Kilis’te Hasırdan Zembil, İstanbul’da Hasırdan Küfe Mesleği

12 Eki 2017 Per 21:45
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Metin MERCİMEK

“ELLER GERGEF GİBİ HASIR ZEMBİL ÖRER
DİLLER YUNUS İLE MEVLANA’YI ÖVER
AYAKLAR TEMPO TUTAR, TAHTAYI DÖVER
KULAKLAR ÖZ OLUR, GÖZLER ŞAHA DÖNER.”
(5 Mayıs 1989 Mersin-Taşucu)

Kilis’te çocukluk günlerimde hatırladığım kadarıyla, Sabah Pazarı yolu üzerinde karşılıklı ve yan yana hasırdan zembil ve benzeri eşya ören dükkânlar vardı. Bu sanatı yürüten insanlar, daha önceleri gözlerini kaybetmiş olmaları nedeniyle sokağa “Körler Çarşısı” adı verilmiştir. Bu sokaktan her geçişimde, hasır seslerinin yanı sıra, körler arasında yüksek sesle  karşılıklı söz atışmalarına şahit olurdum. Ayrıca, benim en çok ilgimi çeken şey, körler bir taraftan hasır örerken, bir taraftan sözlü atışmalar yaparken ve bir taraftan da hep bir ağızdan coşkulu bir şekilde ilahiler söylerlerdi.
Hasırdan zembil örme mesleğini yürüten körlerin geçmişine bir göz attığımız zaman, bu olayın kökeninin 1831 yıllarına dayandığını görürüz. 1831 yılında İbrahim Paşa’nın Kilis’i ele geçirmesi olayı, Kilis’e ayrı bir felaketi de beraberinde getirmesine sebep olmuştur. İbrahim Paşa, Kilis’in bir tarafına askeri kışla yaptırmak suretiyle, yüzlerce insan çalıştırmış ve askerleriyle birlikte trahom hastalığını Kilis halkına bulaştırmıştır. Bu hastalık, yıllarca Kilislilerin gözlerinin kapanmasına neden olmuştur. Trahom hastalığı nedeniyle gözlerini kaybetmiş bir hayli insan, sözünü ettiğimiz “Körler Çarşısı”nda ellerinin yeteneğini geliştirerek hasır ipi, hasırdan zembil ve benzeri eşyaları örüp ekmek paralarını kazanmışlardır. Diğer hafızası güçlü ve sesi güzel olanlar ise Kur’an ve mevlit gibi ilahileri ezberleyerek geçimlerini sağlamışlardır. Kendine özgü bir yetenek sonucunda ortaya çıkan bu zembil örme sanatı, üzüm bağlarında, zeytin dermelerinde, zeytinyağı mahzenlerinde ve birçok yerlerde 1960 yıllarına kadar kullanılmış, ancak plastik ürünlerin ortaya çıkmasıyla bu meslek yavaş yavaş kaybolmaya yüz tutmuştur.
Şimdi gelelim İstanbul’da bir zamanların önde gelen mesleği küfe yapımına. Eminönü Küçükpazar’da alışverişe çıktığım bir gün, tesadüfen küfe ve sepet ustasına rastladım. Dükkâna yaklaştım ve selam verdikten sonra, bu mesleği ne zamandan beri devam ettirdiğini sordum. Bu mesleğin babasından kendisine geçtiğini, babası ile birlikte, sepet ve küfe örmek için Fatih Eminönü’nde bir dükkân kiraladıklarını ve babasından bu mesleğin inceliklerini öğrendiğini söyledi.
Ayrıca küfe ustasına küfe satışlarının nasıl olduğunu da sorduğumda, bana çok zayıf olduğunu, küfe ve sepetlerin bir dönem kömür taşımadan tutun, meyve sebze taşımaya kadar hemen hemen her işte kullanıldığını belirterek şunları söyledi:

“Bugün küfe mesleği plastik ürünlere yenildi ve benimle birlikte Eminönü’nde küfe ören sadece bir kişi kaldı. Bundan 20 yıl önce ördüğüm küfeleri rahatlıkla satabiliyor, hatta fabrikalardan büyük siparişler alıyordum.”

Ben de ustaya kolaylıklar ve hayırlı satışlar diledikten sonra yanından ayrıldım.
Görüldüğü üzere, bir zamanların gözde olan meslekleri tek tek yok olmaya yüz tutmuştur. Bu ve buna benzer mesleklerin tamamen unutulmaması açısından sık sık etkinlikler eşliğinde tanıtılması ve sergilenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Hoşça kalın.

Benzer Haberler

MUT Prof. Dr. Köknel, “Her isteyen mutlu olur” demiş. Tabii, nüfus kaydını Mut ilçesine...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK   “YAŞAM SÜRECİMİZDE EN KUTSAL GÖREVLERDEN BİRİ, HALKA GÖNÜLLÜ...

Yorum 
0

Abdulhamit MOLLAHAMİT   Akdeniz, Ege ve İç Anadolu bölgelerinin dağlarında kendiliğinden yetişen...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

MUT Prof. Dr. Köknel, “Her isteyen mutlu olur” demiş. Tabii, nüfus kaydını...

İstanbul Erenköy Gönüllüleri 15 Yaş...

Metin MERCİMEK   “YAŞAM SÜRECİMİZDE EN KUTSAL GÖREVLERDEN BİRİ,...

Kapari (Keber) Deyip Geçmeyelim

Abdulhamit MOLLAHAMİT   Akdeniz, Ege ve İç Anadolu bölgelerinin dağlarında...

Öğretmen Olma Yolunda İlk Adım

Gülseren FEDAKÂR YALAZA   Bir gün eşim eve geldi ve öğretmen alımı...

HİÇ

Bir demin içinden gelip geçerim Tenim de canını bilmiyor şimdi Sırrı sır...

HAYAT

Uzadı günler Aylar oldu yıllar oldu Sanki dün gibiydi gençlik Heyhat ki bir...

Kilis’te 85 bin 616 seçmen oy kulla...

Yarın yapılacak 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili Genel...

AK Parti Karataş’ta gövde gösterisi...

Katılımın yüksek olduğu mahalle mitinginde milletvekili adayları büyük...

CHP’ye Çengel’de yoğun ilgi

Cumhuriyet Halk Partisi Kilis 1. Sıra Milletvekili Adayı Emekli Tuğgeneral...

MHP’ye büyük destek

MHP Kilis Milletvekili adayları Hasan Mısırlıgil ile Abdullah Alpdağ ve MHP...

İYİ Parti seçim çalışmalarını sürdü...

İYİ Parti 1′nci sıra Milletvekili Adayı Muhammet Balcı, beraberindeki...

Esnaf boş oturuyor

Kilis’teki esnaf, siftah etmeden dükkânlarını kapattıklarını söylüyorlar....

Öğretmenlere afet farkındalık eğiti...

Kilis Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından mesleki çalışma...

Lise bitirme sınavları başladı

Kilis İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alagöz, Fırat Kalkanı Bölgesi sorumlusu...

Aramızdan Ayrılanlar

Ülker Yıldız SAĞCAN (79) Adurrahman ŞAHİNALP (65) Zeynep DAĞLI (69) Gülbeyaz...

Nejat’a Sevgilerle…

Ahmet BARUTÇU Kilis’ten postalanan gazetelere göz atıyordum. 14 Mayıs tarihli...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

KOR Yunanistan Ege’de ‘koridor’ istiyormuş. İyi… ‘Oturma...

Sevgi ve Bilgi İle Kaliteli Yaşam

Metin MERCİMEK “SORGULANMAMIŞ YAŞAM YAŞANMAYA DEĞMEZ.” (SOKRATES)...