Kilisli Emekli Bir Öğretmenin Unutulmayan Anıları (35. Bölüm)

09 Oca 2018 Sal 9:17
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Gurbette Bayram-28

 

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU

 

VER ELİNİ MALATYA!
- Baban şimdi nerede Zeynep?
- Ablamın söylediğine göre İstanbul’da ablamlardaymış.
- Bu çok iyi işte!
Bir taşla iki kuş vuracağız!
- Neden? Ne demek iki kuş?
Saatime baktım. Henüz 21.00
- Herhalde bu saatte de uyumamışlardır baban ve ablan?
Elime ahizeyi aldım numarayı çevirmeye başladım. Zeynep’in itirazlarını duymuyordum bile. Ne yapıyorsun diye elimi tuttu. İttirdim.
- Bana güven! Sus! Çalıyor!
Kendimi tanıttım. Kilis’ten aradığımı, Zeynep’in komşusu olduğumu söyledim. Güzel bir yuva kurduğunu ve mutlu olduğunu, babasını ikna etmesi ve affetmesi için babasını yumuşatması gerektiğini anlattım. Karşımdaki ses gayet müşfik bir insana özgü bir ses tonuydu. Mümkünse babası ile de görüşmek istediğimi söyledim. Kabul etti ama uzun bir süre bekledikten sonra telefon kapandı. Bir daha aradım, açılmadı ya da açmamışlardır diye düşündüm. Zeynep boynunu büktü. Ben de üzüldüm. Demek ki ablası, babası ile konuşmaya çekiniyordu! İyi geceler dileyerek ve tekrar teşekkür ederek evlerine gittiler.
Gece yatarken onlara dua ederek uykuya dalmışım. Malatya’ya gitmeme iki günüm kalmıştı. Gece geç yatmıştım. Dış kapının zilinin sesiyle uyandım. Uyanmak istemiyordum. Başım ağrıyordu. Annem odama girmiş, beni dürtüklüyor. Kalk hadi diye tepeme dikiliyordu.
- Ya anne rahat bırak! Uyumak istiyorum. Ben kahvaltı yapmayacağım!
- Kızım misafir geldi! Hadi kalk!
- Ne misafiri be! Kör ezanda ne misafiri?
- Kızım, senin kör ezan dediğin saat 9.
- Ya anne bu ne münasebetsiz misafir bu saatte! Ne bileyim görücüler…
Yine mi yaaaa!… Yine mi? Bıktım artık! Geldiğimden beri bir rahat yüzü görmedim. Git kız evde yok de! Gitmiş de!

Başımdan yorganı tekrar çektim. Sinirimden delirecektim yine! Annem çaresiz söylene söylene çıktı odadan. O sırada bu defada telefon çaldı! Bir kapı, bir telefon… Güya tatildeyim! Annem de gelmedi… Mecburen ben açmak zorunda kaldım. Arayan Zeynep’in ablasıydı. Gece boyu babasına yalvarmış. Namusu ile evlendiğini, af dilemek için elini öpmeye gitmek istediklerini söylemiş. Babası da kabul etmiş, gelsinler demiş.
Kulaklarıma inanamadım. Acele ile giyinip Zeynep’in kapısını çaldım. O arada görücüler ben gelmeyince çıkmış gitmişler… Buna çok sevinmiştim!

Ali işe gitmişti. Kapıyı Emel açtı. Zeynep’in mutfakta kahvaltı hazırladığını söyledi. Mutfağa daldım, müjdeyi verdim. Sevinçten zıpladı, boynuma sarıldı. Çırak, ekmek getirdi o ara. Çırakla haber yolladık Ali’ye tez gelsin diye. Ali 10 dakikada geldi. Hemen O gün biletleri aldılar. Ertesi günü de İstanbul’a annesi ile babasıyla barışmaya gittiler.
Giderlerken:

- Sana çok teşekkür ederiz, dediler.
- Önemli değil. Siz huzurlu ve mutlu olun yeter ki! Ama bana söz verin gidince babanızın sizi affedip, etmediğini bana telefon açarak bildireceksiniz. Şu adresime de bana mektup yazacaksınız, dedim, adresimi yazdım verdim.
Üstümden büyük bir yük kalkmıştı.
Onları yolcu ettikten sonra çarşıya çıkıp ev sahiplerime hediyelik bir şeyler almam gerekiyordu. Kilis’in bütün pasajlarını geziyordum, onlara güzel bir hediye almalıydım. Kaldırımda yürürken bir bayanla karşılaştım. Bu benim okuldan arkadaşım Fatma idi. Sokak ortasında olmamıza aldırış etmeden sarıldık. İşi yokmuş! O da tatile gelmiş, birlikte gezdik pasajları. Ayşe Teyze’ye bir elbise, çorap bir de eşarp aldım. Ali Amca’ya şalvarlık kumaş, başına bir takke, çorap bir de ayağına siyah bir yemeni (deriden yapılmış yumuşak, kapalı terlik) kızlara birer eteklik kumaş, tarak, takı, Bekir’e bir gömlek, diğer küçük çocuklara da oyuncaklar aldım. 2 kg. sucuk (üzüm suyundan yapılmış cevizli şıra). Eve geldiğimde annemden çok sevinçli bir haber aldım.
Cemal abim İskenderun Demir-Çelik’te çalışmak için müracaatta bulunmuş ve bunun için olumlu cevap almıştı. İki gün içinde gidip göreve başlaması gerekiyordu. Böylece hem çalışacak, hem de mektupla öğretimime devam edebilecekti. Daha sonra anneannemlere “Allahısmarladık” demek için uğradım. Ellerini öperek eve geldim. Annem yakınıp duruyordu.
- Ben ne yapayım? Kızla mı gideyim? Oğlanla mı gideyim? Kızla gidersem oğlana İskenderun’dan ev tutulacak, evden eşya koymam gerek!
Oğlanla gidersem kızı nasıl tek göndereyim?
- Anne senin benimle birlikte gelmene gerek yok! Ben alıştım artık oraya. Hem yanıma bir de öğretmen arkadaş verdiler, onunla beraber aynı evde otururuz belki. Siz abimle birlikte gidin, evini tutun. Eşyalarını alın yerleştirin. Abim tek başına bütün bu işleri halledemez dedim. O gece ailemle geç vakitlere kadar oturup konuştuk. Beni Antep’e kadar abim yolcu edecek, ertesi günü de İskenderun’a annemle birlikte gideceklerdi. Sonra da gittim valizimi hazırladım. Sabahleyin Figen’e ve Yıldız’a “Allahısmarladık” demeye uğradım. Düğünleri yakınmış. Hazırlıklara girişmişlerdi bile! Biraz ayaküstü sohbetten sonra eve geldiğimde ablalarım bana güle güle demeye gelmişlerdi. Onlarla birlikte kahvaltımızı yaptıktan sonra evdeki herkesin elini öperek, abimle terminale geldik. Antep’e geldim. Antep’ten de Malatya’ya…

(Devam edecek)

 

Benzer Haberler

AĞLA Milli Eğitim Bakanı ağlamış. Eğitimin içler acısı hâline mi ağladı acaba?!…...

Yorum 
0

Mehmet Şenay TAŞKENT   Geçtiğimiz hafta içerisinde arka arkaya iki acıyı birden yaşadık....

Yorum 
0

Nejat TAŞKIN   Eşi Sayın Ayten Yavaşça’nın sitesinde mesajını okuduğumda bilseniz...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

AĞLA Milli Eğitim Bakanı ağlamış. Eğitimin içler acısı hâline mi ağladı...

Kilis, Hannan Özüberk’le Bir ...

Mehmet Şenay TAŞKENT   Geçtiğimiz hafta içerisinde arka arkaya iki acıyı...

Sayın Alâeddin Yavaşca’ya Mezun Old...

Nejat TAŞKIN   Eşi Sayın Ayten Yavaşça’nın sitesinde mesajını okuduğumda...

Ailede Saygı

Ramazan Düşünceleri: Ailede Saygı   Metin MERCİMEK   “ANNE GEZİNDİĞİN...

Yardımlaşma Kervanına Katılın

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, hayatı paylaşan insanlar, aynı düzeyde değillerdir....

STK (Sivil Toplum Kuruluşları)̵...

Özgür ÇAKMAK   Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliği 2001 yılında...

BÖĞÜNÜ GÖRDÜK ŞÜKÜR

Kilis Şirinlemeleri…   BÖĞÜNÜ GÖRDÜK ŞÜKÜR   Aşların içinde...

BİTMEZ DERİM

Unutup bir gün beni anmasan da ismimi Zararı yok sevdiğim böyle buyurmuş...

“Kilis Tarihi ve Kültürü Canlanıyor...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi ile İpekyolu Kalkınma Ajansı (İKA) arasında...

Dolar ve altın durmuyor

Kilis Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanı Zafer Bilik, artan döviz ve altın...

Çiftçilerin kredi borçları ertelend...

Kilis’te çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifine olan borçları...

Dedesinin adını taşıyan okulda duyg...

Kilis’in kurtuluş mücadelesinde büyük hizmetleri bulunan Kartal Bey’in...

Kent Konseyi Genel Kurulu yapıldı

Kent Konseyi Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldı. Kent konseyinin başkanı...

AFAD Başkan Yardımcısı Kilis’te inc...

AFAD Başkan Yardımcısı İsmail Palakoğlu, incelemelerde bulunmak üzere geldiği...

Belediyenin geleneksel iftar progra...

Kilis Belediyesi geleneksel iftar programlarına devam ediyor. Kilis genelinde...

Yeni göreve başlayan akademisyenler...

İlahiyat Fakültesi’nde yeni göreve başlayan Türk-İslam Edebiyatı Anabilim...

Köylerde haşere ile mücadele

Kilis İl Genel Meclisi Başkanı Metin Karakuş, merkeze bağlı köylerde yürütülen...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

BUNAMA Sigara bunamayı önlüyormuş. Evet… Genellikle bunatmayacak kadar...