

Cemal abim ona bazen sulu şakalar yaparak kızdırırdı. Dedem kızıp bağırınca elini eline vurup katıla katıla gülerdi.
Birgün tam bu aylardaki gibi (Aralık ayı) Kilis halkının zeytin toplama zamanı. Dedem, eşeğinin heybelerine kalburunu, azıklarını (yemek) koyup, sırıklarını (zeytin silkelemek için kullanılan uzun sopa), şalları (zeytin ağacının altına açılan dokuma bez) eşeğin sırtına yükleyerek abimle zeytine gitmişler. O yıl zeytin ağaçlarında çok zeytin yokmuş. Yani zeytinler tutkun değilmiş. Dedem o yıl feel(işçi) tutmamış. İkisi iki günde toplar geliriz demişler.Abime “CEMO” derdi. Kuşluk vakti dede torun Zeytinliğin yoluna düşmüşler. Dedem eşeğin sırtında, abim yular elinde önde Zoppun’un (mesire yeri) bitişiğindeki zeytine giriyorlar. Abim zeytini silkelerken, dedem de zeytinleri kalbura doldurup fellehliyormuş. Bir yandan da zeytinleri heybeye dolduruyormuş. Öğlen vakti ateş yakıp ısınmışlar, yemeklerini yemişler.

Çıkan zeytin çok azmış. Ancak heybenin iki gözü dolmuş. İkindi ezanından sonra işleri bitince eve gelmek üzere yola düşmüşler. Tam Yatılı Bölge Okulu’na yaklaşmışlar ki,önlerine jandarmalar çıkmış. (O sıralarda Kilis’te kaçakçılık olayları çok fazlaydı. Yolda giden otobüsü, minibüsü, özel arabaları durdurup ararlardı sınıra çok yakın olduğu için. Halep kapısı da kapalıydı. Yoldaki motosikletleri ve eşek heybelerine kadar ararlardı.) Dedeme durması için işaret etmişler. Dedem eşekten inmiş.
- Dur bakalım, demiş askerler,eşşeğin heybesinde ne var?
- Ne olacak zeytin var beyim, demiş dedem.
Komutan dedemin temiz yüzüne,aksakalına ve bükük beline bakarak, yaşına hürmeten:
- Hadi geçin bakalım, demiş. Tam o sırada abim:
-Komutanım bu ihtiyar yalan söylüyor. Zeytinlerin içinde tabancalar var, demiş.
- Neeeeee, demiş komutan çabuk dökün şu heybeleri yere!

Dedem şaşkınlıktan şokta:
-Yalan komutanım yalan! Ne tabancası?
- Ak sakalına bakmadan yalan söylüyorsun demek! Söyle o tabancaları nereden getirip nereye götürürsünüz?
Hadi asker hadi çabuk ol, dök şu heybeleri yere!
- Beyim yapmayın etmeyin, ben o zeytinleri yerden toplayacağım diye ağrıyan dizlerimle ne halde topladım!
Komutan askere başı ile işaret ederek heybeleri yere dökmeleri ister.
Heybeleri asker yere döker, tabanca olmadığını görünce çeker giderler. Abim elini eline vurarak gülmeye başlar. Sinirden iyice deliren dedem:

-LanCemo… Allah’ından bul. Ulan eşek o..ueşşek! Lan niye öğle dedin lan?

Cemo hâlâ katıla katıla güler.

- Otur şu zeytinleri eşşek gibi toplayacaksın!
İkisi de eğilmiş dökülen zeytinleri toplarken, bu arada başıboş kalan eşek başını alır gider. Geriye baktıklarında eşek çoktan Kilis’i bulmuş bile!… :)

(Devam edecek)

 

Benzer Haberler

ERİME Bilim adamları, kemik erimesi olayının sırrını çözmüş. İş, para erimesini çözmekte!…...

Yorum 
0

Ramazan Düşünceleri Ramazan’ı Karşılama Hazırlıkları Metin MERCİMEK “RAMAZAN...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki önemli olaylardan...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

ERİME Bilim adamları, kemik erimesi olayının sırrını çözmüş. İş,...

Ramazan’ı Karşılama Hazırlıkl...

Ramazan Düşünceleri Ramazan’ı Karşılama Hazırlıkları Metin MERCİMEK...

19 Mayısları Nasıl Kutlamalıyız?...

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki...

Hemşehrimiz Prof. Dr. Abdurrahman K...

Mehmet Şenay TAŞKENT   Yaklaşık sekiz yıldan beri özel sağlık sektöründe...

GİZEMLİ KONAKLAR

Şamdanlar yakılır akşam olunca Bu şehrin gizemli konaklarında Özlemle gezerim...

Tarihi evler yeniden canlanıyor

Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara, tarihi dokunun yeniden canlanması için...

İŞKUR kura çekimleri başladı

Kilis’te İŞKUR tarafından Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında 6 ay...

CHP milletvekili adayları belli old...

Kilis’te Cumhuriyet Halk Partisi’nin 24 Haziran seçimleri için milletvekili...

Gündüz kimse yok, gece izdiham var ...

Kilis’te Ramazan Ayı’nın yaşandığı şu günlerde gündüzleri çarşıdaki...

Emniyet’ten Ramazan tedbirleri

Kilis Emniyet Müdürlüğü, Ramazan ayı dolayısıyla emniyet tedbirlerini...

Ramazan ayında gıda denetimleri art...

Kilis Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Ramazan ayında gıda...

Fitre ve zekâtınızı Ramazan’da veri...

Kilis İl Müftüsü Mahmut Karatepe, vatandaşlardan fitre ve zekâtlarının...

Ramazan’da en çok karpuz tüketiliyo...

Kilis’te yaz mevsiminde daha da bollaşan meyveler vatandaşın sofrasını...

Kaynamış mısır 2 TL’den satılıyor...

Kilis’te herkes tarafından bolca tüketilen kaynamış mısır 2 TL’den satılıyor...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

KİLİS Kilis’in önü açıkmış. Bakalım bahtı ne zaman açılacak?!.....

Ramazan’da Duanın Önemi

Ramazan Düşünceleri: Ramazan’da Duanın Önemi   Metin MERCİMEK “KUTSAL...

Komutanım Mehmet Ayhan’ı Ölümünün 2...

Nejat TAŞKIN   Askerlik hayatımın en son komutanlarından olan merhum...

İlk Atamam Darende-2

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU   Mevsim sonbahardı Yaprakları sararmış kavak...