Nasıl Bir Nesil Yetişiyor?

02 Oca 2018 Sal 10:51
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Enver KARAKILIÇ

Onlar geleceğimizin teminatı, toplumun mihenk taşıdır. Gençlerimiz ve çocuklarımız. Peki, gençlerimiz toplumun neresinde? Çocuklarımız kimlerin elinde? Neden gelenek ve göreneklerinden, örfünden ve adetlerinden uzak bir genç toplum yetişiyor? Belki de teknolojiden dolayı olabilir diyebiliriz. Ama bu süreçte bizim yani anne ve babaların da katkısı var. Neden mi? Çocuklarımızı yetiştirirken yeteri kadar onlarla beraber olup, hep beraber bir aile toplantısında bir arada bulunabiliyor muyuz? Bu durumda çok az aileler var.

Gerek çocuklarımız gerekse gençlerimiz olsun onları zamanın ve teknolojinin akışına bırakmış gibiyiz. Aman çocuk ağlamasın ve sussun da anne babayı rahatsız etmesin diye küçük yaşlarda olmasına rağmen hemen eline cep telefonunu verip al çocuğum hadi oyna diyen bizler değil miyiz?

Eve gelen gencimizin hemen kendi odasına veya başka odaya çekilip onu gerek telefonu gerekse bilgisayarıyla baş başa koyan biz anne ve babalar değil miyiz? Evimize gelen misafirin yanında oturmayıp kendi veya başka odaya çekilen bizim çocuklarımız değil mi?

Geleceğin teminatı dediğimiz çocuklarımıza neden böyle davranmalarına müsaade ediyoruz acaba. Sonra da söz dinlemeyen ve asi bir nesil çıkıyor karşımıza. Tabi ki böyle olmalarının yanında Televizyon dizilerinin, cep telefonlarının ve internetin faktörü büyüktür. Ama bu saydığım faktörleri kendi kontrolümüze almak da mümkündür.

Örneğin; televizyon dizilerini ailece izlerken seçici olmamız lazım. Diziler demişken gerçekten aileyi bütünleştirmekten çok parçalamaya yönelik diziler kanallarda boy gösteriyorlar. RTÜK ve yetkililer görmüyorlar mı acaba? Bir dizide aileye zarar verecek ne ararsanız o var. Şiddet var, anne ve babaya karşı gelerek laf söylemleri var, uygun olmayan sahneler var, akraba içerisinde birbirinden habersiz ilişki yaşamalarını özenleştirici sahneler var.

Bir dizinin içerisinde saymakla bitiremeyeceğimiz neler yok ki. Madem yetkililer böyle senaryoların yayınlanmasında sakınca görmüyorlarsa biz çocuklarımızı sakınacağız o senaryolardan. Mesela o gece böyle bir yayın varsa ailece ya bir misafirliğe veya dışarıda bir gezintiye başka bir sosyal aktivite oluşturmaya özen göstereceğiz.

Kısacası burada aile bireyinden tutun da üst yönetim kadrosuna kadar her ferdin denetim görevini tam anlamıyla yerine getirmesi için ne gerekiyorsa yapılması gereklidir. Kardeşi kardeşe düşman yapan, yengesiyle aşk ilişkisini yaşayan davranışları bizlere normal bir davranış gibi empoze etmeye çalışan bu dizileri evimizde başka etkinliklerle çocuklarımızdan uzaklaştırmaya çalışalım.

Cep telefonlarına bir sınır getirelim. Anne ve babalar ellerinden düşürmedikleri o cihazlardan dolayı evde aile muhabbeti bile olmaz oldu. Herkesin elinde bir telefon herkes ayrı bir koltukta ve bu tablonun sonucunda topluma ve bu ülkeye nasıl bir evlat sunmuş olacağız. Bilgisayar başında oyun oynayarak saatlerce oyuna kilitlenip başından kalkmayan bir nesil.

Buraya kadar saydığım teknolojiyle baş edebilmek anne ve babalar açısından mümkündür. Nasıl mı?

Daha küçük yaşta olan çocuklarımıza etkili bir ebeveyn olduğumuzu gösterebiliriz. Yani küçük yaşta iken eline cep telefonu tutuşturmayacağız. Bilgisayar başında geçirecek zamanı siz belirleyip belirli kurallar mesela şifreler koyarak belirli saatlerde müsaade edebilirsiniz. Ve bu kurallara uymaması durumunda belirli bir süre bilgisayarı açmama cezası verebilirsiniz. Ama bunları küçük yaştayken her aile yapmalıdır. Yaş büyüdükten sonra ve her aile üzerine düşen bu görevi yapmazlarsa çocuklardan bu alışkanlıklarını bırakmalarını beklemek ne kadar doğru olur acaba?

Herkes kapısını önünü temizlerse sokak temiz olmuş olur. Sokaklar temiz olunca mahalleler temiz olmuş olur. Aynen bunun gibi her aile çocuklarına böyle alışkanlıklar kazandırırsa çocuklarda; “ben kurallara uyuyorum da arkadaşım uymuyor” düşüncesinden kurtulmuş olacaktır.

Bu teknoloji çağında gerçekten çocuk yetiştirmek baya çaba istiyor, kolay bir iş değil. Ama en azından “zararın neresinden dönülürse kardır” misali bizlerde çocuklarımızı küçük yaştayken sahip çıkalım. Onlara vakit ayırarak zamanımızı onlarla geçirelim ve yeri gelip onlarla bir çocuk, yeri gelip bir genç arkadaş olalım. Onlar bizim çocuklarımız, onları biz büyütüyoruz. Bizler onlara her konuda model olalım. Okuma alışkanlıkları kazandırarak beraber kitap okuyalım ve her eve bir gazete girmesini sağlayalım ki okuma alışkanlığı kazanılsın.

Okudukları okullarıyla devamlı irtibat halinde olalım, öğretmen ve idarecilerden çocuklarımızla ilgili bilgiler alalım. Çocuk veya genç, anne veya babasını okulda görünce sahiplendiğini ve kendisine değer verildiğini anlayacaktır. Arkadaş ortamlarını iyi seçmelerinde yardımcı olalım ve kimlerle konuşup ve gezdikleri konusunda takipçisi olalım.

Çocuk ve gençlerimize gerek okullarında olsun gerekse özel kurslarda olsun sosyalleşmeleri konusunda yeteneklerine göre imkânların önünü açalım. Örneğin bir müzik enstrümanı çalmaları gibi. Böylece hem yeteneklerini geliştirmiş olurlar hem de zamanlarını boş geçirmeyerek topluma faydalı birer fert olabilirler.

Kısacası her şey bizlerin elinde anne ve babalar. Çocuklarımızı nasıl eğitirsek büyüdüklerinde de karşımızda öyle buluruz. Sorumluluk sahibi, vatan sevgisi, tarihini bilen bir nesil yetiştirmek bizlerin elinde.

ÇOCUKLAR GELECEĞİMİZDİR!…

 

Benzer Haberler

DİKKAT Alerjiye dikkat edilmeliymiş. Şimdi “su”yun ne zaman gelip, ne zaman gittiğine dikkat...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “KİLİS VAKFI OLARAK BİZİM HEDEFİMİZ, KİLİS’E HİZMET ETMEK, HAYIRSEVERLİK...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Yıl 1950. Dr. Samih İnal, Kilis Kültür Derneği Başkanı....

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

DİKKAT Alerjiye dikkat edilmeliymiş. Şimdi “su”yun ne zaman gelip, ne zaman...

Kilis Vakfı’nın Genel Kurul T...

Metin MERCİMEK “KİLİS VAKFI OLARAK BİZİM HEDEFİMİZ, KİLİS’E...

Çiğköftemiz…

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Yıl 1950. Dr. Samih İnal, Kilis Kültür...

Köy Anıları

Şenel ÖZKÖSELER   Düşünüyorum da ne kadar anı biriktirmişiz. 1968-69...

Hakka Güvenmeyenler, Tuzak Kurarlar...

Uğur KEPEKÇİ   İnsanlık tarihi boyunca hakka güvenmeyenler, haklılar...

Ömür Dediğin Nedir Ki-2

Mahmut İ. KANMAZ   “Meyve ağaçları sıralansın ömrün boyunca…...

KURU SOĞAN

Böğün bir kıymalı küfte edim dedim. Herif “soğanı bol olsung” dedi....

GECEDE BEN

Gecede bir ben bir kalemim O söyler ben yazarım Yılların dostu sırdaşı...

KÖYDE CİNAYET!

Kilis’te köy mezarlığında bıçaklanarak öldürülen Ramazan Özdemir (38)...

“Unutulmaya yüz tutan mesleğimiz: Y...

Kilis Kültürü ve Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde her ay düzenlenen,...

Kilis Vakfı’nın genel kurulu yapıld...

İstanbul-Kilis Vakfı 2019 Yılı mali genel kurulu İstanbul Laleli’deki...

Çobanbey Sınır Kapısı geçişlere kap...

Kilis’in Elbeyli ilçesinde bulunan Çobanbey Sınır Kapısı, bir haftalığına...

Cezaevine sözleşmeli personel alına...

Kilis Adliyesi ve L tipi ve Açık Ceza İnfaz Kurumuna sözleşmeli personel...

Kilis’te zeytin hasadı sürüyor

Kilis’te yağan yağmurlardan dolayı ara verilen zeytin hasadına yeniden başlandı....

Ziraat Odasından tarım sigortası ça...

Kilis Ziraat Odası Başkanı Abdullah Çelik, kış aylarında aşırı yağış,...

Köylerde kadınlara sağlık eğitimi...

Kilis İl Sağlık Müdürlüğü tarafından ‘Serviks Kanseri Farkındalık...

Kilis Belediyespor 1 puanla yetindi

Kilis Belediyespor, kendi saha ve seyircisi önünde Araban Belediyespor ile 0-0...

Aramızdan Ayrılanlar

Fidan ŞAHAN (88) Ökkeş DOĞAN (69) Mehmet HARPUT (95) Hüseyin BAZOĞLU (86)...