Dolar 17,9331
Euro 18,4099
Altın 1.039,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 34°C
Açık
Kilis
34°C
Açık
Paz 33°C
Pts 35°C
Sal 36°C
Çar 37°C

Lefkoşa’daki Barbarlık Müzesi-3

A+
A-
10.09.2019
504
ABONE OL

Mehmet Şenay TAŞKENT

 

KKTC’de gezip gördüklerimin içerisinde beni en fazla etkileyen, Lefkoşa’nın merkezin deki tek katlı bir evin “Barbarlık Müzesi” adı verilerek ziyaretçilerine açılmış olmasıydı diyebilirim.

Hayli ilginizi çekeceğini düşündüğüm bu müze ile ilgili size öncelikle, kısa bir bilgi vereyim. Müze, adından da anlaşılacağı üzere, bir müze, ancak bu müze, taşınma bir müze değil. Tamamen bir gerçeğin yaşandığı mekanın, müze haline dönüştürülmüş olması açısından önem kazanmış gerçek bir müzedir.

İnsanlık dışı bir katliama sahne olmuş, olan bu müze evinin oldukça ilginç ve dramatik hikâyesi var. Bahse konu hikâyeye ait edindiğim bilgiler şöyle. 21 Aralık 1963 tarihinden itibaren adanın her bir tarafından Rumlar Türklere karşı saldırılara başlamış ve çok sayıda savunmasız insan, kadın ve çocuklar katledilmiş. İşte bu saldırıların en dehşet verici olanı da, 24 Aralık 1963 gecesinde şimdiki müze olan bu evde yaşanmış. O günün gecesinde, Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayında nöbette olan Binbaşı Dr. Nihat İlhan dışında evde, ailesi ve komşuları bulunuyormuş. Mürüvvet İlhan, çocukları, Murat, Kutsi ve Hakan, ev sahibi Yusuf Gudum, onun eşi, Feride Hasan Gudum, mahalle sakinlerinden Moralı Ayşe Cankan, kızı Işıl ve Növberİbrahimoğlu ile birlikte herşeyden habersizce oturdukları bir anda Rumlar,havanın kararmasıyla önce eve dışarıdan yaylım ateşine başlamışlar. Bayan İlhan üç çocuğu ile banyodaki küvete, diğerleri ise banyo bitişiğindeki tuvalete sığınmak zorunda kalmışlar. Ancak daha sonra sokak kapısını kırarak eve giren caniler,önce banyodakileri, arkasından tuvalet odasına sığınmış olanları makineli tüfeklerle tarayarak hunharca katletmişler.

İşte bahsini ettiğim bu ev, böylesi tüyler ürpertici bir barbarlık olayına sahne olmuş. Müze girişinde olan ilk odada, bu katliamla ilgili yabancı basında yayınlanan yazılar sergilenmiş. Hemen yanı başındaki odada ise,vahşette şehit olanların fotoğrafları, bir diğer oda da, şehit olan Mürüvvet ilhan ve çocuklarına ait eşyalar hiçbir şeye dokunmadan muhafaza edildiği gibi, banyo ve tuvalet odasındaki mermi izleri korunarak günümüze kadar getirilmiş.

Odaları gezinirken, gözyaşlarını tutmakta zorlanıyor insan. Dileğimiz o ki, artık böylesi insanlık dışı vahşi barbarlıkların bir daha yaşanmamasıdır.

Belirttiğim üzere insanlık dışı bir katliamı yaşayan bu evin müzeye dönüştürülmesi ilk kez, 1965 yılında ele alınmış ve Türk Cemaat Meclisi Sosyal İşler Dairesi tarafından kiralanarak  “Barbarlık Müzesi” olarak hizmete açıldığı bilgisini öğreniyoruz. Müze çıkışında buğulu gözlerimizin önüne, 1974 yılında Kıbrıs’a yapılan harekât gelirken, bu harekâtın ne kadar yerinde bir gereklilik olduğunu düşünmeden edemiyorsunuz.

Yıllarca bir arada yaşamak zorunda kalmış Kıbrıs Türklerinin, o dönemlerde yaşadıklarına dair nice kalıntıları, adanın neresine giderseniz gidin, görebiliyorsunuz. O bakımdan şunu belirtmekte yarar var ki, Kıbrıs Türk halkı az zulüm görmemiş o yıllar. 1974’te Türk Silahlı Kuvvetlerinin adaya yaptığı barış çıkarması sayesinde bu zulümlere son verilmiş olması, güzel bir nihai son olarak günümüze kadar gelmiştir. Kıbrıs’a iki taraflı bağımsız devlet olarak yaşamalarını sağlayan bu barış harekâtı bizde kısmen şehit ve gaziler ile bedelde ödenmiştir, elbetteki!… Bu bedeli kanları ile ödeyen tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. (Devam edecek)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.