Dolar 33,0791
Euro 36,2594
Altın 2.615,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 38°C
Açık
Kilis
38°C
Açık
Per 37°C
Cum 36°C
Cts 37°C
Paz 38°C

Manevi Muhasebe Yapma Zamanı Gelmedi mi?

Manevi Muhasebe Yapma Zamanı Gelmedi mi?
A+
A-
20.04.2020
795
ABONE OL

Alaiddin ÖZKAR 

 

Felaket ve musibetlerin arka arkaya geldiği günlerden geçiyoruz.

Bütün insanlık Müslüman’ı, gayrimüslimi bundan etkileniyor.Tabiî ki Türk insanının nasibine düşenlerde var.

Elazığ ve Malatya’da yaşanan deprem felaketleri…

Van’da 11 asker 9 korucu 2 itfaiye erinin aralarında bulunduğu 41 kişinin hayatını kaybettiği çığ felaketi…

Pegasus hava yollarına ait bir uçağın pisten çıkarak 3’e bölünmesi…

Son bir ayda Suriye’nin İdlip bölgesinde 59 şehit verilmesi…

Tüm dünya ile birlikte, Türkiye’yi sarsan korana virüs hastalığı…

Bu listeyi uzatabiliriz.

Öteden beri biz millet olarak başımıza gelen olayları irdelerken, maddi ve manevi sebepleri beraber düşündüğümüz gibi, Allah bu musibetleri niye başımıza verdi diye bir gönül muhasebesi yapan bir milletiz.

Son günlerde sosyal medyada yayınlanan bir video var, yabancı bir ülkede camii imamı zenci kardeşimiz vaaz ediyor, cemaatte yere bakaraktan ağlıyor.Bakın hoca neler söylüyor:

“Ne şiddetli bir hüzün var bugün aramızda. Tüm mescitler (camiler) bomboş. Bizlerin mescitleri bomboş kalmış.

Ne yaptık biz? Ki, Allah (c.c) bizleri mescitlerden kovdu? Ne yaptık da Allah, bizlerden koptu?

Dün, Peygamber Mescidinin kapılarını kapattılar. Ne yaptık da Allah (c.c) bizi, Peygamber mescidinden kovdu?

Söyleyin bana! Ne yaptık da Allah, Mescid-i Haram’dan kovdu?

Söyleyin ey insanlar! Neler yaptık ki, Allah bizleri, evinden kovdu?

Gelinde aynada bir anlık kendi yüzlerimize bakalım!

Korona’dan  önce hak yiyen bizler değil miydik?

Biz değil miydik Korona’dan evvel bankalarda faiz için izdihama giren!

Fakat bugün ağlıyor, sızlanıyoruz mescitler kapatıldığı için.

Ağlayıp, sızlanıyoruz. Çünkü Allah’ın evlerinin kapıları yüzlerimize kapanmıştır.

Bu kapılar yüzümüze kapandı. Çünkü bu vebadan(koranadan) önce aramızda kin vebası, haksızlık vebası, ihanet vebası, günahkârlık vebası vardı. Söyleyin ne için?

Veba (Korona) bitecek. Sonra biz eski halimize geri döneceğiz. Şairin dediği gibi ‘O’na dua ediyoruz denizin ortasında gemimizi karaya çıkarsın, diye. Karaya varınca da isyan ediyoruz.”

İmam Bâkır (a.s.) da şöyle buyurmuştur:”Ali’nin (a.s.) kitabında Resûlullah’ın (s.a.a.) şöyle buyurmuş olduğunu gördüm: Bir toplumda zina ortaya çıkarsa aniden ölümler artar; tartılarda hilekârlık yapılırsa hayat pahalılığına ve mal kıtlığına duçar olurlar; zekât vermezlerse yeryüzü ekin, meyve ve madenî zenginliklerden onları mahrum kılar, Allah’ın hükümlerinde zulme başvururlarsa, zulüm ve tecavüze katkıda bulunmuş olurlar. Söz ve anlaşmalarını bozduklarında da Allah onlara düşmanlarını musallat eder, sıla-i rahimde bulunmazlarsa, malları kötü kimselerin elinde kalır, iyiliği emretmez ve kötülükten sakındırmazlar ise ve biz Ehli Beyt’in iyilerine uymazlarsa, Allah, onlara kötü insanları musallat eder, bu takdirde de onları kendi hallerine bırakır ve dualarını asla kabul etmez.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.592; Sefinetu’l-Bihâr, c.2, s.630).Eban, bir adam aracılığı ile rivayet eder:Ebu Ca’fer (a.s.)(Muhammed Bâkır) şöyle buyurmuştur:”Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: Beş şey vardır ki, onları gördüğünüz zaman onlardan Allah’a sığının. Bir kavimde fuhuş yaygınlaştığında bunu açıktan işlemeye başlarlarsa, veba salgını ve geçmiş hiçbir millette rastlanılmayan hastalıklar, ağrılar aralarında yaygınlaşır. Bir kavim terazi ve ölçüyü eksik tartarlarsa, mutlaka kuraklıklarla, ağır ihtiyaçlarla ve zalim sultanlarla cezalandırılır. Bir kavim zekâtı vermezse, gökten üzerlerine yağmur yağdırılmaz. Eğer hayvanlar olmasaydı, bir damla yağmur yüzü görmezlerdi. Bir kavim, Allah’ın ve Resulünün (s.a.a.) ahdini çiğnerlerse, Allah onların başlarına düşmanlarını musallat eder ve bu düşmanlar ellerindeki şeylerin bir kısmını alırlar.

Ne diyelim kendimize bir çekidüzen verme zamanı gelmedimi?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.