Dolar 8,4396
Euro 10,0747
Altın 492,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 39°C
Sıcak
Kilis
39°C
Sıcak
Cts 40°C
Paz 40°C
Pts 40°C
Sal 41°C

Kötü Karne ve Aile Tepkisi

Kötü Karne ve Aile Tepkisi
REKLAM ALANI
A+
A-
29.01.2015
31
ABONE OL

Metin MERCİMEK

 

“KÖTÜ KARNE SADECE ÖĞRENCİYE AİT BİR ŞEY DEĞİL, AİLENİN VE ÇOCUKLA İLGİLİ EĞİTİM SÜRECİNDE YAPTIKLARININ BİR DEĞERLENDİRMESİNİ YERİNE GETİRMESİ GEREKİR.”

23 Ocak 2015 Cuma günü okulların yarıyılı tatiline girmesi nedeniyle, Türkiye’de 18 milyon öğrenci karnesini aldı.

Önce karne nedir, karne çocukta ve aile içinde nasıl bir bilgi ve etki yaratır? Onu bir gözden geçirelim. Karne aslında ulaşılması gereken bir amaç değil, sadece araçtır. Ne var ki, birçok anne babalar karneye araç olarak bakmamaktalar. Keşke araç olarak bakmış olsalar. Çünkü karne çocuğun kendini geliştirebilmesi için neler yaptığını, nasıl yaptığını gösteren yani çocuğun kendisiyle ilgili bir değerlendirmedir.

Ayrıca anne-babalar, karnenin sadece çocuğun ders durumunu gösteren, yaptıklarının ara değerlendirmesini gösteren bir belge olduğunu görmekteler. Oysa karne böyle bir özelliği değil, aile de geri bildirim özelliği taşır. Ailenin de derslere, çocuğa ve okula bakış açılarının ve oradaki bütün emeklerin geri dönüşüdür. Karne ile birlikte veliler de eğitim dönemi içinde neler yaptılar, yaptıklarından neler işe yaradı, neler işe yaramadı gibi tüm çabalarla ilgili bir geri bildirim almış oluyorlar ve kendilerine de bir geri dönüp bakmaları gerekiyor.

Hemen hemen her yarıyıl tatilinde gerek televizyonlarda, gerek yayın organlarında iki haftalık tatilde neler yapılması hususunda bilgiler verilir. Tatilde hem dinlenme hem de ders konusundaki eksikliklerin giderilmesi açısından mutlaka değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu değerlendirme yapılırken bir plan çerçevesinde ele alınmalı, hem de okul döneminde olduğu gibi çok katı ve sert, yani şu saatten şu saate kadar şu yapılması gerekir gibi kesinlikle olmamalıdır.

Önem arz eden konulardan biri de, bu planları yaparken çocuk hangi yaşta olursa olsun birlikte karar verilmeli. Örneğin:” SENİNLE GEZELİM, SİNEMAYA GİDELİM, EVDE OTURALIM, FİLİM SEYREDELİM.” Ama bunun yanı sıra daha düşük not aldığı ya da zayıf olduğu dersle ilgili olarak da “BU DERSİ NASIL DESTEKLEYEBİLİRİZ, BU DERSLE İLGİLİ NE YAPARSAK SENİN İÇİN FAYDALI OLABİLİR?” gibi onun da fikrini alarak bu sorumluluğun içine dâhil etmeliyiz.

Şu bir gerçektir ki, her çocuğun kapasitesi ve yetenekleri aynı değildir. İlgi alanları farklıdır. Başarı kriterinin de çocuğun kapasitesine göre belirlenmesi mutlaka bilinmelidir. Her çocuktan okul birincisi olmasını isteyemeyiz. Diğer taraftan bir çocuğu değerlendirirken sadece okul başarısı yani okulda aldığı notlar ve akademik başarısı değil, ilgi ve beceri alanları da değerlendirilmeli. Özellikle neyi daha iyi yapacağı konusunda çocuğu yönlendirmek ve kısıtlı olduğu alanlarda da ailenin ikna edici olması da önem taşımaktadır. Örneğin, “SEN ELİNDEN GELENİ YAPTIN, ÇOK ÇABA SARFETTİN” gibi…

İşte, bizler anne baba olarak çocuklarımızın iki haftalık tatilde, hem dinlenmelerini hem de ders konusundaki eksikliklerinin giderilmesi açısından değerlendirmeler yapmamız gerektiğini unutmayalım. Çünkü almış oldukları karneler nasıl olursa olsun, onlar bizlerin desteklerine ihtiyaçları vardır.

Hoşça kalın.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.