Dolar 8,8689
Euro 10,4740
Altın 499,21
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 27°C
Az Bulutlu
Kilis
27°C
Az Bulutlu
Paz 30°C
Pts 32°C
Sal 31°C
Çar 30°C

“Mutluluk Günü” İmiş; Of Anam Ooooof!…

“Mutluluk Günü” İmiş; Of Anam Ooooof!…
REKLAM ALANI
A+
A-
23.03.2016
48
ABONE OL

Sabahattin YARAR

Yılın tüm günleri nerdeyse, bir etkinliğin kutlanması için ayrılmış durumda. 20 Mart Pazar günü yazı masamın başına geçip, yeni hafta için bir konuyu yazmak istedim. Kopardığım takvim yaprağında bu günün; “Uluslararası Mutluluk Günü” olduğunu okudum. Birleşmiş Milletlerin 2012 yılından bu yana 20 Mart gününü Dünya Mutluluk Günü olarak kutladığını öğrendim… Bu arada 21 Mart, Uluslararası Irk Ayrımıyla Mücadele Günü, 22 Mart Dünya Su Günü imiş?!…

Bu uluslararası günlere bizim milli ve mahalli günlerimizi de koyarsak, “Deliye her gün bayram” dedikleri gibi boş bir günü bulmamız olanaksızlaşacak. Ben; “Mutluluk Paylaşmaktır” diyerek mutlu bir yazı yazayım dedim ama…

Başkentimiz Ankara’da kısa bir aralıkla Kızılay’da meydana gelen ikinci patlamanın şokunu yaşadım. Ben; terör alçaklığının yol açtığı ölümlerin, yaralananların, ailelerinin acısını paylaşmak ve içimde duymak istedim artık. İstihbarat, güvenlik, sorumluluk, sorumsuzluk yanlarını ne kadar söylesek de, yazsak da boşa kürek sallamak olduğuna inandık. İnsanlık ve Allah korkusu olmayanların yarattıkları vahşet ortamını lanetlemekten başka çıkar yolumuz yok şu anda…

İstanbul’un İstiklal Caddesi kana boyandı bu kez de. İsrailli turistler ve vatandaşlarımız öldü. Birçoğu yaralandı. Şeref ve haysiyet yoksunu terör uygulayıcılarının art arda yaptıkları eylemler, bir korku ortamı yaratmadı desem yalan söylemiş olurum. GS-FB maçının oynatılmaması, maçın ertelenmesi bu ortamın daha etkinleşmesine yol açtı. Cumartesi ve Pazar günleri sokakların boşluğu ve sessizliği de ayrı görüntü oluşturdu. Hâlbuki bu maçın çok geniş güvenlik önlemleri ile oynatılması ortam için yararlı olurdu.

Halkımızın dikkatli olması yanında, sokakları ve caddeleri teröristlerin istediği gibi boş bırakmaması gerekirdi. Yılgınlık gösterisi olayların amacına ulaştığı şeklinde yorumlanır. Terörle yaşamaya alışmayacağız ve korkmayacağız. Yaşamımıza, her şeye karşın, devam edeceğiz…

Mutluluk yazısı yazacağım ha?: İşte Belçika Brüksel’de üç patlama. Yüzlerce yaralı ve onlarca ölü… Terör Avrupa sokaklarını da sardı. Onların da acılarını içimizde duyuyor, geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz. Terörün arka çıkılacak, savunulacak yanının olmadığını anlaması gerekir herkesin.

Nusaybin, Şırnak ve Sur’da iki günde 10 şehit. Gencecik asker ve polislerimiz, bir ihmalin, bir sorumsuzluğun yol açtığı ortamın bedelini canları ile ödüyorlar. Her gün ağıtların ardı kesilmiyor, yetimler, dullar, analar, babalar Ulu Tanrı’nın merhametine sığınıyorlar. Bazıları halen Anayasa, Başkanlık, Dokunulmazlık yaygaralarına devam ediyorlar.

Üç canlı bombanın yakalandığı haber veriliyor son dakika olarak. Ardında sınırda on IŞİD militanının yakalandığı haberi geliyor. Bir zamanlar süzek gibi olan sınırlarımız, şimdilerde, iş işte geçtikten, herkes yerini bulduktan sonra, korunmaya ve kollanmaya çalışılıyor. Duvar örüyoruz boydan boya neye yarayacaksa!? Devran şimdilik böyle devam ediyor. Allah ülkemizi ve insanlarımızı daha beterlerinden korusun.

Yılmadan, birlik ve beraberlik içinde Terör belasından kurtulmamız gerekiyor. Hesaplar sonraya kalsın hele…

Şu ülkenin dış ticaret açığının % 15’ini karşılayan RIZA ZARRAP’ın ABD’de tutuklanması, kara para aklama, ABD’yi dolandırma, ambargoyu delme gibi suçlamalarla hapse atılması beklenmedik bir gelişme oldu. 17-25 Aralık olaylarının aktörlerinden olan ZARRAP, bile bile neden ABD ye gitti acaba?

Bu haberlere yayın yasağı da konulmadı hayret. Acaba ne der neler söyler kendini savunmak için. Ankara fırtınalı deniz gibi çalkantılı… Göreceğiz gelişmeleri…

Atladıklarım ve unuttuklarım hariç hal böyle iken, gel de “Of anam oooof” deme. Bir de mutluluk yazısı yaz üstelik. Hadi canım sen de…

Yeniden buluşalım…

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.