Dolar 32,3087
Euro 35,0380
Altın 2.423,12
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 28°C
Açık
Kilis
28°C
Açık
Per 27°C
Cum 31°C
Cts 34°C
Paz 36°C

Koruk Suyu

Koruk Suyu
A+
A-
31.07.2022
235
ABONE OL

Adviye ERTEKİN YÜKSEL

Bu yıl sanırım üzüm yılı olacak. İki asmamızda yapraktan çok salkımlar var. Dallar salkımların ağırlığından yerlere kadar inmişler. O gün bize gelen yengem:

– Big kele bunların niye suyunu sıkmon? Dolmada, bamyada çok lezzetli olur taman.

Ben bön bön bakınca;

– Kez sene sororumtaman! Korukların suyunu niye sıkmon?

Kızım:

– Yenge koruk suyunu niye sıkalım ki? Limon ağaçlarımız var. Kışın onlar bize yetiyor. Hatta konu komşuya dahi yetiyor, deyince yengem:

– Yeri anam yeri. Kele koruk suyunun yerini leymun suyu heç tutar mı?

Bana dönerek:

– Kez kızım sen dolmanın, bamyanın, balcan, kabak bastırmasının koruk suyundan güzel olduğunu demon mu uşaklara?

– Yenge Allah rahmet eylesin. Annem sağken getirirdi koruk suyu. Ben burda nerde bulacağım. Limon ağaçlarımız var. Onlardan faydalanıyoruz,dedim; dedim amma yengem çok sinirlendi:

– Kez kızım aha taman asmanız iki tane. Üstü yerlere kedek koruk dolu. Şerbetini yap, yemekte kullan. Big kele bir iki kanne de bize ver. Kağın bakım toplayalım şunları!

Biz ne yapacağımızı daha tasarlamadan, start verdi yengem:

– Sarkan korukları toplayın bakım!

Ben ve gelin, elimizin yettiği dallardan korukları kopardık. Masanın üzeri koruk doldu.

Yengem:

– Hadin bakım şu koruları yuyun! Süzgeçlere koyun genleri!

Bir anda bize koruları yıkattı.

– Et makinası var mı? Varsa getir bakım!

Et makinasını masaya yerleştirdik. Yengem ha bire emir veriyordu:

– Kağın bakım kanneleriyuyun suyu süzülsün!Sulukanneye konmaz koruk suyu. 

Eskilerde dolaplara su koyduğumuz şişeleri yıkadık. Baş aşağı gelecek şekilde kurusun diye masaya bıraktık. Yengem ha bire iş önermeye devam ediyordu:

– Kez ne günlere kaldık kele! Koruk mahra dolusu gelirdi. Curuna konur, üstüne kuyudan çektiğimiz su koğakoğa dökülür, tozundan talazından arındırılırdı. Depelenen koruğun suyu süzülür,kannelere doldurulurdu. Üstüne de bullakmazeyt, aha sene koruk suyu işte!

Biz hem dinliyor, hem de makinayı masaya kuruyorduk ki,ikinci bir emir geldi:

– Kağın bakım bir de Kilis iç katması yapak!Şele ağız tadından haşlanmış asma yaprağından yiyek demesin mi?

Haydiin hazırlık başladı.

– Kak bakım simit getir, ölçüm horantamıza göre. Leğençeyi koy şura!

Bana korukları makinada çekme işi verildi. Yengem:

– Mekinenin dilinden sen anlon. Çek koruları ben de süzerim. Dölbentle süzek getirin bakım! Bir de böyücek kazan.

– Kez Şenel kime dorum kazanın üstüne koy süzeği bakım! Aç üstüne tülbenti!

Ben korukları makinada çektim, yengemle Şenel süzdüler.

Ehhh kızıma da huni yardımı ile şişelere doldurmak düştü.

Yengem o arada anlatıyordu:

– Kele şindiavratlık kolay. Bağ zamanı bağda, zeytin zamanı zeytinde terimiz damlamadan yemek bize nasip olur muydu? Köylü donunu üstümüze geyer,dolağı başımıza bağlar, işin başına geçerdik. Kayınbabam titiz. Bağa mı gidilici,akşamdan her şey havışta hazır olmalıydı.

Kaynanam çoğu kere bağ bıçkısını, kendiri aramamak için başucuna kor eyle yatardı.

Kele ne bişicise, onların tekmili bir gün evvelden hazır edilirdi. Kele şağriyeli bulgur aşı bişiciseyağlı hamır yoğrulup iki üç gün önceden yuvarlanır dökülür, kurutulurdu şeğriyeler.

Kızım:

-Yenge niye çarşıda yok mu? Alsalardı ya!

-He yaaa Beyza Hanım! Kele şağriye ne gezor çarşıda. Şimdi her şey hazır… Bulguru biz kaynatmalıydık. Tamatos-biber bekmezi, üzüm bekmezi, hepsi elimizden çıkardı

Yoğurt bişirirdik. Kış gelmeden bunlar olmalıdı.

Kasım ayı soğuk başlardı. Biz elimiz ayağımız üşüye üşüye zeytin toplardık.

Yengem anlattıkça biz sanki o günleri yaşamış gibi olmuştuk.

Bu arada ben ve gelin Kilis içi için hazırlıkları tamamlamıştık. Köfteyi Şenel gelin yoğurdu. Bir kısmını köfte olarak sıkımladık. Diğer kalanı da koruk suyu ile sulandırdık.

Taze olan asma yaprağını haşlayan Şenel servisi yaptı. Tabi yanında turşu ve ayranı da unutmadık.

Koruk suyumuz hazırlanmıştı. Gerçekten de mis gibi kokuyordu. İlk olarak da Kilis iç katmasında yemiş, tadına bakmıştık. On şişe çıkmıştı. Yengemlerle yarı yarıya pay ettik. Onların da koruk suyu oldu bizim de oldu. Zaten limon ağaçlarımız da olunca bu ihtiyaç da giderilmiş oldu.

Akşam için ayrı bir yemek tasarlayan yengem bizleri bundan da kurtardı.

O gece yemekten sonra yengemin yaptığı gerebiç ve kahke ile çayımızı da yudumlarken yine çok keyifli bir gün geçirmiştik.

Sağlıklı ve huzurlu günler. Kalın sağlıcakla.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.