Dolar 32,2247
Euro 34,9384
Altın 2.418,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 27°C
Az Bulutlu
Kilis
27°C
Az Bulutlu
Paz 24°C
Pts 27°C
Sal 28°C
Çar 27°C

Kim Ne ile Hatırlanır, Nasıl Anılır?

Kim Ne ile Hatırlanır, Nasıl Anılır?
A+
A-
02.11.2022
542
ABONE OL

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

Öyle kitaplar vardır ki edebiyatımızda, etkisi sadece sizin üzerinizde kalmaz, bir nesil, hatta birkaç nesil boyu devam eder. Değişik dünya dillerine tercümeleri yapılır. Hatta filme çekilir. Mesela Çalıkuşu, Aşk-ı Memnu, Safahat vs.

Benim kuşağın hatırladığı öyle isimler vardır adı geçer geçmez iyi, kötü, sempatik, sevimsiz, komik olarak hafızanızda birdenbire uyanır. Sinema sanatçılarımızdan örneklersek yakışıklı kahraman deyince Ayhan Işık, kötü ama sempatik bir sanatçı deyince gözünüzün önüne Ahmet Tarık Tekçe gelir ve kendisine hiç de söz konusu kötü adam rolünü yakıştıramazsınız. Sevmeyi sürdürürsünüz. Şişmanlıklarıyla dikkat çeken Necdet Tosun ve Dursune Şirin hep bahçıvan, aşçı, hizmetli rolünde beyaz perdeye gelirlerdi de nerede ise “Ah keşke bizim evde de böyle biri olsa “diye düşünürdünüz.

ETKİLEŞİM

Hanımefendi sanatçılara gelince ilk akla gelen Belgin Doruk idi. Yanında da mutlaka Suna Pekuysal gibi bir arkadaşı olurdu filim boyunca. Küçük Hanım Efendi ve yoldaşı.

Futbolcular içinde Metin Oktay ve Lefter Küçükandonyadis rakip takımlarda olmasına rağmen spor ahlakıyla ahlaklandıklarını hep yaşardınız. Tümü de vuslata erdi.

Gazeteci, yazar, avukat ustamız Ergun Göze’nin bir kitabının adı ise Meşhurların Son sözleri idi. Tanınmış insanların vefat etmeden önce söylediklerini derlemişti. Bunlardan bir kısmı “Bismillah” deyip dünyalarını değiştirirken, bir kısmı ise kendi karakterlerine uygun sözler sarf etmişler.

Bunlar nereden aklıma geldi derseniz, Kanlıca’daki bir sabah kahvaltısında edebiyatçı arkadaşlarla birlikte iken kitaplarını okuduğumuz yazarların nasıl ve ne ile tanındığını ve hatırlandığını konu ettik. Bir arkadaşımız “edebiyat dedikodudur” dese de ilginç tespitler ortaya çıktı.

TÜRK EDEBİYATINDA; ONBAŞI, CİMRİ, YALAKA

Görüş ayırt etmeden cimriler ilk sıraya girdi. Türk edebiyatının, fikir hayatının cimrilerini sayacak olursak Mizah Yazarı Aziz Nesin ve Sebilürreşat Dergisinin sahibi yazar Eşref Edip Fergan akla ilk gelenler oldu. Zengin Gazeteci Halil Lütfi Dördüncü’nün cimriliği üzerine kitaplar yazılacak kadar örnekleri bir hayli fazla. Milletvekilliği de yapmış olan Hakkı Tarık Us da cimri ama bir başka özelliği ise koleksiyoncu olması.

Yalakalık da Yakup Kadri, Falih Rıfkı Atay ve Ruşen Eşref Ünaydın en önde.

Halide Edip Adıvar onbaşı. Kocası Adnan Adıvar Doktor.

Şair Ahmet Haşim obur, Filibeli Ahmet de öyle. Sessiz gemi Yahya Kemal Bayatlı, yemek ve otelle dost…

Hikâye Yazarı, Yarınki Turan Devleti’nin müellifi genç yaşta kaybettiğimiz Ömer Seyfettin “hazin” ile örtüşüyor.

Lise kitaplarına hikâyelerini okuduğumuz Ahmet Hikmet Müftüoğlu iyi bir gözlemci, önemli bir devlet adamı.

Tercüman Gazetesinde birlikte çalıştığımız ve yazdığı Küçük Ağa adlı İstiklal Savaşının romanını bastırmak için epeyi süre bekleyen, kapı kapı dolaşan, sonunda Yağmur Yayınevi’nce neşredilen kitabın yazarı Tarık Buğra iyi bir tavla oyuncusu; tavlacı. Peyami Safa, Server Bedii’nin evinde oturan romancı…

İDEOLOJİK DÖNEME DOĞRU

Şükufe Nihal Hanım edebiyle örnek bir müellife. Kerime Nadir ve Muazzez Tahsin Berkant aşk ve romantizm, Esat Mahmut Karakurt Ankara Ekspresi ile hatırlanıyor.

Halide Nusret Zorlutuna’nın vatan-millet mefhumu vaz geçemediği güzelliklerden.

Türkçü, Bozkurtlar romanları dizisinin yazarı, Türk Ülküsü’nün müellifi, Ötüken Dergisinin sahip ve yayıncısı Nihal Atsız çılgın fikir adamı, ama kötü bir mütefekkir. Üç Kemallerden Romancı Kemal Sadık Gökçeli, “gomünist kör kemal”, Kemal Tahir; hapishane ve sarı gazi, Orhan Kemal; orta direğin romancısı. Kadir Mısıroğlu Atatürk düşmanı. Çetin Altan Güzel Türkçemiz, şeytanın gör dediği ve viski.

Öykü Yazarı Mustafa Kutlu’yu tanıyınca şapka ve sigarası hemen yerini alarak saf tutar. Ülkücü Emine Işınsu da sigara tiryakisi.

İsyan Ahlakının müellifi, mütevazı felsefeci, Paris Sorbon’da üniversite birincisi olduğundan Türk bayrağını göndere çektiren Nurettin Topçu; hoca ve ahlakçı.

Prof. Dr. Kaya Bilgegil âlim; köşe yazarı Vecihi Ünal ve ressam-yazar Gürbüz Azak birer İstanbul beyefendisi.

Prof. Dr. Abdülkadir Karahan aklı gelince Ord. Prof. Ali Nihat Tarlan ile kavgası hafızalarınıza kazınmış.

YAKIN ÇEKİMDEKİLER VE SON HUYSUZLAR

Hikayesi filme çekiler, dergi yayımcısı, köşe yazarı Rasim Özdenören, ego sahibi. Aynı ekolden Sebep Ey Şairi Erdem Beyazıt ise celadetli, Şair Akif İnan mücadeleci.

Çalıkuşu yazarı Reşat Nuri Güntekin deyince akla hemen sigara geliyor. Sabahattin Ali de öyle, Nurullah Ataç da.

Beş Şehir ve Huzur ile hala eserleri basılan siyasetçi Ahmet Hamdi Tanpınar kahve tiryakisi ve aşırı dağınık.

Abdülhak Şinasi Hisar titiz ve ev işlerinde bir usta. Hüseyin Rahmi Gürpınar da müzmin bekâr ve ev işlerinde hamarat hanımlara bile örnek biri. Bu dalın bir başka örneği de ev işlerinin olmazsa olmazı Yazar Cemal Kaygusuz. Serdengeçti, kravatını beline bağlayan adam…

Romancı Halit Ziya Uşaklığil bade sofrası açık biri imiş.

Yusuf Ziya Ortaç’ın midesi hep tatlılarla dostmuş.

Halit Fahri Ozansoy huysuz, Tarihçi İsmail Hami Danişment kırıcı, İbnül Emin Mahmut Kemal huysuz ihtiyar, peynir, kadın ve sarhoş düşmanı gibi çok özelliklere sahip. Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu 7 defa evlenmiş, gözü hala çöplükte.

Romancı Osman Cemal Kaygılı eski bir İstanbul akşamcısı.

Faruk Nafiz Çamlıbel, Necip Fazıl Kısakürek, Mahmut Yesari, Fikret Adil bohem. Necip Fazıl ayrıca müsrif ve mükrim…

Nazım Hikmet Ran banyo yapmayı hiç sevmiyor. Cahit Sıtkı Tarancı hüzün şairi…

SESSİZLİK, ZITLIK, NOSTALJİ VE NAİFLİK

Suat Taşer kendisini tiyatro ile örtüştürmüş.
Sezai Karakoç sessizlik ile güçlü ses veriyor. Nuri Pakdil de sessizlik grubunda yer alıyor, konuşmayla arası iyi değil. Birkaç saat birlikte olunsa bile bazen hiç konuşmayabiliyor.

Mehmet Şevket Eygi’nin evi güzel, nostaljik, eski zaman insanı.

Cemil Meriç zıtlıkların adamı…

Ziya Gökalp Mücadeleci…

Orhan Veli popüleştirmeci ve kibar.

Mehmet Emin Yurdakul vatan ve millet adamı.

Zaman zaman kendisi için öldü haberleri çıkararak yayan, sonra tepkileri ölçen Refik Halit Karay duru Türkçeci, 2000’lı yılın sevgilisi.

Ahmet Ümit enaniyet. Selim İleri Naif Adam. Doğan Hızlan deyince akla hemen dolma kalem koleksiyonu geliyor. Prof. Dr. Nabi Avcı için ise düz kalem koleksiyonu.

İlhan Selçuk dürüst…

Ayşe Kulin anıların yazarı Boşnak hanım…

Kocasının soyadını kullanmayan dinozor Mina Urgan itirafçı, doğru anlatıcı. Şule Yüksel Şenler mücadelesine adanmış bir ömür.

Mehmet Akif Ersoy tevazu ve istiklal…

KİM, SİZİ NASIL TANIYACAK?

Günümüzün şöhretli yazarları ve sanatçıları acaba nasıl hatırlanacak ve nasıl anılacaklar? “Eserleri dünya dillerine tercüme edilen aydınımız” veya “gururumuz” yahut “fikir ve edebiyat dünyasını alt üst eden münevver” şeklinde mi, “Yalaka” diye mi, “ebedi muhalif” eleştirisiyle mi, “kalemini satan” veya “kiraya veren” biçiminde mi, şöhret, unvan, imkân budalası olarak mı, “para onun için her şey” diye mi, çok satan, çok okunan, teknoloji hastası yoksa bir başka yakıştırmayla mı anılacaklar zaman gösterecek.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.