Dolar 8,4440
Euro 10,0447
Altın 492,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 39°C
Sıcak
Kilis
39°C
Sıcak
Cum 39°C
Cts 40°C
Paz 40°C
Pts 40°C

Mantık Düşüncesiyle Yoğrulan Şehir: Kilis

Mantık Düşüncesiyle Yoğrulan Şehir: Kilis
REKLAM ALANI
A+
A-
30.01.2015
34
ABONE OL

Metin MERCİMEK

 

“BAZI ÖĞRENCİLER ARAPÇA İBARELERDEN TAM MANASI İLE İSTİFADE EDEMEYECEĞİ İÇİN ÖNCELİKLE ‘USUL-Ü CEDİDE ZÜBBESİ’Nİ, BAZI KONULARDAN HABERDAR OLSUN VE BÖYLECE AZ VAKİTTE ÇOK FAYDA GÖRSÜN, İLİM VE MESLEĞİN HAKİKATININ NE OLDUĞUNU BİLSİNLER DİYE MANTIĞI TÜRKÇE OLARAK ELE ALDIM.”
(Kilisli Büyük Mantık Alimi ABDULLAH ENVERİ EFENDİ)

İnsan düşünme hayatında, duyularla görünmeyeni, gizli olanı, görüneni, algılananı ve algılanamaz olanı, gerçek ve ideal olanı istemiş. Bu kavramlarda en kolay olanda kendini yeterli bulmayarak yeni görüşler olduğunu düşünmüştür. İnsanlık felsefe dediğimiz ve gerçek olanın arayışı demek olan bilimi ortaya çıkarmıştır.
Bu görüş ve düşünceden hareket ederek, temelde var olan gerçekliklerin doğrulanmaları anlaşılması için bazı düzenlemelere ihtiyaç olmuştur. Bu düzenlemenin başlıca niteliği ise, zihnin bilinmeyene sürekli bilinen bir kesinlik kazandırdığı bir işleyişten ibarettir. İşte temelde bu “AKIL YÜRÜTME” dediğimiz şeydir. Akil yürütme sanatı da “MANTIK”tır.
Bilindiği üzere 17. yüzyılda Kilis insanı, kalın duvarlarla örülü bir kale içine kapanmış durumdaydı. Böyle bir çağ içinde ve duvarları örülü bir kalenin penceresinden ilim dünyasına bakmak hiç de kolay olmasa gerek. Ne var ki bu insanlar, karanlığı oluşturan o kalenin duvarlarını yıkarak kendi düşünce taşlarıyla yeniden bir kale inşa etmişlerdir. İşte pozitif bir düşüncenin ürünü olarak ortaya çıkan ve inşa edilen bu kale, MANTIK İLMİNİN BİR KALESİ olmuştur.
İstanbul Üniversitesi Felsefe, Mantık, Sosyoloji, Psikoloji, Pedagoji ve Antropoloji bölümlerinden mezun olduktan sonra, yıllar boyu Kilis’te mantık ilmiyle alakalı olarak araştırmalar yaptım. Ancak önüme hep kaynaklara dayanmayan bilgiler çıkıverdi. Ama hiçbir zaman bu ilmin peşini bırakmadım. Çünkü iki nedenim vardı. Birincisi, 17. yüzyılda ülkemizde mantık ilmi, sadece yüksek okulu bulunan şehirlerimizde sistemli olarak okutulmuş, küçük şehirlere ise inilmemiştir. Oysa o yıllarda Kilis’te birçok medreselerde mantık âlimlerinin bulunması ve öğrenim görmesi, beni çok düşündürmüştü.
İkinci neden ise, ilim ve mantık anlayışı içinde MANTIK İLMİ’ni kuran ve hatta onu yaşatan ilk büyük Düşünür ARİSTO olmuştur. Mantıkla uğraşı veren tüm düşünürler, Aristo Mantığı’ndan faydalanarak kendilerine özgü bir metot ortaya koymuşlardır. Bilhassa O’nun görüşü İslam-Türk düşünürleri ve de Kilis düşünürleri üzerinde bir hareket noktası ve anahtar vazifesi görmüştür. Bu konuda hayli ilerleme kaydeden Kilis’in Büyük Mantıkçısı Abdullah Enveri Efendi, Aristo’nun “KIYAS METODU” ile yola çıkarak mantığa yeni bir anlayış getirmiştir.
Yine hiç durmaksızın araştırmalarıma devam ettim. Bu kez araştırmalarımı başka yönlü sürdürmeye başladım. Üniversiteye başladığım yıllarda, hemşehrimiz Türkoloji Prof. Dr. Haluk TİMURTAŞ’tan Kilis’te Mantık’la ilgili bilgiler topladım. Hocamız sadece mantık ilmiyle kalmayıp, bunun yanı sıra Kilis’in başka değerleri hakkında da oldukça geniş bilgiler verdi. Bilgisinden feyiz aldığım diğer Kilis insanı ise Kilis’in büyük şairi ve aynı zamanda Hocam Seyfettin BAŞCILLAR oldu. Kilis’te Mantık İlmi ile ilgili olarak araştırmalarımın devamını dile getiren Hocam Seyfettin Başcıllar, bir sohbet sırasında, “KİLİS’TE MANTIK DÖKÜMANLARINI YA BİRİLERİ YARAFINDAN KAYBEDİLDİĞİ VEYA YİNE BİRİLERİ TARAFINDAN SAKLI TUTULDUĞU”nu ortaya koymuştu. Ben de bu bilgilerden hareket ederek, gerek İstanbul Kilis Vakfımızın, gerekse Kilis Kent Gazetesi’nde yayın yaparak, “KİLİS’TE MANTIKLA İLGİLİ ELİNDE DÖKÜMAN OLANLAR, VAKFIMIZA İNTİKAL ETTİRİLMESİ HALİNDE, ÜLKEMİZE VE KİLİS’E BÜYÜK BİR DEĞER KAZANDIRACAKTIR” diye bildirimlerimi devamlı olarak yazıverdim. Bazen kulaktan duyma bilgiler aldım ve bunun üzerinde araştırmalar yaptım. Ama asıl kaynak arz eden ilgileri Araştırmacı Faruk ELHAN’dan aldım.
Edindiğim mantık bilgileri çerçevesinde Kilis’te bir çok medreseler, ilim yuvası haline gelmiş ve Mantık Fakültesi seviyesine kadar yükselmiştir. Mantık ilminin bir deryası haline gelen Kesik Minare Medresesi, şairlerin ve ilim adamlarının vazgeçilmez ilham kaynağı olmuştur. Şimdi “KESİK MİNARE CAMİİ KİTABESİ” ile onu bir mabede benzeten ve bizlere tanıtan Kilis’imizin divan şairi Hafız Kamil KIDEYŞ’in bir beytinde Mantık İlmi’nin önemine bir göz atalım.

“NASIL KOŞMAZLAR? ENVERLER BU MESCİTTE NAMAZ KILMIŞ
BU MABETTEN ALIP FEYZ EYLEMİŞLER MANTIK’I İZHAR.”

İşte, belirtmiş olduğum hususlar ışığında, Kilis’in mantık âlimleri Abdurrahman Efendi, Hacı Tahir Efendi, Hacı Ömer Efendi ve Abdullah Enveri Efendi, mantık anlayışlarını güçlendirerek Kilis’te çok derin meyveler vermişlerdir. Bu meyveler, geçmiş görüşlerin ve sistemlerin hiç bir zaman basit bir tarihçisi olmakla kalmayıp, onları didiklemeyi ve ayıklamayı bilmişlerdir. Gün geçtikçe meyveler olgunlaşmış, düşünceler coşmuş ve sonunda KİLİS’TE MANTIK İLMİ meydana çıkmıştır.
Hoşça kalın.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.