Kilis’te Mizah Kültürü

04 Oca 2018 Per 21:55
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Uğur ELHAN

 

Karadaş’ın depesi yar yar yar aman
Gel gel eder küpesi şinanaynaynay
On paralık mantosu yar yar yar aman
Beş paralık çentesi şinanay naynay

 

Kilis’in bu mizahlı güzel türküsünü bize her fırsatta kemanıyla çalıp söylemiş olan Rahmetli Hocamız Nahit ULUSOY’u saygıyla anıyorum.

Kilisli mizahı çok sever. Günlük yaşamında da sıkça kullanır. Üstü örtülü anlatımla cinaslı ve kinayeli konuşma sanatından iyi anlar. Bu özelliği için, “zeytinyağı ve üzümü çok yemesindendir” diyenler de çıkabilir. Ancak bir gerçek var ki söylenen sözler ve söyleyenleri de ortada. Yaren söyleşileri, gerek hava üstüne olsun gerek su üstüne; “zeyt” kadar ince ve duru, “bekmez” kadar sıcak ve şirindir. Biraz da erotik olursa zarar etmez. Tam kıvamında olmalı yani edebe aykırı olmamalı, insanı bıyık altından güldürmelidir sözün kısası.

Eski insanlarımız, yukarıdaki tanımlamalarıma ve betimlemelerime tam tamına uyan sevimlilikteydiler. Onlarla söyleşmek başlı başına bir zevkti. Onların sıkça kullandıkları sözlerden olan “Şebdi şeker oldu” sözü, dokundurmalı, eleştirel nitelikte bir yergidir örneğin. Anlamı da; “Sanki çok mu tatlıydı, şimdi daha da şeker oldu, kıymete bindi!” biçiminde yorumlanabilir. “Ver yiyim, ört yatım, bekle canım çıkmasın” sözünde de yine bir yergi var. Tembel ve miskin insanlar yeriliyor burada. Çoğu sözlerde görülen bir bilgeliğin dile getirilişinde kimi zaman “seci” (düz yazıda uyak yapma) de görülür. Örnek olarak; “Karlangıçlar, dahravaktı (budam) gelirler, mahra vaktı (bağ bozumu) giderler.” sözü, yaşanan doğal sürecin oluşumunu ne güzel anımsatıyor. Birisi için “Kör itin öldüğü yere gitmiş” denirken, her türlü yoksunluğun olduğu yere gitmiş anlamı çıkar. Bildiğimiz gibi köpekte en önemli ve gelişmiş organ, koku alma organıdır. Köpek, kör olsa bile yaşamını sürdürebilir, besinlerini koklayarak bulabilir; ancak öylesine uzak ve yoksul olan bir yerde olmalı ki (dağ başı gibi) bu yer, onun açlıktan ölmesine neden olsun. Bu sözdeki ince yergi de bir zekâ işidir besbelli.Yaklaşık olarak kırk yıl oluyor neredeyse şu diyeceklerime: Tanıdığım bir Derviş Emmi vardı, güzel sözlü, engin gönüllü, biraz da rind tavırlı, güngörmüş, hazırcevap ve şakayı seven, kimsesiz, seksenlik bir dedeydi o yıllarda. Terziler arasında çok sevilir, gözleri iyi görmediğinden dolayı geçimine yardımcı olunur hem de sohbetinden yararlanılırdı. Zamanlı zamansız, “Derviş Emmi, nasıl, sabanın yeror mu yeror mu?” diyen hem toy hem fodul terzi kalfalarına: “Niye yerimesin, beni sen mi sandın be cahil, mülevveslik etme işine bak; toprak ham olursa saban niye yerimesin, kıraç olursa o başka!” derdi. Ardından leh leh gülmeler, gülüşmeler sürer giderdi. Hacı Gaffar Pasajı’nı ve çevresindeki sevimli insanlarını: Terzi Küçükusta’yı, Gömlekçi Yusuf’u, Gömlekçi Reşit Usta’yı, Gömlekçi Gani Usta’yı, Terzi Yüksel’i, Berber Hamit’i, Hafız Ali’yi, Mevlithan Harceli’yi, seksen öncesinde zalimce öldürülen öğretmen adayı güzel Şinasi’yi dün gibi anımsıyorum.

kilisli olmak

Eşinin ölümünden sonra ikinci evliliğini yapan çarşı esnafından Hacı Emmi’ye sorulan soru da onun buna verdiği yanıt da çok ilginçti:

-Hacı Emmi, küpünüze sıçan düştü mü, düştü mü? Damağımız ne zaman yaşarıcı, şirinliğimizi ne zaman yiyicik?
-Lanyavrım, niye densizlik edon, niye yoron beni, bu yaşta bu iş, bu yorgunluk olmazdı, bize yakışmazdı amma, n’edek kader, ne çare ki oldu! Çuvalın ağzını açan mı çok yorulor, yoksam çuvalı dolduran mı? Ben bilorum yorulduğumu bilmesine de şu senin mankafan almor her halda!”
Yine leh leh gülmeler ardı ardına sürüp giderdi, üstüne de buzlu “boyam şerbeti” içilirdi ikindi serinliğinde. İşin gerçeği, “Küpünüze sıçan düştü mü” demek, örtülü anlatımla “evin hanımı ya da gelini gebe kaldı mı” demekti.

“Çuvalın ağzını açmak”, “çuvalı doldurmak”, “ham toprakta sabanın yerimesi”, “zeyt küpüne sıçanın düşmesi”, “damağın yaşarması”, şirincelikyinmesi” gibi halk kültürümüzün inceliki ve mizahlı söylemleri; tarıma dayalı yaşam kültürümüzün kanıtlarını oluşturur. Kadın ve erkek arasında cinsellik anlamındaki ilişki, hep üremenin kutsallığı temeli üzerine dayandırılır, bu konuda yapılan söyleşi ve şakalarda her hangi müstehcen bir anlam güdülmez. Kent kültüründe “yasak” ya da “ayıp” gibi düşünülen bu konular, kırsal alanda, taşra yaşamında rahatlıkla ve geniş bir olgunlukla konuşulup, tartışılabilir. Kur’an-ı Kerim’in Bakara Suresi (223’de): “Kadınlar sizin tarlanızdır…” diye başlayıp süren ayetlerde de bu istiareli ve süslü anlatım yer almaktadır. Binlerce yıldan beri varlığı sürüp gelen bu toprağa ve tarıma dayalı yaşamımız, insan kimliğimizin ve bunu da oluşturan kültür kimliğimizin temelini oluşturmuştur.

Kilis’in mizah kültürüne katkıları olan nice ustalarımızın, bunların içinden de Şair Muhittinzâde Hüsnü Efendi’nin, Şair Zihni Baba’nın, Şair Fasiha Hanım’ın, Şair Bekir Vahid Efendi’nin, Sağır Kâtip’in, Şair Kelleci Mecit (Mecit DİLMEN)’in ve hocamız Şair Çomakîzâde İbo Efendi’nin(Avni KEÇİK Bey) ruhlarını saygı ve rahmetle anıyorum.
Kalın sağlıklı ve bol gülmeceli bir yaşam içinde!

 

(Kilisli Olmak kitabından)

 

Benzer Haberler

AĞLA Milli Eğitim Bakanı ağlamış. Eğitimin içler acısı hâline mi ağladı acaba?!…...

Yorum 
0

Mehmet Şenay TAŞKENT   Geçtiğimiz hafta içerisinde arka arkaya iki acıyı birden yaşadık....

Yorum 
0

Nejat TAŞKIN   Eşi Sayın Ayten Yavaşça’nın sitesinde mesajını okuduğumda bilseniz...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

AĞLA Milli Eğitim Bakanı ağlamış. Eğitimin içler acısı hâline mi ağladı...

Kilis, Hannan Özüberk’le Bir ...

Mehmet Şenay TAŞKENT   Geçtiğimiz hafta içerisinde arka arkaya iki acıyı...

Sayın Alâeddin Yavaşca’ya Mezun Old...

Nejat TAŞKIN   Eşi Sayın Ayten Yavaşça’nın sitesinde mesajını okuduğumda...

Ailede Saygı

Ramazan Düşünceleri: Ailede Saygı   Metin MERCİMEK   “ANNE GEZİNDİĞİN...

Yardımlaşma Kervanına Katılın

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, hayatı paylaşan insanlar, aynı düzeyde değillerdir....

STK (Sivil Toplum Kuruluşları)̵...

Özgür ÇAKMAK   Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliği 2001 yılında...

BÖĞÜNÜ GÖRDÜK ŞÜKÜR

Kilis Şirinlemeleri…   BÖĞÜNÜ GÖRDÜK ŞÜKÜR   Aşların içinde...

BİTMEZ DERİM

Unutup bir gün beni anmasan da ismimi Zararı yok sevdiğim böyle buyurmuş...

“Kilis Tarihi ve Kültürü Canlanıyor...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi ile İpekyolu Kalkınma Ajansı (İKA) arasında...

Dolar ve altın durmuyor

Kilis Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanı Zafer Bilik, artan döviz ve altın...

Çiftçilerin kredi borçları ertelend...

Kilis’te çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifine olan borçları...

Dedesinin adını taşıyan okulda duyg...

Kilis’in kurtuluş mücadelesinde büyük hizmetleri bulunan Kartal Bey’in...

Kent Konseyi Genel Kurulu yapıldı

Kent Konseyi Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldı. Kent konseyinin başkanı...

AFAD Başkan Yardımcısı Kilis’te inc...

AFAD Başkan Yardımcısı İsmail Palakoğlu, incelemelerde bulunmak üzere geldiği...

Belediyenin geleneksel iftar progra...

Kilis Belediyesi geleneksel iftar programlarına devam ediyor. Kilis genelinde...

Yeni göreve başlayan akademisyenler...

İlahiyat Fakültesi’nde yeni göreve başlayan Türk-İslam Edebiyatı Anabilim...

Köylerde haşere ile mücadele

Kilis İl Genel Meclisi Başkanı Metin Karakuş, merkeze bağlı köylerde yürütülen...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

BUNAMA Sigara bunamayı önlüyormuş. Evet… Genellikle bunatmayacak kadar...