Kilisli Emekli Bir Öğretmenin Unutulmayan Anıları (7. Bölüm)

05 Kas 2017 Paz 21:36
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Gurbette Bayram-2

 

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU

 

Ayşe (Eşe) Teyze’nin samimi sıcak sarılışı, tesellisi bana, ailemden şimdiye kadar ilk defa ayrı bir bayram geçirmemin mutsuzluğunu biraz olsun hafifletmişti.

O arada çocuklar da uykudan uyanmışlardı. Ali Amca içeri et dolu tepsileri taşırken abim de ona yardım etti. Biz de Nuriye ile sofrayı hazırladık. Kilis’e özgü salatalar, pivaz yaptım ben de. Bir ara camdan dışarıya baktığımda kar yağışı durmuştu.

Abim ve Bekir de kebapları hazırlamışlardı. Vakit öğle saatine yakın olduğu için kahvaltı ve öğlen yemeği karma bir şey olmuştu soframız. Kilis’te de öyle yapardık. Bayramın ilk günü babam bize kahvaltı yaptırmaz, kurban yeni kesildiği için et sert olur diye, kurban kesilir kesilmez,bayram sabahı kahvaltı yerine ciğer kebabı yaptırırdı. Yani o konuda da yabancılık çekmemiştim.

Tam sofraya oturacağımız sırada dışarıda birtakım bağlık, çığlık ve kovalamaca sesleri duyduk:
- Dur ulan dur!…Kaçmasana dur!

Neler oluyor diye dışarıya çıktık kimanzara görülmeye değerdi. Bir dana arkasında var gücü ile koşup danayı yakalamaya çalışan bir adam, dananın önünü kesip durdurmaya çalışan Vahap ve danayı kesip paylaşacak diğer 6 kişi, çoluk çocuk…Bir hengâme, bağlık, çığlık, küfür… Kurban edileceğini anlayan zavallı dana evimin bahçesindeki kayısı ağaçlarının arasından girip, diğer ağaçların arasından çıkıyor ha bire sağa-sola koşuyordu. Biz de kapıda gülme krizindeyiz. Vahap kuzeni Bekir’den kalın bir sicim istedi, kıvırıp elinde sallayıp çevirerek dananın boynuna bir kement attı, danayı durdurmayı başardı… “Vay be Vahap kovboy musun? Helal olsun, yakaladı valla” dememize kalmadan korkudan gözleri pörtlemiş dana kendini iple çekiştirmeye çalışan Vahap’ın karnına aniden şiddetli bir tekme savurdu.Canı yanan Vahap acıyan karnını eli ile tutayım derken dananın ani bir hamlesi ile boşalan iple birlikte, elinden jet hızıyla ağaçların arasından kaçarak gözden kayboldu. Komşular da tekrar dananın peşinden…Kalabalık dağılırken biz olduğumuz yerde kala kalmıştık. Sanki bir Teksas filmi izlemiştik.

Abimle Bekir yarım kalan ciğer kebabını pişirdiler, bu arada mangalda unuttukları 4 şiş kebap da yanmıştı :).Komşuların danayı kovalamalarına çok gülmüştük. Acaba danayı yakalayabilmişler miydi? Bu durum bizi hem endişelendirmişti hem de güldürmüştü.

Yemekten sonra çayımızı içerken kapı çaldı. Kapıyı Bekir açtı. Öğrencilerim, sanki Beden Eğitimi dersindeymiş gibi sıraya girmişler, bazılarının da ellerinde yapma çiçeklerle içeriye girdiler.
-Hocam öğrencileriniz sizinle bayramlaşmaya gelmişler, dedi.
Ne kadar heyecanlanmıştım anlatamam.Ayağa kalktım onları sevinç ile karşıladım.
- Hoş geldiniz çocuklar. Beni çok mutlu ettiniz.

Hep bir ağızdan “Hoşbulduk” dediler.
“Hadi gelin benim eve çıkalım. Siz burada biraz oturun, ben sobamı yakıp geleyim, şu an benim evim çok soğuk, üşümeyin”dedim. Ayşe Teyze, “Olur mu hiç gızım senin evin ancak bir saatte ısınır, burada otursunlar, onlar da bizim çocuklarımız ne olacak” dedi. “Peki o zaman öğretmenim burada oturalım” dediler. Canlarım benim. Birkaç tane 1. Sınıf minicik öğrencilerim, 2. ve 3. sınıftan gelebilenlerden birkaç kişi, 4. ve 5. sınıf öğrencilerimin hepsi tek sıra halinde içeri girerek, “Bayramınız kutlu olsun” diyerek elimi öpüyor, bende onların teker teker yanaklarını öperek, başlarını okşuyor, “Teşekkür ederim, çok bayramlar görün, hoş geldiniz, oturun çocuklar” diye yer minderlerini gösterdim.
Hayatımda duyduğum en büyük mutluluktu bu. Bir bayram günü öğrencilerimin yanıma gelip benimle bayramlaşmaları bir öğretmen için ne büyük bir mutluluk ve onurdu.

Hepsi de herzaman gördüğüm kıyafetlerinden çok farklı giyinmişlerdi. Kızlar bayramlıklarını giymiş, saçlarını özenle taramış, saçlarına renkli tokalar takmışlardı. Erkek çocuklarda yeni işliklerini(gömlek) bazıları boğazlı kazaklarını kumaş veya kot pantolonlarını giymiş, 4 ve 5. Sınıftaki erkekler de saçlarını geriye doğru taramış, çoğunda saçlarına briyantin sürerek, delikanlı imajı yaratmışlardı kendilerince. Onlara gülümseyerek bakıyordum.
-Eee…Çocuklar nasılsınız bakalım?
Hep bir ağızdan koro halinde “İyiyiz öğretmenim” dediler.İçlerinden şu an Darende’de veteriner olan Rasim:
- Öğretmenim iyi ki memleketinize gidemediniz, ben çok seviniyorum gidemediğimiz için, arkadaşlarım da çok seviniyorlar, dedi.
Şaşırarak “Neden?” diye sordum.
- Çünkü siz Ramazan Bayramında gitmiştiniz, bayramın tadını alamadık, şimdi buradasınız biz çok mutluyuz.
- Teşekkür ederim Rasim, geldiğiniz için ben de çok mutluyum.
4. Sınıf Öğrencim Zeliha:
- Öğretmenim geçen gün gitmek istediğinizde dağda kalıp geri döndüğünüzde biz sizi öldünüz zannettik, başınızda çok ağladık. İyi ki ölmemişsiniz! Siz ölseydiniz biz ne yapardık,dedi.
Çocuğun bu safça ve samimi sözlerine nasıl tepki vereceğime ben de şaşırmıştım.
-Bak işte ölmedim Zeliha! Ben sizi bırakır gider miyim hiç?
Mehmet:

- Öğretmenim ölmemeniz için biz Allah’a çok yalvardık, arkadaşlarımız da, anne-babalarımız da size çok dua ettik.
Hepsi bir ağızdan:

- Biz sizi çok seviyoruz, diye bağrıştılar.
- Çok teşekkür ederim çocuklar… Ben de sizleri çok seviyorum. Siz oturun ben geliyorum,dedim ve yukarı kattaki evime çıktım. Bir gün önce bir öğrencimin getirdiği kömbeleri ve öğrencilerim için aldığım bir koli hikâye kitaplarımı alarak aşağıya indirdim. Ev gerçekten buz dağı gibi çok soğuktu.
Bu arada evin kızı Nuriye onlara çay ikram ediyordu. Kömbeleri tabaklara koyup ikram ettim. Çay ile birlikte yediler. Sonra hikâye kitaplarından birer tane dağıttım.Sevinçle yeni hikâye kitaplarına bakıyor, merakla sayfalarını çeviriyorlardı.
- Çok teşekkür ederiz öğretmenim, bu kitaplar bizim en güzel bayram hediyemiz, dedi Emine.Diğerleri de teşekkür ederek kalktılar. Elimi öperek ayakkabılarını giyip giderlerken, “Anne ve babalarınıza selam söyleyin çocuklar” dedim.
- Öğretmenim annelerimiz de yarın yanınıza gelecekler, şimdi kurbanla uğraşıyorlar size selamları var,“ dedi Hatice.

- Buyursun gelsinler, memnun olurum, dedim.
Mustafa:

- Öğretmenim anam size okuntu mendil,(yani davetiye) gönderdi. Bayramın 3. günü düğünümüze geleceksiniz değil mi?
-Evet Mustafa, gelirim. Memlekete gitseydim gelemeyecektim. Gelirim tabii. Allah mutlu etsin, dedim.
- Bak işte iyi ki gidermemişsiniz köyümüzün düğününü de göreceksiniz öğretmenim.İyi ki gidememişsiniz, dedi ve muzipçe güldü.
Çocukların öyle safça, samimi olarak duygu ve düşüncelerini içlerinden geldiği gibi sözlerle ifade etmelerine bayılıyorum ben. Sevinir miyim, kızar mıyım hiç düşünmeden konuşmaları çok hoş.
Ev sahiplerim diğer odada kurban etleri ile uğraşıyorlardı.Abim de onlara yardım ediyordu. Ben de elime bıçağı alarak kavurmalık etleri doğramaya başladım.
-Yaaa hoca, bak seni öğrencilerin ne kadar çok seviyorlarmış, seninle bayramlaşmaya geldiler ne güzel, dedi Ali Amca.
-Evet, sağ olsunlar. Ben de onları çok seviyorum,dedim.
(Devam edecek)

 

Benzer Haberler

CEP Cep telefonu olmayan çobana iş verilmeyecekmiş. Dahası kız da verilmeyecek!… *** YOLCULUK...

Yorum 
0

Nejat TAŞKIN    Bu yazım sizin dikkatinizi çeker ve yoğun işleriniz arasında bana ulaşmak...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “GÜÇ ERKEĞE, GÜZELLİK KADINA VERİLİR; AMA HER ŞEYİN YENEN GÜÇ, YALNIZ...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

CEP Cep telefonu olmayan çobana iş verilmeyecekmiş. Dahası kız da verilmeyecek!…...

Sayın Reisicumhurumuza Arz Olunur

Nejat TAŞKIN    Bu yazım sizin dikkatinizi çeker ve yoğun işleriniz...

Şoför Nebahat “Güçlü Kadın”

Metin MERCİMEK “GÜÇ ERKEĞE, GÜZELLİK KADINA VERİLİR; AMA HER ŞEYİN...

Kilis’i Tanıtmanın Yolları

Enver KARAKILIÇ   Gerek basın ve gerekse köşe yazarları olarak Kilis’imizi...

Sosyal Bir Birey Olabilme

Şükran DEMİRLER YAVŞAN   Şu son zamanlarda yaşanan şiddet olayları...

YOLCULUĞUM

Bir X treninde Gözlerim kapalı gidiyorum. Vagonda herkes uyurken , Ben kendimi...

Futbol Takımından Karacoşkun’a ziya...

Üniversiteyi amatör futbol liginde temsil eden 7 Aralık Üniversitesi Spor,...

ÖSO askerleri, otobüslerle Suriye’y...

Türkiye’nin Afrin operasyonunda geri sayım sürerken, sınır hattında hareketlilik...

Okullarda karne heyecanı

Kilis’te ilk ve orta dereceli okullar yarıyıl  tatiline girerken, 32 bin...

Eğitim-Sen Kilis İl Temsilciliği Yü...

Yeni oluşturulan Eğitim-Sen Kilis İl Temsilciliği Yürütme Kurulu görevine...

Azez’de ‘canlı bomba’ saldırısı

Kilis‘e komşu Suriye‘nin Azez kentinde Özgür Suriye Ordusu (ÖSO)...

Halkın sorunlarını dinlediler

Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara, Milletvekilleri Reşit Polat ile Hilmi Dülger,...

Patent, Markalaşma ve Coğrafi İşare...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde İleri Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi...

Polisten imamlara bilgilendirme

Kilis İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü...

Liderlik eğitimi sertifikaları dağı...

Kilis Belediyesi ve Alman İşbirliği Kurumu GİZ ile ortaklaşa düzenlenen...

Diyanet-Sen Bölge İl Başkanlarından...

Diyanet-Sen Adana Başkanı Faysal Akkoç, Diyanet-Sen Osmaniye Başkanı Adnan...

“Haydi Çocuklar Camiye” Programı ba...

Kilis’te Kâşif Gençlik Spor ve İzcilik Kulübü Derneği tarafından “Haydi...

Çocuklar yurttan kaçtı

Kilis’te yurttan kaçan iki çocuk her yerde aranıyor. İsmet Paşa Mahallesi’nde...