Kilis’ten İzlenimler: Cenaze Törenleri

09 Şub 2019 Cts 8:31
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mehmet YALVAÇ

Birkaç yıl önce “Cenaze Törenlerinde Meydana Gelen Değişmeler” başlıklı Kent Gazetesinde bir yazımız yayınlanmıştı. 1950’li yılların başlarından günümüze kadar meydana gelen değişmeleri açıklamıştık. Bu törenlerin hâlâ devam ettiğini görmekteyiz.
Dört yıl kadar önceki Kilis Müftüsü bir cenaze evinde gelen tatlılar için bu tatlı ve yemeklere verilen paranın İslam dinine daha hayırlı olabilecek yerlere bağışlanabileceğini belirtmişti. Sonunda da “Bu sizin âdetiniz” demişti. Sayın Müftü çok doğru söyledi ama aynı adet hâlâ devam ediyor.

5 Ekim 2018 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı Türkiye genelinde cuma hutbesinin konusu “Cenaze Törenleri” idi. Biz camideyken bu hutbenin yalnız Kilis’te okunduğunu düşünmüştük. Namazdan sonra Türkiye genelinde aynı hutbenin okunduğunu öğrendik. Namaz kıldığım caminin hocası yapılanların dinle ilgisi olmadığını Kilis’ten örnekler vererek açıkladı. “Bunların dinle ilgisi yoktur. Bunlardan yaz geçelim!” diye uyarıda bulundu. Biz de aynı temennilerde bulunuyoruz.
12 Ekim 2018 tarihinde cuma günü namaz öncesi yapılan vaazda cenaze törenleri ile ilgili yapılanları kapsamlı bir şekilde anlattı. İl Müftü Yardımcısı Mehmet Çoban, “Cenaze törenlerinde yapılan baklava ikramı dinde yoktur. İsraftır. Bunlardan vazgeçilmesi gerekir” diye açıkladı. Biz de cuma namazından sonra vaazcıya teşekkür etmek için il müftülüğüne gittik. Böyle bir konuyu açık bir şekilde anlattığınız için teşekkür ederek başarılar diledik.
Bu ve benzeri adetler yetkililerin belirttiği gibi dinde yoktur.
Halkımızın bundan vazgeçmeleri gerekir.

Kıymetli hemşehrilerim. Cenaze törenlerinde eskiden “LAHİD” vardı.
Lahid: Mezar, kabir anlamındadır. Eskiden cenaze gömüldüğü günün sabahı, sabah namazında önce ölen kişinin mezarına çok yakınlarından bir grup giderlerdi. Mezarın başucunda Kur’an okurdu. Diğerleri de içlerinden İhlas ve Fatiha Sürelerini okurlar. Ortalık açılınca güneş doğmadan önce tekrar evlerine dönerler. Bu tören üç gün devam ederdi. Biz de babamın mezarına üç gün gittik. 1993 yılında mezarlıkta bizden başka iki aile daha vardı. Günümüzde tamamen kalkmıştır.

Diyanet İşleri Başkanlığımız benzer durumları vaaz ve hutbelerle tekrarladığı takdirde halkımızın dinle ilgisi olmayan törenlerden vazgeçeceklerini düşünüyoruz. Bunun en açık örneği sabah karanlıkta ölü korkmasın diye ‘lahit’e gidilmesiydi. Bir başka ilde yatsı namazı vakti mezarlığa giderek mezarın üzerinde üç gece ateş yakmalarıdır.

Son yıllarda camilerimizde namazlardan sonra cemaatin sıraya girerek önce imamın elini sıkıyor. Sırası ile diğer cemaat da Allah kabul etsin diye birbirlerinin ellerini sıkıyorlar. Büyük camilerde böyle bir davranış yoktur. Diyanet TV’nin “Diyanet’e Soralım” programında bir vatandaşımızın bu konuyu sorması üzerine Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi hocanın, “Dinde böyle bir şey yoktur. Yalnız özel günlerde cami avlusunda tokalaşma olur” sözü üzerine namaz kıldığım caminin hocasına durumu sorduğumuzda, “Bunu müezzin başlattı. Doğrudur. Fakat gelen cemaate bir şey diyemiyoruz. Cemaate durumu biz izah ettiğimizde alışkanlık yapıyoruz” dediler. Ankara’da cami imamına sorduğumda, “Biat olur. Doğru değildir” dedi.
Kilis’te bu törenlerden kazanç sağlayanların bir kısım törenler dinde olmadığı halde karşı olabileceklerini düşünmüyoruz. Çünkü bu işten devamlı gelir elde ediyorlar. Nitekim biri ile konuştuğumuzda, “Bu adettir, ne zararı var? Yapılsın” demişti.
Kıymetli okuyucular, İslam dininde tek kaynağımız önce Allah’ın kelamı Kur’an ve Hz. Muhammed’in yaptıklarıdır. Saygılarımla…

Benzer Haberler

ELBİSE Sibel Can, sahneye 20 bin dolarlık kıyafetle çıkmış. Defile var zannetmiştir! *** EĞİTİM...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK   “İNSAN, BİLGİYİ ÜRETEN DEĞİL KEŞFEDENDİR, VAR OLANI ORTAYA ÇIKARANDIR....

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, bu dünyada kimse kalmıyor, sırası gelen gidiyor. Toplumumuzun...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

ELBİSE Sibel Can, sahneye 20 bin dolarlık kıyafetle çıkmış. Defile var...

Antik Çağda Eğitim ve Öğretim Düşün...

Metin MERCİMEK   “İNSAN, BİLGİYİ ÜRETEN DEĞİL KEŞFEDENDİR,...

Hikmet Çiftçigüzeli’nin Ardından...

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, bu dünyada kimse kalmıyor, sırası...

Yiğit Muhtaç Oldu Kuru Soğana

Ökkeş ASLANTAŞ Kilisli Çiftçi   Çiftçimizin sorunlarını kim dile...

Eğitim-Öğretim-1

Mahmut İ. KANMAZ   “Planınız bir yıl içinse pirinç ekin, on yıl...

GURBET

Rüzgâr beni ilden ile savurdu. Hasretin acısı yaktı, kavurdu. Bütün sevdiklerim...

KIŞ GÜLLERİ

Bu solan bahçede Güz de bitti! Sararan yapraklar toprağa karıştı, çürüdü…...

Kilis Polisi’nden uyuşturucuyla sav...

Kilis İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele...

Kilis seçim havasına girdi

31 Mart’ta yapılacak olan seçimlere az bir zaman kalmasıyla hava ısınmaya...

İşkur’a girenlerin 5’te dördü kadın...

Kilis’te Türkiye İş Kurumu (İŞKUR)’a girenlerin 1200’ünü kadınlar...

İple kendini asarak yaşamına son ve...

Kilis’te bir genç evinde kendini iple asarak yaşamına son verdi. Nedim Ökmen...

Kilis’e 296 öğretmen atandı

Kilis İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Emin Akkurt, Kilis’e 296 öğretmenin...

İşbirliği protokolü imzalandı

Kilis Anadolu İmam Hatip Lisesi (İHL) Fen ve Sosyal Bilimler Programı Uygulanan...

Hikmet Çiftçigüzeli vefat etti

Gazetemiz yazarlarından M. Cemal Çiftçigüzeli’nin amcası oğlu, M. Yahya...

Güneşi gören ağaçlar çiçek açtı...

Kilis’te mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, meyve...

İHL’nin satranç başarısı

Kilis Anadolu İmam Hatip Lisesi (İHL)Satranç Takımı, Gençlik ve Spor İl...

Kadına karşı şiddet devam ediyor...

Kilis’te 4 ayrı olayda kadınlara karşı şiddet uygulandı. H.Y., hakkında...

Motosikletlerin karıştığı kazalarda...

Kilis’te 2 ayrı trafik kazalarında 4 kişi yaralandı Okçular Mahallesi’nde...