Dolar 13,5346
Euro 15,3121
Altın 748,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 15°C
Sağanak Yağışlı
Kilis
15°C
Sağanak Yağışlı
Per 14°C
Cum 15°C
Cts 13°C
Paz 13°C

Merhum Dr. Muhittin Sağlık Hatıralarından Yansıyanlar-3

Merhum Dr. Muhittin Sağlık Hatıralarından Yansıyanlar-3
A+
A-
27.12.2014
69
ABONE OL

Nejat TAŞKIN

Yemen’e bağlı Zımar kazasında baştabip ola­rak vazife almıştım. Bulunduğum hastanede yine mektepli bir veteriner vardı. Bağlı bulunduğumuz birliğin kumandam Alaydan yetişme, imzasını ya­nında bulunan onbaşıya attıran bir paşaydı.

Sakalı omuzlarına, akar ve gözleri cehaletin bu huzuru ile yanardı. Doktorları, emrindeki zabitleri çok severdi. Ama hangilerini? Alaydan yetişenleri. Veteriner arkadaşım Halit, kumandan tarafından bir gün bir sohbet anında, mektepli ol­duğunu ve mektepten yetiştiğini alaylı kumandana izaha çalışıyordu. Bu izah karşısında kaşlarını çatan kumandan, sakallarını sıvazladı ve dinamik kafasıyla veteriner arkadaşıma cevap verdi:

– Siz mektepliler hep cahilsiniz; dedi.

Birkaç gün sonra beni çağırdı. Artık arkadaşım Halit’le konuşmuyordu.

– Sen, dedi. Tercümeyi halini bana baştan anlat.

Ben de ona “Halep’te Muzika çavuşuydum. Redifî Başçavuşluğunda bulundum,” dedim. Redif kumanda­nı, beni İstanbul’a tıbbiye mektebine gönderdi. Mektepte bulunan muhafız alayına yazıldım. Dokuz sene sonra, mektebin hocaları bana, “Sana bir kâğıt verelim, sen artık hekimlik yapabilirsin” diye­rek elime bir kâğıt tutuşturdular. Ben de kâğıdı alır almaz Yemen’e geldim.

Anlattıklarımı bir neşe içinde dinleyen ku­mandan, benim oracıkta uydurduğum bu hikâyeye se­viniyor, cehaletine ortak çıkan bir cahile kucak açıyor gibi vaziyet alıyordu. O ana kadar ayakta anlattığım bu masalı çok beğenen sakallı kuman­dan, uzun bir maşallahtan sonra, “Belli… Sen o puştlara benzemiyorsun. Otur da devam et, tercü­meyi haline” dedi.

O an İstanbul’da 29 Mart vakasında vuku bulan bir hadise gözlerimin önüne gelmiş ve ben ayni hadiseyi yaşayan bir başka doktor olmuştum.

İstanbul’daki hadiseye göre, 29 Mart vakasının cereyan ettiği zaman herkes yakalanıyor ve künyesi soruluyordu. İsyancılar yoldan geçen bir doktoru çevirip aynen şöyle demişlerdi:

(Devam edecek)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.