Dolar 17,9331
Euro 18,4099
Altın 1.039,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 34°C
Açık
Kilis
34°C
Açık
Paz 33°C
Pts 35°C
Sal 36°C
Çar 37°C

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine Dair Son Nokta-5

A+
A-
12.09.2019
451
ABONE OL

Mehmet Şenay TAŞKENT

 

Girne dâhil,Güzelyurt ve Lefke ilçelerine zamanla yarışarak görme fırsatı bulabildim.Göremediğim daha birçok yerlerin varlığını da biliyorum. Lakin zaman yetersizliği nedeniyle, inşallah bir başka seyahatimde gerçekleştireceğimi ümit ediyorum

Bu gezim esnasında birçok detayı, KKTC hükümet yetkilileri veya halkının haberi olmayacağını bile bile yine de, kendimce sorgulamadan edemedim. Mesela, KKTC’nin hangi bölgesine giderseniz gidin, toplu taşıma aracının olmayışını çok yadırgadım. Burada yaşayanların hemen hemen tümünün kendine has aracı olsa da ülkeyi ziyarete gelen turistlerin zorunlu olarak taksi dolmuşlarına mahkûm edilişini doğru bulmadığını itiraf etmeliyim. Bana göre, “Bize zengin ziyaretçiler gelsin!”veya” Bizim lüks otellerimizde konaklayacak, sabahlara kadar asla o dile getirmek istemediğim kumar oynayacaklar gelsin!” demekten başka birşey değildir. Buradaki amacın ne olduğunu bilmiyorum ama taksici esnaflarınıda mağdur etmeden ortak bir paydanın bulunabileceğini düşünüyorum.Uzaktanda olsa, Güney Kıbrıs Rum kesiminde bizzat toplu taşıma araçlarının varlığını gördüm.

Sözde, turizm cennetlerimizden biri olarak tahayyül ettiğimiz bu güzel Ada’yı, sadece kumar ağırlıklı otelleri ziyaret ettirmek amacından uzaklaştırıp, tarihi yapıları ve plajları ile yerli yabancı ziyaretçilere açılmasının daha doğru olacağını vurgulamak istiyorum.

İkinci yine önemli bir konu olan, KKTC Federe Devletinin biran önce sulu tarıma yönelik acil çalışmalar yapması gerekliliğidir.Suyun yeterli olmadığını biliyorum ama bu konuda çabalara gösterilmelidir. Gerekirse, tekrar söylüyorum, sondajlarda yeraltı su kaynakları aranmalı, hatta suni göletler yapılmalıdır. O kadar atıl durumda tarım arazileri var ki, insanın yüreği sızlıyor. Üretim olmadığı için dışarıdan gelen ürünler de onun için çok pahalı. Zaten, halkında bu pahalılığı sanki pek umursamadıklarını görmek mümkün… Bir şekilde edindikleri mülkleri kiraya vermek ve yüksek emekli maaşları ile yetindiklerini gördüm.Bana gücenmesinler ama rahatlıklarına pek düşkün olarak görünüyorlar. Varsayalım, tarım yapılmaya kalkışılsa bile, yerleşik halkın bu üretim mücadelesini verecekleri konusunda da şüpheliyim desem yeridir. Ada genelinde çalışanların pek çoğu, başka ülkelerden gelen yabancılar.

Lefkoşa’nın önemli tarihi eserlerinden olan Büyük Han da uğrağım tarihi yerlerden oldu. 1572 yılında Kıbrıs’a ilk atanan beylerbeyi Muzaffer Paşa tarafından yaptırılmış. Tonozlar üzerine iki katlı handa, bitişik nizam dükkânlarda Kıbrıs Halk Sanatlarının ürünleri satılırken, orta yaş ve üstü insanların dinlendikleri bolca cafeler dikkat çekici.Bir şeyi daha ilginç gördüm ki, çevre düzenlemelerine gösterilen hassasiyet maalesef parklara ve bulvarlara gösterilmemiş.

Kısacası, Girne, Güzelyurt, Lefkoşa, Gazimağusa, İskele ve Lefke ilçelerinin herbirinde, gerek tarihi ve gerekse turistik anlamda gezilip görülecek hayli yerleri var. İlk defa gören biri olarak, KKTC ye gitmeye yeterli mi derseniz? Bence değil! Ekonomileri dahil, hemen her konuda Türkiye’nin bağımlılığından kurtulmak adına kendilerinin de birşeyler üretmesi, yatırımcıları bünyesine çekmek için teşvik planları düzenlenmeli ve de Turizmi sadece zenginlere yönelik değilde her kesimden ziyaretçilere göre yeniden gözden geçirmeleri gerektiğinin bilhassa altını çiziyorum.Türkiye’de yaşayan biz Türkler olarak, Yavru Vatan dediğimiz bu toprakları gurur duyarak yâd edeceğimiz günleri görmek istediğimizi belirtmek isterim.

Değerli okurlarım, artı ve eksileri ile bir Kıbrıs gezisinde edindiğim bilgi ve gördüklerimi sizlerle paylaştım.Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin bugünlere gelişi uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi bir kez daha saygıyla yâd ediyor ve mekânları cennet olsun diyorum.

Kent’in yeni bir gününde yeniden buluşmak üzere esen kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.