Kilisli Emekli Bir Öğretmenin Unutulmayan Anıları (41. Bölüm)

18 Oca 2018 Per 9:48
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Gurbette Bayram-34

 

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU

 

KÖYÜME, ÖĞRENCİLERİME KAVUŞTUM
Sabah uykusunu oldum olalı çok severim. Otobüste ne kadar uyunabilirse o kadar uyuyabiliyorsun!
Her sabah uykudan yavaş yavaş uyanırken, aklıma ilk gelen soru; “Ben bugün ne yapacaktım?” olur.
“Peki bu gün Ne yapacağım?” dedim kendi kendime. Bugün o çok sevdiğim, ilk göz ağrılarım öğrencilerime kavuşacaktım. Onları çok özledim. Cıvıl cıvıl sesleri arasında yalnızlığımı unuttuğum, her gün öğrendikleri bilgilerle bana daha çok çalışma şevkini veren mutlu olduğum anları, bahçede birlikte oyun oynadığımız o anları. Sonra Ayşe Teyze’yi, Ali Amca’yı, çocuklarını, herkesi özledim. Şu birkaç günlük yarıyıl tatili yıl gibi gelmişti bana. Ne tatildi ama!… Daha ilk gününden başlamıştı stres! Tatilin ilk gününde karın yoğun yağması ile yolların kapanması, 9 saat dağda tipiye maruz kalışımız, tekrar yarı ölü halde köye götürülüşüm. Tatilin bir haftasının köyde geçmesi, Kilis’teki olaylar… Yangın, görücü sıkıntısı… Kaçakçılar ve köyden kaçan, aranan iki âşık! Heyecan, macera dolu geçen yolculuğum, nihayetinde köyüme, okuluma, öğrencilerime ve oradaki sevdiklerime dönmemle nihayetleniyordu.
Yeniden yola devam ediyoruz. Başka bir sorun da acaba köy otobüsünün kalkış saatine yetişebilecek miydim? Ya yetişemesem ne yaparım ben! İnşallah yağmur yağmaz!
Yağmur yağınca kırmızı killi toprağın yapacağı azizliği biliyorum! Sakızlaşan toprak, biraz fazla yağan yağmur sularında batağa döner! Arabanın tekerleri saplanır kalır. Ancak at sırtında gitmek gerekir ki ondan da korkuyorum! 1 ay önce maaşımı almak için merkeze inmek istediğimde at beni kaçırmadı mı? Atı durdurabilmek için boğazım yırtılıncaya kadar az mı bağırmıştım: “İmdaaatt!!! Durdurun şu atı!… İmdaaattttt!…” Sesli gülmemek için dudaklarımı ısırdım. Avuçlarımı sıktım, saatime baktım, daha Darende’ye varmama bir saat var.
Grip oluyorum galiba. Genzim yanıyor, burnum kaşınmaya başladı. Arkasından bir hapşırık gelecek besbelli. Hapşırmadan ağzıma hemen mendil kapatmalıyım. Selpak mendili çıkarmak için elimi çantama atıyorum. Mendili alırken evimin anahtarı yere düştü. Eğilip aldığımda gelip masama oturan adam yan gözle beni izliyor.
Bu ısrarla bakışlardan rahatsız olduğumu anlamamış ki konuşmak için fırsat kolluyor. Mendili elime alır almaz bir hapşırığa tutuluyorum. Hapşuuu!…
- Çok yaşayınnn!
- ………………………….
En iyisi şu yılışığın gıcık bakışlarını görmemek için kitabımı çıkartıp okumaya başlıyorum.
- Ne okuyorsunuz? Kitabın adı ne?
- …………………………..
Kilis şivesiyle bir laf geliyor aklıma;
- Kuzzul kuzzul kurt züppe diyorum. Ama içimden. Söylesem de anlamaz zaten!
Nihayet Darende’deyiz! Somuncu Baba Türbesi’nin önünde indik minibüsten. Az ileride “Ayvalı!… Ayvalı!…” diyen simsar beni görünce koştu valizimi ve çantalarımı aldı.
- Hoş geldin hocam! Tatil nasıl geçti?
- Hoş buldum Ahmet. Nolsun fena değildi.
- Hocam birkaç yolcu eksik… Köylüler alışverişteler. Yarım saat sonra kalkarız.
- Tamam sıkıntı yok! Benim de birkaç şey almam gerek!
(Çocukların boya kalemleri, sınıfa koyduğum yedek kutusunda azalan, biten kurşun kalemleri, silgi, kaybolan kalemtıraşlarını her hafta kutuya koyarım, malzemelerini evde unutan, kaybeden çocuklar kırtasiye ihtiyaçlarını buradan temin ederler. Bitince de ertesi hafta yeniden doldururum bu kutuyu. Ayrıca güzel yazı yazan, yazdırdığım birkaç cümlelerin noktalama işaretlerini yerinde kullananlara, özel isimlerin ilk harflerini büyük yazanlara, okuma yarışmasında ilk ona girenlere de yeni hikâye kitabı, okumayı çözenlere kırmızı kurdele almam gerek. İlçeye inmişken beyaz ve renkli tebeşir de almalıyım.)
Az ilerideki kırtasiye dükkânına girdim. Sınıfımın bütün ihtiyaçlarını özenle seçerken;
- Kolay gelsin hocahanım. Daha ileride bizim büyük kırtasiye marketimiz var. Buyurun oradan alalım.
O an bütün sinirim tepeme çıktı!
- Ya sen kim oluyorsun, niye peşimdesin? Senden yardım isteyen mi oldu? Git başımdan! Yüzsüzlüğün bu kadarı da fazla!
- Ben sadece yardımcı olmak istemiştim! Yalnızsınız da…
- Yardım falan istemiyorum! Hem yalnızsam ne olmuş yani?
Bu beni rahatsız etmenizi gerektirmez! Çattık yaaaa! Polis çağırmak zorunda bırakmayın beni! Yalnızmışım! Şuna bak!
- Hanımefendi yağmur yağacak! Ben de Ayvalı’ya gideceğim. Sizi de bırakırım diye düşünmüştüm! Kötü bir niyetim yok! Bir yemek yiyelim, gelmek istemezseniz gelmeyin, ama bizim restoranda bir yemek yiyelim.
- Ben Türkçe konuşmuyorum herhalde! Ya da siz anlamak istemiyorsunuz. Beni rahat bırakın. İstemiyorummmm!!!
Döndüm dükkan sahibine:

- Telefonunuzu kullanabilir miyim? Polisi arıyorum şimdi. Bak bakalım neler oluyor!
- Tabi hocam. Ama bana biraz bana müsaade edin.
- Hüseyin ne yapıyorsun sen? Ayıp oluyor. Hadi git buradan! Çatık kaşlarıma, kızgın suratıma bakıp, durdu durdu çekti gitti.
- Deli midir, manyak mıdır nedir. Malatya’dan beri başıma musallat oldu serseri!
- Hocanım kusura bakma. Aslında böyle biri değil Hüseyin. Kibar, okumuş bir çocuk. Üniversitede okuyor.
- Bana ne? Kim olursa olsun! Ukalanın, şımarığın teki!
- Eee… baba parası bol tabiii. Darende’nin nerdeyse yarısı onların… Şu gördüğün koca otel, restoran, dükkânlar, kayısı bahçelerinin haddi sınırı yok! SUNGUROĞULLARI derler bunlara. Koca limitet şirketleri var.
- Ay aman, saydırıp durmayın Mehmet Amca! Üniversite okuyormuş! Önce adam olmayı öğrensin! Şu hesabı çıkar da gideyim. Şoför bekler…
Hesabı ödedikten sonra hızlı adımlarla minibüse yetiştim.
Arabaya biner binmez bütün köylüler:
- Hoş geldin Hocam…

Hepsi de ayrı ayrı halimi hatırımı sordular.. Birkaç öğrencim vardı, anne, babalarıyla gelmişlerdi. Hemen gelip elimi öptüler. Ben de onları yanaklarından öptüm. Tatilde verdiğim kitapları okuyup okumadıklarını sordum. 4. Sınıfta okuttuğum kitap kurdu olan İsmet hemen soruma cevap verdi:
- Sizin bana hediye ettiğiniz dört kitabı da okudum öğretmenim. Defterime özetini de çıkarttım.
- Aferin sana İsmet! Yarın okulda sana yenilerini veririm okursun olur mu?

- Olur öğretmenim. Zaten onları arkadaşlarımızla değiştirerek okuyoruz.
- Tabii… Her gün bir arkadaşınla değiştiğinde 35 tane kitap okumuş olursun. Diğer iki öğrencimi de yanıma çağırarak öptüm. Yol boyunca öğrencilerim ve anneleri, babaları ile konuştuk. İki gün sonra da veli toplantısına geldiklerinde anlatacağımı söyledim.

(Devam edecek)

Benzer Haberler

AĞLA Milli Eğitim Bakanı ağlamış. Eğitimin içler acısı hâline mi ağladı acaba?!…...

Yorum 
0

Mehmet Şenay TAŞKENT   Geçtiğimiz hafta içerisinde arka arkaya iki acıyı birden yaşadık....

Yorum 
0

Nejat TAŞKIN   Eşi Sayın Ayten Yavaşça’nın sitesinde mesajını okuduğumda bilseniz...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

AĞLA Milli Eğitim Bakanı ağlamış. Eğitimin içler acısı hâline mi ağladı...

Kilis, Hannan Özüberk’le Bir ...

Mehmet Şenay TAŞKENT   Geçtiğimiz hafta içerisinde arka arkaya iki acıyı...

Sayın Alâeddin Yavaşca’ya Mezun Old...

Nejat TAŞKIN   Eşi Sayın Ayten Yavaşça’nın sitesinde mesajını okuduğumda...

Ailede Saygı

Ramazan Düşünceleri: Ailede Saygı   Metin MERCİMEK   “ANNE GEZİNDİĞİN...

Yardımlaşma Kervanına Katılın

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, hayatı paylaşan insanlar, aynı düzeyde değillerdir....

STK (Sivil Toplum Kuruluşları)̵...

Özgür ÇAKMAK   Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliği 2001 yılında...

BÖĞÜNÜ GÖRDÜK ŞÜKÜR

Kilis Şirinlemeleri…   BÖĞÜNÜ GÖRDÜK ŞÜKÜR   Aşların içinde...

BİTMEZ DERİM

Unutup bir gün beni anmasan da ismimi Zararı yok sevdiğim böyle buyurmuş...

“Kilis Tarihi ve Kültürü Canlanıyor...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi ile İpekyolu Kalkınma Ajansı (İKA) arasında...

Dolar ve altın durmuyor

Kilis Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanı Zafer Bilik, artan döviz ve altın...

Çiftçilerin kredi borçları ertelend...

Kilis’te çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifine olan borçları...

Dedesinin adını taşıyan okulda duyg...

Kilis’in kurtuluş mücadelesinde büyük hizmetleri bulunan Kartal Bey’in...

Kent Konseyi Genel Kurulu yapıldı

Kent Konseyi Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldı. Kent konseyinin başkanı...

AFAD Başkan Yardımcısı Kilis’te inc...

AFAD Başkan Yardımcısı İsmail Palakoğlu, incelemelerde bulunmak üzere geldiği...

Belediyenin geleneksel iftar progra...

Kilis Belediyesi geleneksel iftar programlarına devam ediyor. Kilis genelinde...

Yeni göreve başlayan akademisyenler...

İlahiyat Fakültesi’nde yeni göreve başlayan Türk-İslam Edebiyatı Anabilim...

Köylerde haşere ile mücadele

Kilis İl Genel Meclisi Başkanı Metin Karakuş, merkeze bağlı köylerde yürütülen...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

BUNAMA Sigara bunamayı önlüyormuş. Evet… Genellikle bunatmayacak kadar...