Dolar 32,8952
Euro 35,8568
Altın 2.534,21
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 39°C
Açık
Kilis
39°C
Açık
Sal 37°C
Çar 35°C
Per 34°C
Cum 35°C

Mart Ayının Toplumdaki Önemi

Mart Ayının Toplumdaki Önemi
A+
A-
06.03.2019
401
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“MART YAĞAR NİSAN ÖVÜNÜR; NİSAN YAĞAR İNSAN ÖVÜNÜR.”
Mart ayı denince, hemen aklımıza “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır” sözü ile bu ayın soğuk ve fırtınalı geçtiği anlatılır. Bunun yanı sıra “Mart ayı dert ayı” sözü de, çeşitli vergilerin bu ayda ödendiğinden sıkıntılı olarak yorumlanır. Yine bir başka değişle “Martta yağmasın, Nisan’da dinmesin” sözü ise, Mart ayında yağmur yağması ekine çok zarar getirir, ancak Nisan ayında yağarsa toprakla uğraşan çiftçilerin yüzü çok güler.
Kış aylarının yağmurlu ve soğuk günleri yavaş yavaş yerini güneşli İlkbahar günlerine bırakıyor. Böylece doğa da kendini yenilemeye başlıyor. Artık canlı olarak bizlerin de bir değişim göstermemiz gerekmekte. Yani neşeli mutlu olmamız için hiç bir sebep yok gibi. Ama şunu da bilmemizde fayda var, bu güzel günlerde bir çoğumuz kendimizi bitkin ve yorgun hissederiz. Bunun da sebebi bahar yorgunluğudur. Bahar yorgunluğu dediğimiz bu dönem, aslında Bahar’da doğal olarak değişim, mevsime adaptasyon sürecinden kaynaklanmaktadır.
Cemrelerin düştüğü, havaların yavaş yavaş ısındığı, böceklerin uçtuğu ve kuşların ötmeye başladığı bu dönemin vermiş olduğu bu güzellikler, insanları çok etkilemiş ve bazı yararlı kuralların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Özellikle bireyin ve toplumun geleceği hususunda önemli adımların atılması, gerek ülkemizde, gerekse dünya üzerinde sistemli kararlar çerçevesinde uygulanmaya başlamıştır. Bunlardan birincisi İlkbahar mevsiminin başlangıcı sayılan 21 Mart tarihini de içine alan “Dünya Ormancılık Günü ve Ağaç Bayramı” kutlamasıdır. İkincisi ise ülkemizde içki ve uyuşturucu madde kullanmaya karşı olan 1-7 Mart arası “Yeşilay Haftası olarak kutlanmaktadır.
Ağaç ve orman denince hemen içimizde sevgi tomurcuklarının döküldüğünü hissederiz. Nasıl ki, insan sevgisinin değeri çok kapsamlı ise, ağaç ve orman sevgisi de o derece büyük önem taşımaktadır. Çünkü ülkemizin süsü ve zenginliği olan ormanlarımızın korunması için de, ağaç ve orman sevgisine mutlak ihtiyaç vardır. O nedenle tüm insanlarımıza küçük yaşlardan itibaren ağaç ve orman sevgisinin çok iyi işlenmesi ve sürekli gündemde tutulması öngörülmektedir. Hatta ülkemizin geleceği olan çocuklarımıza yılda bir kaç kez ağaç bayramlarında ağacın ve ormanın öneminin anlatılması gerekmektedir. Ayrıca ilköğretim okullarının birinci sınıflarından itibaren, haftalık ders programlarına birer saatlik dersler konularak, ağacın ve ormanların insan ve tüm canlıların yaşamında ne kadar önem taşıdığı ve ağaç orman sevgisi bu şekilde işlenmelidir.
Mart ayının ikinci önem arz eden kutlaması, “Yeşilay Haftası”dır. Ülkemizde alkollü içki ve uyuşturucu madde kullanmaya karşı olanlar, 5 Mart 1920 tarihinde Hilal’i Ahdar Derneğini kurmuşlar. Hilal (ay), Ahder (yeşil) anlamındadır. Hilal’i Ahder, daha sonra Yeşilay adını alarak Yeşilay Derneği olarak değiştirilmiş. Yeşilay Derneği’nin kuruluş tarihi İçine alan 1-7 Mart arası, ülkemizde Yeşilay Haftası olarak kullanılmıştır. Yeşilay Haftası’nda, alkollü içkilerin, uyuşturucuların topluma, aileye, bireye ne kadar çok zarar verdiği anlatılmaktadır. Özellikle bağımlılık yaptığı bilinen sigara, alkol ve uyuşturucu maddelerin mevcut zararlarının toplumumuza göstermenin yanı sıra, bu alışkanlıkları bırakmanın ve alışkanlıklardan kaçınmanın yolarını da göstermek bakımından çok önem taşımaktadır.
Tüm bunların haricinde Mart ayında bir çok etkinliklerin yapıldığı ve özellikle şair ve bestekarlara ilham geldiği de belirtilmekte. Bakınız bu konuda Kilis’in Gönül Dolu Bestekarı Udi Bilge Özgen, “Bahar gelince nedendir bilmiyorum, içimde bir şeyler coştuğunu hissediyor ve hemen kalem kağıdı elime alıyorum. O nedenle ben Mart ayına ilim ilham ayı diyorum” diyerek Mart ayının bir başka güzelliğini dile getirmektedir.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.