Dolar 12,4902
Euro 14,1332
Altın 714,43
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 18°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
18°C
Parçalı Bulutlu
Paz 19°C
Pts 19°C
Sal 20°C
Çar 14°C

Kuraklık, Kıtlık, Açlık-1

Kuraklık, Kıtlık, Açlık-1
A+
A-
19.10.2021
41
ABONE OL

Alaiddin ÖZKAR

Önümüzdeki yıllarda dünya devletlerinin, en önemli gündemlerinden biri, insanının karnını doyurmak için, gıda maddelerine ulaşım ve tedariki olacaktır.  
Gitgide ısınan dünya, buzulların erimesi, tarım alanlarının heba edilmesi, yer altı ve yerüstü sularının israf edilmesi, gıda üretiminin azalmasına sebep olduğu gibi, gıda ürünlerinin dünya piyasalarında dolar bazında fiyat artışı bir yılda % 40’ı bulmuştur. 
Bu durumdan en çok geri kalmış ülkeler ve bizim gibi gelişmekte olan ülkeler etkilenmiştir. 
Gelişmiş ülkeler bu gerçekleri önceden gördükleri için, tarıma özel önem vermişlerdir. Bu ülkeler üretime ve üreticileri ciddi teşvikler ile destekler verdiler.  
Bu gerçeği gören yalnızca Dünya devletleri değil, dünyaya yön vermek, her türlü baskı metotları ile ülkeleri dize getirmek isteyen belli başlı aileler de var.  
Mesela, 132 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin 3. Kişisi olan Bill Gates, toplamı 1 milyon kilometrekareye yaklaşan tarım arazileriyle birlikte ABD’deki en büyük tarım arazileri aldı.  
Bill Gates’in dünyanın çeşitli ülkelerinde, hatta Trakya’da bile tarım arazilerini topladığı iddia edilmektedir.  
Dünya ülkeleri kendilerini zor günlere hazırlarken, bizim gibi üzerinde hesap yaptıkları, gelişmekte olan ülkelere ise tam tersini yapmalarını tavsiye ettiler.  
ANASOL-M döneminde merhum Bülent Ecevit tarafından, kabul edilen daha sonra “En büyük hatam” olarak adlandırılan Kemal Derviş yasaları, başta tarım olmak üzere ülkeyi her yönden gerileme dönemine soktu. 
Kemal Derviş’in 15 günde 15 yasa olarak tarihe geçen, yasa maddelerinin iki tanesi tarımla ilgili idi.  
Bu maddeleri anımsayacak olursak, çıkarılan şeker yasası ile şeker pancarında taban fiyatı kaldırıldı, fiyat belirleme fabrikaların keyfine bırakıldı. Pancar üretimine kota dönemi başladı. Şeker fabrikalarının bir kısmı o dönem, birçoğu da AKP döneminde satıldı, bu vesileyle dış ülkelerden şeker ve mısır şurubu ithalatının önü açıldı.  
Bir diğer yasa tütün yasası, bu yasa ile de ülkemizde tütün üretimine kota konuldu, sigara fabrikaları özelleştirildi, kapatıldı, Türkiye adeta ithal ve kaçak sigara merkezi oldu.  
Fisko Birlik, Tekel Suma vs. gibi devlet kuruluşları kapatılarak, çiftçi tüccarın merhametine teslim edildi. 
Şu an geldiğimiz noktada,  çiftçinin bankalara olan borcu 2002 yılında 2,4 milyar TL’den 2020 yılında 134 milyar TL’ye çıkmıştır. Yani tam 56 kat artmıştır.
654 bin çiftçi üretimi bırakarak, başka sahalarda iş aramak sonunda kalmıştır. 2002 yılında tarım sektöründe çalışan sayısı 7 milyon 458 bin iken, 2020 yılında 4 milyon 716 bine gerilemiş ve işsizler ordusuna yenileri eklenmiştir. 
Tarım sektörünün gayri safi yurt içi hâsıla içindeki payı 2002 yılında yüzde 10,2 iken 2020 yılında yüzde 6,6 ya düşmüştür.  
Peki çözüm nedir? (Devam edecek)   

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.