Kilisli Emekli Bir Öğretmenin Unutulmayan Anıları (29. Bölüm)

29 Ara 2017 Cum 9:11
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Gurbette Bayram-24

 

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU

 

MİSAFİR… MİSAFİR… HEP MİSAFİR…
Sinirlerim harap bir şekilde eve girdim. Sobaya çok kömür atıldığından dolayı salon çok ısındığı için kapısını biraz aralamışlardı. Daire kapısına kadar sesler çok net geliyordu.
- Anam evinizi sora sora bulduk. Neyse kolay bulduk.
Başka bir ses:

- Biz sizin kızınızı düğün sinemasında gördük. Beğendik. Oğlumuz da lise hocası. Soyumuz, sopumuz belli! Yarın gece oğlanı da getirek, oğlandan kız birbirine baksınlar.
Annemin sesi:

- Neblim. Kızım ne der? Daha erken diyor. Pek evlenmek istemiyor şimdi!
- De anam de! Kız istenirken, gül koklanırken!
Öteki kadının sesi daha çok yüksek:
- Beee… Kızın göynüne kalırsa ya davulcuya varır, ya da zurnacıya?

Halalarım gelmemişlerdi. İçeriye girmeden çıktım. Kapıyı da çekmedim.
Nasılsa biraz sonra halamlar gelecekti. En iyisi Figen’e uğramaktı. Kadınlar ben gelmeyince kalkar giderlerdi nasılsa. Sanki saklambaç oynuyorduk! Ben de onların karşılarına çıkmaktan, kahve yapmaktan kurtulurdum. Figen maalesef evde yoktu. Komşumuz olan arkadaşım Yıldız’a uğradım, Yıldız evdeydi. Resmen kaçakları oynuyordum.
Yıldız da nişanlanmazdan önce aynı şeyleri yaşadığını söyledi. Ama nişanlısı ile artık yavaş yavaş anlaştıklarını, birbirinin hoşlanmadıklarını yapmadıkları sürece mutlu olabileceklerini söyledi.
- Ne yani sen sinemayı seviyorsun. Ama nişanlın sevmiyorsa sen de gitmeyeceksin öyle mi?
- Bilmem. Öyle olur herhalde!
- Yani kendinden ödün vereceksin öyle mi?
- Yok canım, dedi ürkekçe.
- Valla bana asla kimse istemediğim bir şeyi zorla yaptıramaz. İsteğimden de asla vazgeçemem!
- Ah… Sen ne diyorsun? Geçen gün tırnaklarını kesmemi istedi. Ben de hayır dedim. Tartıştık!
- Ve sen de kestin!
- Eee ne yapayım el âleme karşı kavga mı edelim, dedi.
- Yıldız sen görücü usulüne hep karşıydın. Niçin bu usulle nişanlandın?
- Babamın karşısında konuşamadım.
Birkaç görücüye de hayır değince “Anam bu kızın konuştuğu biri mi var ola?” İşte bu lafları duymamak için “tamam” dedim.
- El âlem ne der? Ne derlerse desinler yaaa!… Senin hayatından çok mu önemli?
Duydukların karşısında hem şaşırmıştım, hem de üzülmüştüm. Birkaç ayın içinde söyleye söyleye kızın adeta beynini yıkamışlardı.
Eve geldim ki kadınlar hâlâ gitmemişler, oturuyorlardı. Bir de halalarım gelmişti. Ev misafir dolu… Bu defa salona girmesem, halalarım kalkar giderler, bak yanımıza gelmedi derler. O arada annemin sesi geldi. Bağırıyordu:

- Ayseeeellll!… Nerelerdesin?!
Benden ses çıkmayınca mutfağa geldi:
- Kızım, baban sana dün akşam o kadar dil döktü. Hem halanlar Cemal abine asker tebrikine gelmişler.
- Ya diğerleri?
- Yeri densizlik etme de get şu kahveleri yap!
“Tamam” değip kahveleri yapmaya başladım. Önce halalarımınkini yaptım. Üç tane bol köpüklü orta kahve… Onlarınkini verdim. Gözümün ucuyla baktığımda kadınlar beni tepeden tırnağa inceliyordu. Sıra görücülerin kahvesini yapmaya geldi. Cezvenin içine ölçü dışı çok bol kahve koydum. Fincanın yarısını kahve doldurdum. Hiç şeker koymadım. Fazla da kaynattım. Kaynat kaynaya acı, zehir gibi acı kahveleri götürdüm verdim. Kahveden iki yudum içen suratını buruşturuyorlardı. Manzara görülmeye değerdi:) Daha kahvesini yudumlamadan sordu gözlüklü olanı:
- Kaç kağıt maeş alon kızım?
Aaa… Aaa… Şok oldum!
Suratına bile bakmadan odadan çıktım gittim. Çıkarken de halam o kadına:
- Maaşını nedeceksin hanım? Sen kızımıza bakmaya mı geldin, yoksa maaşını mı sormaya?
O kadar gururum incinmiş, o kadar küçülmüştüm ki! O kadını evden kovmamak için kendimi zor tutuyordum. Halamın sorduğu o soruyu kadına ben soracaktım. Ama sonuçta evime gelmiş bir Tanrı misafiriydiler, hem de okumuş, kültürlü ve eğitici biri olarak öyle konuşmak bana yakışmazdı. Yutkunarak, boğazımda kocaman bir düğüm… Kendimi terasa attım. Bu kadınlar derhal evimden gitmeliydiler. Gittim hemen ayakkabılarının içine tuz koydum. Bir arkadaşımdan duymuştum. Ayakkabılarının içine tuz koyarsan misafirler çabuk kalkarlarmış. Hatta içine de su koydum ayakları ıslansın diye. Aradan beş dakika geçmeden kalktı gittiler.
Tekrar halamların yanına geldim oturdum. Halalarım kadınların patavatsızlıklarını konuştular.
Ben de görücü usulünün aksak yönlerini anlatmaya çalıştım. Ama yine anlatamıyordum. Ben ayrı, onlar ayrı dilden çalıp söylüyorduk.

(Devam edecek)

 

Benzer Haberler

ÖNLEM Memur, performansına göre maaş alacakmış. Belki o zaman limon satmaları önlenir!…...

Yorum 
0

Nejat TAŞKIN   Kilis’e gidenler, “Dönüşte ne istersin Taşkın?” diye sorduklarında onlardan...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “İNSAN YAŞAMININ YARARINA HER TÜR SEMİNERLER, OTURUMLAR, GEZİLER VE ETKİNLİKLER...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

ÖNLEM Memur, performansına göre maaş alacakmış. Belki o zaman limon satmaları...

Kırmızı Yemeni

Nejat TAŞKIN   Kilis’e gidenler, “Dönüşte ne istersin Taşkın?” diye...

Kadıköy Gönüllü Evleri’nin Ya...

Metin MERCİMEK “İNSAN YAŞAMININ YARARINA HER TÜR SEMİNERLER, OTURUMLAR,...

Yeni Öğretim Yılı

Şenel ÖZKÖSELER (Em. Öğretmen)   Yeni öğretim yılı hayırlı, uğurlu...

Tevazu…

Mahmut KANMAZ Selam ve sevgiler sunarak, bugünkü yazıma güzel dileklerle başlıyorum…...

ZOR OĞLU ZOR

bak dedim ya benimle sıkılmazsın diye ben üzmem seni oturur çay’la...

AĞLAMA

Ağlama bebeğim! O gözler gülmeli. Ağlarsan eğer, Gözyaşların çocukça...

Kilis’te yerel medyanın sorun...

Kalkınma Bakanlığı GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve Gaziantep Üniversitesi...

Suriyelilere tarımsal eğitim

Kilis’teki Suriyelilere, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)...

KESOB ile KOSGEB arasında protokol ...

Kilis Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (KESOB) İŞKUR Müdürlüğü ile...

Kilis’te trafik kazaları arttı [ASA...

Kilis’te son bir hafta içerisinde meydana gelen trafik kazalarında 20...

950 gram altın çalındı

Kilis’te bir eve giren hırsızlar 950 gram altın çaldı. Hasan Kamil...

Kaymakam Duman’dan ziyaretler

Kilis’in Elbeyli Kaymakamı Kadir Duman ve Belediye Başkanı Süleyman...

Aramızdan Ayrılanlar

Zeynep ZORLU (87) Raife ÖZUNCU (85) İbrahim KARADAŞ (38) Ahmet RUHİ (76) Ayşe...

Çocuklara ağız ve diş sağlığı eğiti...

Kilis’te okul öncesi eğitim alan 2-6 yaş grubu öğrencileri için diş...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

YASA “Gıda Yasası” hazırlanıyormuş. Almadığımız şeyin yasası mı...

Kilis’in Kaderi

Nejat TAŞKIN 40 yıldır yazı yazarım. Elime kalemi aldığım zaman hep iyi...

Evlilik Nedir?

Metin MERCİMEK “DİBİNİ GÖRMEDİĞİN SUYA DALMADIĞIN GİBİ, EMİN...