Kıskançlığı Bırakalım

24 Oca 2020 Cum 21:03
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

M. Yahya EFE

Sevgili okurlarım, bugünkü yazımda sizlere kıskançlıktan söz etmek istiyorum. Çünkü son günlerde kıskanç insanların sayısı çoğaldı.

Kıskançlık, herkesin hayatı boyunca, birçok zaman karşı karşıya kaldığı bir duygu durumu haline geldi.

Yalnız insanlar mı, meclisteki iktidar ve muhalefet partisi milletvekilleri de, birbirlerinin yaptıkları iyi şeyleri kıskanıp duruyorlar.

Sivil toplum kuruluşları arasında da kıskançlık duyguları var…

“Biz” değil, “ben” duygusu hâkim… Bu durum, kendini aşamamış ve paylaşma kültüründen nasibini almamış insanlarda daha çok görülüyor (!)

Bazı düşünürlere göre kıskançlık; bir güvensizlik belirtisi, olgunlaşmamış bir duygu, ya da ruhsal bir bozukluk olarak kabul ediliyor.

Evrimsel psikologlar ise, kıskançlığa yeni bir bakış açısı getiriyorlar. Onlara göre, kıskançlık evrimsel süreç içinde kazandığımız bir duygu ve aşkın koruyucusudur.

Öyle ki bizim atalarımız kıskanç olmayanlar değil, kıskanç olanlardı diyorlar. İşin ilginç yanı, kıskançlığın, aşkın koruyucusu olduğu kadar, onun parçalayıcısıdır da. İdeal evliliklerin temelinde, dozunda kıskançlık ve eşin sadakatine güven duygusu bulunur.

Günümüzde her insanda az veya çok kıskançlık duygusu vardır. Karşısındakini ya sevgiden dolayı, ya da “sende var bende niçin yok” diye mutlaka kıskanır.

Aslında dozunda olan kıskançlık normaldir ve sevginin, bağlılığın bir göstergesi olarak kabul edilir.

Günümüzde kadınlar acaba kıskançlık kavramını biraz abartmıyor mu? Başka kadınların kendilerinden güzel, alımlı veya başarılı olması onları neden bu kadar üzer? Anlamak mümkün değil.

Mesela başarılı olmuş bir kadın, diyelim ki doktor olmuş, çalışmış bir yerlere gelebilmiş. Mutlaka bir kulp takarlar ona. “Doktor olmuş ama giyinmesini bilmiyor, baksana o pantolonun altına o ayakkabı giyilir mi hiç” derler en azından.

Ya da bunun tam tersi, modayı takip eden iyi giyinmiş birine de; “şuna bak, sorsan alfabeyi bile bilmiyordur”…diyerek, kıskançlık belirtileri gösterirler.

Aslında kıskançlık, her insanda bulunan doğal bir duygudur. Ama bunu normal dozunda bırakmak gerekir.

Her insan yaşamının bir döneminde birilerini mutlaka kıskanmıştır. Eğer bu kıskançlık, anormal derecede bir kıskançlık ise, yıkıcı bir saplantıdır ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

Kıskançlık doğuştan gelen bir duygu değildir. Sonradan öğrenilen bir duygudur. Kıskançlığın temelinde ise, özgüven eksikliği ve yetersizlik duygusu yatar.

Kendini dışlanmış hissetme duygusu ise tetikler insanı. Eğer bu kıskançlık duygusu yaşam kalitenizi bozan bir düzeye ulaşırsa, hasta olabilirisiniz ve psikolojik tedavi almanız gerekir.

Hiçbir zaman anlayamadım, insanların başkalarına karşı yoğun duygularla besledikleri kıskançlık dürtülerini. Bu dürtüler, pençesine aldığı insanı yiyip bitiren, beynini altüst eden, hatta fiziksel olarak karın ağrıları çekmesine neden olan bir kıskançlık duygusudur.

İnsan O batağa saplanmayı görsün. Saplandıktan sonra kurtulmak için ciddi olarak çaba sarf etmesi gerekir. Kıskançlık duygusu yenilemez sadece baskılanabilir. Önemli olan şey, kıskançlık duygusunun kıskanılan kişiye zarar verme, laf sokma gibi eylemlere sebep olmasını engellemektir.

Genellikle kişilerin özgüven eksikliğinden kaynaklanan bir sorun olarak kabul edilen kıskançlığın temelinde, çok daha derin sorunlar yatabiliyor.

Onun için bir tür davranış bozukluğu olan kıskançlık duygularına kapılamayalım.

Yaptıkları iyi işlerden ve başarılarından dolayı bir başkasını kıskanacağımıza, onu örnek alalım, takdir etmesini bilelim. Kıskançlığı bırakalım.

Benzer Haberler

EKONOMİ Ekonomi, seçim ekonomisine işaret ediyormuş. İşarete gerek yok, herkes görüyor zaten!…...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “YİYECEK VE İÇECEKLERE HOŞ KOKU VE TAT VERMEK İÇİN KULLANILAN TARÇIN,...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Türk dilinin, Türk edebiyatının, Türk kültürünün...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

EKONOMİ Ekonomi, seçim ekonomisine işaret ediyormuş. İşarete gerek yok,...

12 KALEM TIBBİ SARF MALZEMESİ

İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK BAKANLIĞI BAKAN YARDIMCILIKLARI 12 Kalem Tıbbi...

AMBULANSLARDA BULUNAN OKSİJEN SİSTE...

İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK BAKANLIĞI BAKAN YARDIMCILIKLARI Ambulanslarda...

Şifalı Baharatlar

Metin MERCİMEK “YİYECEK VE İÇECEKLERE HOŞ KOKU VE TAT VERMEK İÇİN...

Kilisli Muallim Rif’at Bilge (3)

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Türk dilinin, Türk edebiyatının, Türk...

KİLİSLİ

Kıble evin diliyim, Dış kapıya frengi, Onlar olmasa kallebi. Eşiğin üstünde...

GÜZELLEME

GÜZELLEME Şiirler sundum da kabul olmadı Yüreğine posta haber salmadı Sensiz...

GİDERİM

Güvenip inandım dağlar yok oldu Geçti ömrüm yitti çağlar yok oldu Salınıp...

SEVMEYE GELDİM

Gönülden silmeyi çok kolay sandım Ettiğin yemine nasıl da kandım Bir gülüşün...

Limitler doldu, veresiye defteri aç...

Kredi kartı mağduru olan vatandaşlar, çareyi eskiden olduğu gibi bakkallarda...

Polis Yakup Kaya bir canı son anda ...

Kilis İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Polislerinden Yakup Kaya önceki...

Ticaret Bakanı Pekcan Kilis’e geliy...

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan biri dizi temaslarda bulunmak üzere 27 Şubat Perşembe...

Kadıoğlu’ndan Kızılay’a battaniye y...

Kilis İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Kızılay Şube Başkanlığına ihtiyaç...

Trafik kazasında 2 yaralı

Kilis’te motosiklet ile hafif ticari araca çarpması sonrası 2 kişi yaralandı....

“Ulaşılmadık Köy Okulu Kalmasın”...

Türk Kızılay Kilis Toplum Merkezi Sağlık ve Psikososyal Destek Programı...

Rektör Karacoşkun Millet Kütüphanes...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun,...

Asfalt çalışmaları başladı

Kilis Belediyesi Fen İşleri Ekipleri başlatmış olduğu asfalt çalışmaları...