Dolar 12,4902
Euro 14,1332
Altın 720,04
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 20°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
20°C
Parçalı Bulutlu
Cts 13°C
Paz 16°C
Pts 19°C
Sal 20°C

Gazi Kilis’e İstiklal Madalyası

Gazi Kilis’e İstiklal Madalyası
A+
A-
18.04.2016
62
ABONE OL

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

1984 yılında adının başına “Şanlı” ismini ekleyen Urfa’ya parlamentodaki dört siyasi partinin ortak teklifi, kararı ve kabulü ile 2016 senesinde de “İSTİKLAL MADALYASI” verildi. Başbakan Ahmet Davutoğlu elinde “İSTİKLAL MADALYASI” ile geldiği Şanlıurfa’da ayrıca bakanlar kurulunu da topladı; ülke ve toplum meselelerimize ilişkin kararlar aldı.

Darısı Kilis’in başına!

1921’DE İL’İYLE BİRLİKTE GAZİ OLAN İSTİKLAL MADAYLALI KİLİS

Neden ve niçin derseniz hemen sebebini açıklayayım.

Osmanlı Cihan devletinin çözülme ve dağılma sürecine girdiği günlerdi. Ülkemizi İngiliz, İtalyan, Fransız ve Yunan kuvvetleri işgal etmişti. İstiklal Savaşımız başladığında özellikle doğu ve güneydoğuda ise Ermeni azınlıklar da İngiliz ve Fransızlarla işbirliği yaparak yaşadığı topraklara ve komşularına ihanet etmiş, kan dökmüş, can almışlardı.

Bunun en bariz örneğini Gaziantep yaşadı. Keşke o günleri yaşayan Mitat Enç’in hatıralarını okuma fırsatınız olsa. Söz konusu yıllarda Ayıntap’ın bir ilçesi olan Kilis’ten Şahin Bey’in şehit edilmesi üzerine Ayıntap (1 Ocak 1920/7 Şubat 1921) önce İngilizlerin işgalini yaşadı, sonra Londra hükümeti işgali Fransızlara devredilmesini isteyince öyle oldu. Ayıntaplıların gösterdiği direnç 10 ay devam etti. İşte bu kahramanlıktan dolayı da Ayıntap’a “GAZİLİK UNVANI” verildi. Tarih 8 Şubat 1921. Fransız işgal kuvvetleri de önce Kilis’i terk etmek durumunda kaldı 7 Aralık 1921, sonra da Ayıntap’ı 25 Aralık 1921. Böylece ilimiz “gazi” unvanını ve “İstiklal Madalyası”nı aldı, Ayıntap Gaziantep oldu.

DİRENİŞ, DİRİLİŞ ve KURTULUŞ

Kilis bahsedilen yıllarda Gaziantep’in bir ilçesi olarak bu “gazi” ve “istiklal madalyası” onurunun bir parçasıydı. Gaziantep Büyükşehir olunca(1988), Kilis de bir müddet sonra il oldu(1995). Dolayısıyla  ayrışım başladı ve ikilem yaşandı.

Gaziantep hızlı büyüdü. Gaziantep, halkının verdiği istiklal mücadelesini filme, romana, televizyon dizilerine taşıdı. Başarılı oldu. Gerek il yöneticileri ve gerekse yerel yönetimler başarı rekoru kırdı. Kilis yöneticileri geçer not alamadı.

5000 yıllık Kilis Tarihi’ni nereden okursanız okuyun bu kadim şehir değişik dönemlerde ülkesinin, toplumunun değişim ve dönüşümünün öncülüğünü yapmış ve inancının bayraktarlığında bulunmuştur. Hazreti Ömer döneminde İslam, Memluk, Anadolu Selçukluları ve Selçuklular ile Osmanlılar döneminde ise kökü ile örtüştürdüğü Türk medeniyetinin sancaktarlığını yapmıştır. Mantık, felsefe, sosyoloji, dil, din ve edebiyat akademisini kurmuştur. Bilge, alim, arif ve irfan kişiler yetiştirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda ise İstiklal Savaşı’na Şehit Sakıp Bey, Kartal Bey, İslam Bey, Şahin Bey vs. ile kahramanlık destanlarıyla tarihe not düşmüştür. Rahmetli avukat ve milletvekilimiz Şinasi Çolakoğlu’nun Ankara’daki Kilis Kültür Derneği Genel Merkezi’nce neşredilen Kilis’te İz Bırakanlar, İnsanlarımız, Direniş ve Kurtuluş’ta Öncülerimiz, Anılar ve İnsanlar adlı çalışmalarını keşke insanlarımız okuma ve inceleme fırsatı bulsalar da İstiklal Savaşımızdaki Kilis gerçeğini, destanını öğrenseler. Sayıları çok fazla olmasa da başka yayınlar da mevcut. Bu da Kilis yerel yönetimi ve üniversitemizin önemli bir eksiği ve ayıbı.

İstiklal Madalyası Kanunu’na göre İstiklal Savaşımızda destansı mücadele eden kişi ve kuruluşlara veriliyor bu onur nişanesi, gurur belgesi. Şimdi Kilis daha önce ilçe iken hak ettiği bu nişaneleri ve belgeleri geri isteme hakkına sahip değil midir?

Ne deresiniz?

AKÇAKALE ÖRNEĞİ

Dahası var, bir kentin beceriksiz temsilcileri ve yöneticileri olması şanssızlık. Yoksa Kilis daha 1958 yılında il olacaktı. O yıllarda Gaziantep’in nüfusu 58 bin iken Kilis ürettiğinin ve mutluluğunun zirvesindeydi ve 27 bin insan yaşıyordu. Bugün Kilis nüfusunun çok üstünde muhacir barındırıyor ve ENSAR KİLİS olarak dünyaya örnek oluyor. Oluyor ama sınırındaki 127 ülkeden militanların katıldığı bildirilen IŞİD, DEAŞ ve PYD belası bütün Türkiye’yi ve Kilis’i rahatsız etmeye yetiyor da artıyor.

Son günlerdeki gazete haberlerine göre Kilis’e 34 roket ve havan topu atışı yapılmış. Roketlerden bazılarının katyuşa olduğunu bildiriliyor. Allahtan roketlerin bazıları boş araziye düşüyor, bazıları da patlamıyor da can kaybımız olmuyor. Sınırda mevzilenen Türk Silahlı Kuvvetleri angajman kuralı gereği İŞİD mevzilerine top atışı yapıyor, belirledikleri hedefleri yok ediyor. Resmi açılmamalar yapılmadığına göre medya haberlerinden maalesef alıntı yapıyoruz. Kilis 6 şehit verdi. 23 de yaralı. Yüreğimiz paramparça. Roket ve top seslerinden insanların nasıl bir haleti ruhiye içinde olduğunu bir düşünün. Hele hele çocukların ve öğrencilerin psikolojisi başarılarını gölgelemez de ne yapar? Dilerim insanlar rehabilite ediliyordur.

Hatırlarsanız aynı şekilde Şanlıurfa’nın bazı sınır kasabaları Suruç ve Akçakale’ye (3 Ekim 2012) de Suriye’den atılan böylesi bomba ve roketler düşmüştü. Medya haberlerinden görüyorduk. Artık yok. Ne kadar çok sevindik. Ancak sadece Kilis ilinde böylesi gelişmelere hala rastlanıyor. Demek ki alınan tedbirler ve yöneticilerin Ankara’ya halkın duyarlılığını aktarması, gerekli tedbirleri almayı geciktirmiyor ve başarılı oluyormuş.

KİLİS MEDYASI BAŞARILI

Dilerim Kilis’te de aynı hassasiyet gösterilir. Vizyon Havadis’i Kilis’te heyet olarak ziyaret ettiğimizde Ahmet Nalçacıoğlu’nun anlattıkları “Kilis hak ettiği hizmeti almalı” dedirtecek kadar dikkat çekiciydi. Yatırımlardan pay almamıştı Kilis. Yaklaşık 100 bin nüfuslu bir il için gerçekleştirilen hastane bugün artık kafi gelmiyor. Ayrıca nüfus Suriyeli mültecilerle birlikte 129 bin daha artmıştı. İkinci bir hastane yapımına niçin yanaşılmıyordu? Esnafın işlerinin gerektiği gibi gitmemesi üzerine kredi ve vergilerle, sigorta primleri neden yeniden yapılandırılmıyordu? Kilis’i temsil eden vekillerin konuya ilişkin görüşleri nedir bilinmiyor. Nasıl bir girişim içindeler belli olmuyor. Ankara’da Salı günleri grup toplantısında güzelce oturduklarını, genel kurulda görüşmeler sırasında grup başkan vekiline bakarak kollarını indirip kaldırdıklarını televizyon yayınlarından ibretle izliyoruz doğrusu. Kilis’in 5 gazetesi Kent, Hududeli, Vizyon Havadis, Kilis’in Sesi ve Serhat Kilis üç gün aynı manşetle yayınlanarak yönetimin ve yöneticilerin dikkatine sunmuşlardı gelişmeleri. Bu sevaba radyolarımız da ortak oldu. Bu uygulama; meslek kuruluşları arasında Kilis gazetelerinin ulusal bir ödülü de hak ettiğinin Ankara ve İstanbul’da yansımasıyla neticelendi. İşte buna pek sevindim.

SİVİL TOPLUM PLATFORMU İYİ Kİ VAR!

Kilis Barosu Başkanı Avukat Muammer Fazlıağaoğlu yaptığı açıklamada Ankara’yı daha fazla tedbir almaya davet ediyor, Suriye’den gelen saldırılara karşı zafiyet gösterilmemesi gerektiğini hatırlatarak diplomatik ve askeri adımların artmasını, Kilis’teki can ve mal kaybının önlenmesini istiyor.

Aynı endişeyi Kilis Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı M. Erdal Öndeş de taşıyor; halkın bilgilendirilmesi gerektiği üzerinde duruyor ve diyor ki: “Suriye’deki iç savaş üç ayda bitecekti, beşinci yılına girdi. Kilis ekonomisi çöktü. Esnaf dertli, kentte huzur kalmadı. Oysa devlet can ve malımızı korumakla görevli.”

Kilis Sivil Dayanışma Platformu da Kilis ve halkı için taşıdığı duyarlılıkları aktarırken aynı hususları dile getiriyor. Sıkıntı artarak bütün kesimlere yansıyor.

Birkaç gün önce de Vilayet Konağı önünde toplanan arayış içindeki kadınlı-erkekli, yaşlı-genç 2000 kişilik bir grup söz konusu sorunları için eylem yaptılar.

Vali Sayın Süleyman Tapsız ailesinin de beş yıldır Kilis’te yaşadığını, çocuklarının burada okula gittiğini hatırlatarak, endişeleri Ankara’nın bildiğini belirtiyor.

Son gelişmelere Ankara’nın hassasiyeti fazla oldu. Bir sevinç ve beklenti içine girdi toplum.

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, MİT Başkanı Hakan Fidan, Sağlık Bakan Yardımcısı Ahmet Baha Öğütken aynı gün içinde Kilis’e giderek, sınırın sıfır noktasında inceleme yaptı, yetkililerle temaslarda bulundular. Brifinglere katıldılar.

Halk az da olsa motivasyonunu yükseltti.

Peki bundan sonra ne olacak?

İSTİKLAL MADALYALI YİĞİT KİLİS Mİ DEDİNİZ?!

Şanlıurfa’nın sanırım sınır kenti Suruç ve Akçakale’ye Suriye’deki iç savaş sırasında top mermileri düşüyordu. Halk panik halinde patlamalardan kaçıyordu. Okullar tatil ediliyordu. Çok şükür bu bölgede böyle bir sorun artık yok. Kilis’te de başarılı bu strateji uygulanamaz mı? Güvenlik güçleri zaten kaçak geçmeye çalışan Müslümanların baş belası İŞİD militanlarını yakalıyor.

Sonra Kilis için mevzuat, yönetmelik, hatta yasada gerekli değişiklikler yapılarak yatırımların önü açılmalı, teşvikler getirilmeli, toplum rehabilite edilmeli, ikinci bir hastane inşasına hemen başlanmalı, esnaf güçlendirilmeli, sigorta primleri ve borçlar ertelenmeli vs.

Bir başka moral unsur ise YİĞİT KİLİS’e daha önce onurunu taşıdığı İSTİKLAL MADALYASI yeniden verilmeli. Kilis sadece İstiklal Savaşında destanlaşan kahramanlıklar göstermedi; bugün de vatanı ve milleti için altı şehit vererek değişik kulvarda fedakârlık yapıyor. Siz buna ister ENSAR KİLİS deyin, isterseniz İSTİKLAL MADALYALI YİĞİT KİLİS. Şanlıurfa’ya sınırda İstiklal Madalya sahibi yeni ve kadim bir kardeş şehir gelsin. Hem de bütün partilerin ortak arzusuyla gerçekleşsin bu rüya.

Bir aydın sorumluluğu içinde hatırlatayım dedim.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.