Dolar 9,5064
Euro 11,0660
Altın 549,28
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 26°C
Az Bulutlu
Kilis
26°C
Az Bulutlu
Per 18°C
Cum 22°C
Cts 23°C
Paz 23°C

Konuşmak Bir İhtiyaçtır

Konuşmak Bir İhtiyaçtır
A+
A-
14.02.2018
48
ABONE OL

M. Yahya EFE

 

Sevgili okurlarım, insanı diğer yaratıklardan ayıran ve ona ayrı bir değer kazandıran konuşma, tarifi mümkün olmayan çok üstün bir meziyettir.

Konuşma; insanın, hemcinslerine meramını anlatabilme özelliğidir.

Her insan, konuşmayı ve susmayı yerine ve zamanına göre en güzel şekilde bilmelidir.

Oysa günümüzde, her konuda bilen bilmeyen ağzı olan ulu orta konuşuyor…

Onun için her insan konuşma usul ve üslubunu yerli yerince kullanmalıdır.

Atalarımız: “Çok söz yalansız, çok para da haramsız olmaz.” demiştir.

Ayrıca Türkçemizde şöyle güzel bir ifade vardır: “Söz bilirsen söz söyle sözünden ibret alsınlar, söz bilmezsen sükût eyle seni bir adam sansınlar.

Allah insana bir ağız, iki kulak vermiştir. Bunun da en bariz şekildeki manası: “Bir konuş, iki dinle” demektir.

“Söz gümüş ise, sükût altındır” cümlesini hemen hepimiz birçok kereler duymuşuz ve söylemişizdir.

İnsan yerinde yeteri kadar konuşmalı,  şayet konuşmayı gerektiren bir ortam yoksa sükut etmelidir.

Dile hâkimiyet, sahibini yüceltir. Konuşma organı olan dili gelişigüzel ve uluorta kullanmak ise, sahibini toplum içinde şahsiyetsiz ve seviyesiz kılar.

Gelelim, günümüzde sıkça konuşulan “Lan” kelimesine. Osmanlıca da Lân şeklinde yazılan bu kelime; vefasızlık, samimiyetsizlik ve nankörlük anlamlarında kullanılırdı.

Fransızcada ise, “Lan” eşek demektir.

Eşek kelimesi de, Türkçede eş anlamlı bir sözcüktür. Eşek kelimesinin mecaz anlamda eş anlamları ise; duygusuz, düşüncesiz, inatçı, izansız, kaba ve yetersizdir.

“Lan” kelimesi, halk arasında sinirli bir anda çok kullanılan, fakat hoşa gitmeyen kaba bir kelimedir.

Bir devlet büyüğünün, vatandaşa hitap ederken “lan” kelimesini kullanması nasıl doğru değilse, vatandaşın da devlet büyüğüne hitap ederken biraz daha edepli ve saygılı olması gerekir.

Birisini ikaz etmek zorunda kaldığımızda nasıl ve nerede yapmamız gerektiğini, takdir etmek istediğimizde de zaman ve mekânını seçebilmeliyiz.

Bir topluluğa hitap ederken, söylediklerimizi kulağımız duymalı.  İnsanlara hitap ettiğimizi ve onların da kalpleri, hisleri ve hatta onurları olduğunu bilmeliyiz.

Bilhassa devlet büyüklerimiz ve siyasilerimiz, konuşma üsluplarına ve adabına çok dikkat etmelidirler.

Topluma kötü model olmamaları  için, hiçbir surette argo konuşmamalıdırlar ve konuşma üslupları  seviye kaybetmemelidir.

Konuşma üslubu; insanın kişiliğini, seviyesini ve seciyesini sergiler.

Günümüzde, her hangi bir konu hakkında, bilende bilmeyende, fikir beyan ediyor ve ağzı olan konuşuyor.

Madame De Stael’in dediği gibi: “Konuşmak bir ihtiyaç ama susmak da bir sanattır.”

Konuşma, insanların aklını kullanma sanatıdır. Yeri geldiği zaman, konuşmanın ve susmanın zamanını bilmek insanlar için en büyük meziyettir.

Devleti ve hükümeti yönetenler, ülkenin sorunlarını çok iyi bilmeli, düzgün ve az konuşmalı, yeri geldiği zaman sinirlerine hâkim olmalı  ve vatandaşa devletin sıcaklığını hissettirmelidirler.

Konuşma üslubumuza dikkat edelim…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.