Dolar 8,1772
Euro 9,8359
Altın 468,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 28°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
28°C
Parçalı Bulutlu
Per 28°C
Cum 30°C
Cts 33°C
Paz 33°C

Kütüphaneler Haftası (29 Mart-4 Nisan)

Kütüphaneler Haftası (29 Mart-4 Nisan)
REKLAM ALANI
A+
A-
02.04.2021
112
ABONE OL

Sabahattin YARAR

 

Yılın dolu gün ver haftaları arasında bir hafta kutlaması daha gördüm takvimimi karıştırırken. Mart ayının 29’u ile Nisan ayının 4. Günü “Kütüphaneler Haftası” olarak değerlendirilmiş.

Bugün bile çok kişinin kendine kitaplıklar kurması, tüm bilgilerden buradan yararlanması olanağı pek olası bir durum değildir. Bu nedenle, Kütüphanelerin işlevleri, yararlanma araçlarının fazlalığı ile bulunmaz bir bilgi kaynağı olduğu yadsınamaz. Ne kadar kitap düşkünü olsanız, bir kütüphanenin kaynak zenginliğine ulaşmak hedefini tutturmak kolay değildir. Ayrıca; maddi olanak ve yokluklar her bilgi kaynağına ulaşmanın yolunu tıkayan engellerdir. İşte Kütüphaneler bu olumsuzlukların giderilmesinde sağlanan önemli birer bilim ve kültür yuvalarıdır.

Bizim neslin, önemli yokluklar ve olanaksızlıklar içinde sürdürdüğü öğrenim süreçlerinin en önemli bilgi kaynağını kütüphaneler oluştururdu. Günlük gazetelere bile ulaşılamadığı zamanlarda, yardımcı kitap ve belgelerin bulunmadığı günlerde en büyük yardımcımız kütüphaneler olmuştur. Hem ders ve araştırmalarımızı yapmış, hem de alamadığımız kitapları buralarda okuyarak bilgi kaynaklarımızı geliştirmiştik. Bugünün koşullarında, özellikle bilgisayar uygulamaları ve yayın organları büyük oranda bu açığı kapatmış olsa da, kütüphanelerin yararlarında çok etkin olmamıştır.

Zaten kütüphaneler de çağa uygun düzenlemelerle, kendini yenilemiş, daha verimli bir hale gelmişlerdir. Özellikle öğrencilerimizin, rahat okuyup çalışabilecekleri bir ortam, kütüphanelerin koşullarında sağlanmıştır.  Her ne kadar koşullar bizlerin lehine gelişmiş olsa da, kütüphanelerimizin ziyaret edilmesi, bilim ve kültür birikimlerimizin arttırılması, cahillik ve bilgisizliğin giderilmesi açısından gereklidir.

Bu arada düzenlenen kitap fuarlarının gördüğü ilgi ve kalabalıkların bize umut verdiğini söylemek yanlış olmayacak. Her ne kadar, okuma yönünden yeterli düzeye gelmemiş olsak da, eskiye oranla, kitap fuarlarının bu konudaki etkinliğini yadsıyamayız. Telefonlarla zaman geçirmek yerine, kitaplarla dost olmanın yollarını arasak daha yararlı olacaktır. Okumak, yazmak ve okuduğunu anlamak, yargılamak, bilgi sahibi olmak çok önemli bir olgudur.

Kütüphaneler, kitap fuarları derken, ülkemiz insanlarının sadece okuyup yazma işlevi ile yetindiği, bilgi edinmeye pek önem vermediği görülmektedir. Sosyal medyada karşılaştığım iki olay, bu savımın tanığı oldu adeta. Sokakta röportaj yapan spikere pahalılıktan, geçim sıkıntısından, işsizlikten, yokluktan yakınan bir kardeşimiz, “hayatımda bu hükümete oy vermem” diyor. Peki, kime vereceksiniz sorusuna “oyum AKP ye” diyor. Hükümetin kim olduğunun farkında değil!…

Aynı sorunun sorulduğu bir vatandaş, “pahalılıkta, yoklukta AKP’nin ne suçu var? Hep o Kılıçdaroğlu var ya, o yapıyor bu pahalılığı” diye cevap veriyor. Devleti Kılıçdaroğlu yönetiyor sanki… Demek ki sadece okur-yazar olmak yeterli olmuyor. Eğer giderlerse onları da bekliyor kütüphaneler…

Bilgi dağarcığının artması, ülke gerçeklerinin anlaşılıp, çözümlerinin sağlanması, bilinçli bir toplumun oluşması ile olanak dâhilindedir. Cahil ve bilinçsizliğin hem kendine, hem topluma, hem de ülkeye bir yararı yok, zararı vardır. Çözüm; okumak, bilgilenmek, yargılamaktan geçmektedir. Cehalet ve bilgisizlikten medet uman siyasilerin en korktukları da budur…

Kütüphanelerimize gidelim, boş zamanlarımızı eksik bulduğumuz bilgileri edinerek geçirelim. Dünyamızı ve kendimizi geliştirmek, bilgi yönünden zenginleştirmek için halen kütüphanelere gereksinmemiz var…

Yeniden buluşalım…

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.