Dolar 32,2020
Euro 35,0069
Altın 2.504,53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 30°C
Az Bulutlu
Kilis
30°C
Az Bulutlu
Paz 30°C
Pts 31°C
Sal 32°C
Çar 30°C

‘Kıraathane Söyleşileri’nin 33’üncüsü gerçekleştirildi

‘Kıraathane Söyleşileri’nin 33’üncüsü gerçekleştirildi
A+
A-
28.01.2022
202
ABONE OL

Kilis 7 Aralık Üniversitesinde Kıraathane Söyleşilerinin 33’üncüsü gerçekleştirildi.

7 Aralık Üniversitesinde “Kıraathane Söyleşileri”nin otuz üçüncüsü “Kilis Yahudilerinden Kalan Bir Miras: Kilis Sinagogu” başlıklı söyleşi, Araştırma görevlisi Muhammet Yasin Çakır’ın yönlendiriciliği ve İslami İlimler Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü Öğretim Üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Akın Tercanlı’nın sunumlarıyla çevrim içi olarak gerçekleştirildi.

Tercanlı, söyleşide, Kilis’in tarihi dokusundan ve Osmanlıdan itibaren süregelen imar faaliyetlerinden bahsetti. Osmanlı öncesi dönemden ve Osmanlı döneminden günümüze ulaşan dini yapılar hakkında bilgi verdi.

Sinagog kelimesinin, İbranice “cemaat, cemiyet, meclis” gibi anlamlara gelen “kahal”, “kehila” veya “knesset” kelimeleri karşılığında kullanıldığını aktaran Tercanlı; İbranicede sinagoga “Bet ha-Knesset” denildiğini ve “toplanma evi, cemaat evi” gibi anlamlara gelen bu kelimenin, Müslümanlardaki “camii” kelimesinin karşılığı olduğunu anlattı.

Tercanlı, tarihi süreçte Kilis’te yaşayan Yahudilerden bahsetti. Kilis’te yaşayan Yahudilerin Arapça konuştuklarını ve “Mizrahi” olarak adlandırıldıklarını aktardı. 1960’lı yılların başına kadar, söz konusu Yahudilerin ticarette etkili bir şekilde yer aldığını; özellikle kozmetik ürünleri İstanbul’a gönderdiklerini söyledi. Ancak 1960’lı yıllardan sonra Kilis’te yaşayan Yahudi ailelerin kalmadığını anlattı.

Sinagoglarda mutlaka bulunması gereken mimari ve dini unsurlara değinen Tercanlı, “Aron ha-Kodeş (kutsal dolap)”in, içinde Tevrat tomarlarının bulunduğu bir dolap ve sinagogtaki mihrabı oluşturduğunu; “Ner ha-Tamid”in devamlı yanan bir ışık olduğunu anlattı.

Tercanlı, “Teva (Bima)”nın ise Aron ha-Kodeşin tam önünde yer alan kürsü olduğunu ve ibadet sırasında ha-Kodeşten çıkarılan Tevrat tomarının din görevlisi tarafından bu kürsüde okunduğunu söyledi.

Tercanlı, Ardından ibadet esnasında kullanılan Sidur, Şofar, Mezuza, Menora gibi eşyalardan bahsetti. (Haber Merkezi)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.