Dolar 32,7682
Euro 35,0901
Altın 2.459,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 38°C
Açık
Kilis
38°C
Açık
Cts 36°C
Paz 35°C
Pts 37°C
Sal 38°C

Kilis’te Kervancılık

Kilis’te Kervancılık
A+
A-
03.10.2019
833
ABONE OL

Ahmet BARUTÇU

Taşımacılık hizmetlerinin hayvanlarla yapıldığı dönemlerde,“Kervancılık” turizm ve ticarî yaşamda başlı başına bir sektördü. Sözlük ve ansiklopediler, “Kervan”a malı taşımak üzere düzülen hayvan katarı, kaflası, diyor.

Bu hayvan katır, beygir, deve ve eşek olur. Karvanlar karışık hayvanlardan düzüldüğü gibi çok zaman deve ve katır kervanları ayrı ayrı kafilelerden oluşurdu. Bununla beraber deve kervanlarına eşek ve at cinsleri katılırsa de katırcı kervanlarında devebulunmazdı.

Ev kervanlar binlerce hayvan ve insanlardan kurulur, gidiş gelişi kimi zaman altı ay süren uzun süreli gezilere çıkılırdı. Daha küçük kadrolu ve daha kısa süreli seferlere çıkanlar da olurdu. Ve bunlar deha çok iş yapardı. Bir kafileyi oluşturan hayvanların tümü bir kişinin olacağı gibi, grupların ve kişilerin katılmalarıyla da kervan oluşabilirdi.

Kervandaki develerin veya katırların yükleme ve indirme işleriyle bindirdiği yolcuyu yanı başında takip ederek onun rahat yolculuğunu sağlayan, hayvanların bakımı ile uğraşanlara “deveci” veya “katırcı” adı verilirdi.

Devecilik ve katırcılık esnaf örgütüne dâhil bir meslek olup, diğer esnaf gibi şıhları, yani (dernek başkanları) vardı. Bir süre katırcı şıhlarınınKilis’ten gelip geçen tüccarlardan (Şıhlık harcı) namı ile zorla para almaya başlamaları üzerine bu hareketin şiddetle yasaklandığı Gaziantep Şer’i Mahkeme sicillerinin cilt 142, sahife 443’te kayıtlı Cemaziyelevvel 2242 tarihli belgeden anlıyoruz.

Büyük kervanların yol uğrağı olan şehir ve kasabalarda görülen büyük kervansaraylar sırf bu kafilelerin konaklamaları için yapılmıştır. Halk arasında bu binalara “han”adını vermiştir. Evliya Çelebi ünlü seyahatnamesinde hicri onbirinciasırda Kilis’te bulunan dokuz hanın adını saydıktan sonra “Daha nice hanlar vardır” demektedir. Halep Vilayeti salnamesinde Kilis’te han sayısı 14 olarak gösterilmiştir. Bu miktara küçük hanlar dâhil olmasa gerektir. Hemen hemen tümü iki katlı olan hanların alt katları kısmen ahırdır. Üst katlarını sofalı odalar teşkil eder. Yatırlar yazın hanın geniş avlularına, kışın ise ahırlara konur, katırcılar ve yolcular odalarda ve sofalarda yatarlardı. Bir kafilenin konakladıktan sonraki manzarası görülecek şeydi. Halılar ve seccadeler serilir, nargileler, ocaklar kurulur, semaverler, kahve cezveleri kaynar, grup grup sohbetler ve yarenlikler olurdu.

 

KERVANLAR NEDEN HANLARDA KONAKLARDI?
Kervanların hanlarda konaklamalarıdahaçok yük naklettikleri yerler içindir.Transit geçtikleri zaman ise şehir ve kasabaların kenarlarındaki elverişli semtlerde, su başlarında konaklarlardı. Ancak alışveriş için şehre inen olurdu. Ama kış günleri transit bile geçseler hanları tercih ederlerdi.

KERVANIN YÖNETİMİ
Kervan, Kervanbaşı veyaKaflabaşı’nın yönetimindeydi. Yollarda kervanın güvenliğini o sağlar, dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı yapılan savunmaya o komuta ederdi. Bu nedenle kervanbaşı kafilelerin konaklama yerlerinde herhangi bir baskına veya hırsızlığa karşı korunma önlemleri alır, bundan ötürü konaklama yerlerini özenle seçer, geceleri nöbetçiler görevlendirir, bunları kontrol edecek kimseleriseçerdi. İşte bu nedenle kervana katılanlar “Kervanbaşı”nın buyruk ve yasaklarına uymak zorundaydı.

Kervanbaşı kent dışında yanındaki tek veya küçük katırcı gruplarını doyurur, mola yerlerinde kahve paralarını sağlar, kervanlar hanları terkederken odabaşıların ilk katırın yularını çekip şehir dışına çıkarması geleneği nedeniyle verilecek bahşiş kervanbaşı tarafından ödenirdi.
Katar kervanlarındaki kurallar aşağı-yukarı deve kervanları için de geçerliydi.
KERVANDAKİ HAYVANLARA VERİLEN İSİMLER
Kervana katılan hayvanların özel isimleri de verdi:
PEŞEK: Katırcı kafilelerinin önünde giden en kuvvetli ve akıllı hayvandır. Kervanla arayı açınca kendiliğinden durur, bekler. Daha sonra tekrar hareket eder. Peşeğe az yük yüklenir. Her beygir veya katır peşek olamaz.
CİNDAR:Peşekten sonra gelen hayvanın adıdır.
PEŞDAR:Cinderdan sonra gelen hayvana denir.
KERVANIN SÜSÜ
Gerek katırlar vegerekse develer renkli iplerle işlenmiş başlık, dizlik vedöşlüklerlesüslenirdi. Yerine göre büyüklü küçüklü çıngıraklar takılırdı. Büyük kervanlardaki çıngırak sesleri bazen bir saatuzaklıktan işitilir, bununla halk büyük bir kervanın yaklaşmakta olduğunu anlardı. Kervanı teşkil eden grupların sahiplerinden buna meraklı bazıları hayvanlarını gelin gibi donatır, şehir veya kasabaya girerken halk hayrınlıkla bunların seyrine çıkardı.
Çıngıraklardan saptayabildiklerimizin özellikleri de şöyleydi:
HAVAN: Semer veya havudun iki yanında bulunur. Yirmi santim uzunluğunda ve ağzının genişliği ise 10 santim kadardır. Adını şeklinden almıştır. İçinde daha küçük bir havan vardır. Birbirlerine temas ederek ahenkli ve çok yüksek bir ses çıkartırlar. Bu ses, bir saatlik uzaklıktan duyulur. Havan tunçtan veya tunç gümüş karışımından yapılır. Genellikle develere ve katırlara takılır. Fazla ses vermesi nedeniyle çoğu zaman en arkadaki hayvana takılır. Bundaki amaç, devenin ipi kopar veya katırlar herhangi bir nedenle durur veya kafileden ayrılırsa, dikkati çekmek içindir.

TAS: Bu da adını şeklinden almıştır. İç içe gittikçe küçülen birkaç çıngırak bulunur. Tunçtanyapılmıştır. Katırlara takılır.
GÜMMÜRDEK: Cindaratakılır. Demir levhadan yapılmıştır. Fazla ses vermez. Ağzının genişliği 10 santimdir. Havan büyüklüğündedir. Develerde de bulunur.

KONGURDAK: Bir su bardağı büyüklüğündedir. Tunçtan yapılmıştır. İçinde çay bardağı büyüklüğünde ayrı bir çan vardır. Birbirine değerek özel bir ses çıkartır. Katırlarda bulunur.
TIKIRDAK: Develerin başlığının iki yanına ikişer tane takılır. Hafif ve küçük çıngıraklardır.
HALHAL: Develerin dizliklerinin iki yanına takılır. Küçük çapta çıngıraklardır.

Köroğlu “Tüfenkicad oldu, mertlik bozuldu” demiş. Önce trenin, dahasonra kamyonların ve ötekinakil araçlarının çoğalmasıyla katırcının ve devecinin işi de bozulmuş. Böylelikle bu meslek de tarihe karışmıştır. Kilis’te kervancılık, Kilis’in düşman işgalinden kurtuluşundan üç-beş yıl sonra terkedilmiştir.

Bundan sonra şehirde imar gelişmeleri nedeniyle Kesmelik’tentaş naklinde kullanılmak üzere “Eşekçiler” türemiştir. Bu “Eşekçi”ler yeni yapılan inşaatlara sürekli beyaz yontma taş taşımışlardır. Ancak daha sonra betonarme binaların yaygınlık kazanması üzerine “Eşekçilik” de yok olup gitmiştir.

Bugün Kilis’te eşekle yük nakleden birkaç hamal kalmıştır.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.