Nedir Bizi Farklı Kılan?

25 Tem 2020 Cts 11:08
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mahmut İhsan KANMAZ

 

Güzel günler dilerim hepinize sevgili arkadaşlarım.
Bugün nedense bir farklılık yapasım geldi. Bu farkı da, farklı bir soru başlığıyla vermek istedim, görüldüğü üzere.

Dedim ki, “Nedir bizi farklı kılan?”

Evet, yanıtı hem çok kolay ve hem de çok zor bir soru…
Kolaylığı, herkesin aynı yanıtı vereceği ihtimalinden kaynaklanmakta…
Genelde denir ki, “Canım ne fark olacak ki insanlar arasında. Herkes aynı…”

Bu işin kolay kısmı… Peki gerçek öyle midir acaba? Yani, herkesi aynı benzer kalıpta görmek olası mıdır?
Zaten işin zorluğu da burada…

Herkes neye göre aynı veya neye göre farklıdır bir diğerinden…
Tamam, hepimizin fiziki durumu birbirimize benzer…
İki göz, iki kulak, iki kol ve iki bacak herkeste bulunmakta…

Yürek ve beyin, tüm insanlarda var.
Peki fark nerede o zaman?…

Fark, onlara sahip olmakta değil, onu iyi kullanıp kullanamamakta gizli bence…
Yüreğinizi sevgi ile yüklerseniz, sevgi tohumları ekerseniz gönül tarlanıza, sevgi biçersiniz hasat sonunda.

Ama onu kötülüklerle ve olumsuz düşüncelerle doldurursanız da, aynı karşılığı vermek istersiniz…
Bu otomatik bir reflekstir…

Bunun yaşla başla ve cinsiyetle de alakası yok. Seksen yaşında da olsan doksanda da, eğer ki yüreğinde iyilik ve vicdan namına bir şeyler yoksa sen ot gibi yaşıyorsun demektir, hiç kusura bakma.
Zira yirmisinde ve otuzunda da aynı…

O nedenle, iyi bir insan olabilmeyi düstur edinmeli ve kötülükten bir yarar umulmamalı. Sözüm meclisten dışarı.
Bunlara ben de dâhilim. Kendimi ayrı görmem bu dediklerimden…
Bin düşünüp bir söylemeli. Laf dokuz boğumdur derler, her boğumunda iyice tartıp ve ölçüp biçtikten sonra, son kelamı etmeli.

Yoksa öfken, hırsın ve gazabın seni rahat bırakmaz hiçbir zaman, kendi kendini yer bitirirsin. Keskin sirke küpüne zarardır hesabı, en büyük zararı da sen kendi kendine verirsin ve bu şekilde de, vakti zamanı geldiğinde, yani hak vaki olduğunda da, Yaradan’ın huzuruna çıkarak, kötü düşünceleri yüreğinde barındırıp, masum insanların günahını yüklendiğin için ve de haddini, sınırını çok çok aştığından dolayı, hesap verirsin.
Ne demişler, “Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste…” O kadar…

Allah yardımcısı olsun, işi zor böylesi insanların. Kimseye değildir bu laflarım, genele şamildir.
Dedim ya, bunun cinsiyetle de hiçbir ilgisi yok sevgili arkadaşlarım.

İşte bahsettiğim fark burada. Yani rahmani insanları, şeytani olanlardan, kısacası iyileri kötülerden ayrıştıran öğeler bunların içinde mevcut.

Savunmasız kişilere, hatta hayvanlara zulmeden, insan kılığında dolaşanlar var aramızda maalesef.
Allah’ın bizlere bahşettiği en değerli emanet olan canlara kasteden, acımasız ve zavallı kişiler var toplumda.
Onun verdiği canı, ondan evvel almaya cüret eden ucubeler var içimizde.

Küçücük çocuklara musallat olan tek hücreliler de bulunmakta bol miktarda.
Gücü kadınlara yeten, isteklerine karşılık vermedi diye, onların cellatları olmaya soyunmuş, insan kılıklılarda var bu âlemde…

Ama diğer yandan, insanları baş tacı yapan, kadınları ana gibi, bacı gibi, yar gibi görenlerde var. Onlara ve herkese sevgi ile yaklaşan, sevgi şarkılarını dilinden düşürmeyen, kadınları nadide bir çiçek veya zarif bir gül gibi görenlerde çok var…
Çocukları koruyan ve kollayan, ağzı dili olmayan hayvancıklara bir yudum suyu ve bir lokma yiyeceği çok görmeyenlerde bir dolu, bu dünya denilen gezegende…
Allah onlardan razı olsun. Sayılarını arttırsın inşallah.

Kalbinde vicdan ve merhamet kapılarını sürekli açık tutan, yüreğinin her bir köşesinde, Allah sevgisi ve korkusunu bulunduranlarda var. Aynen bir karıncayı ezmek istemeyen, yufka yüreklilerinde olduğu gibi yani…

İzah etmeye çalıştığımız fark ta bu zaten..
Yoksa aynı ele, göze, bacağa sahip olmakta değil marifet. Marifet adam olmakta, insan olmakta ve yüreğinde sevgi, güzellik ve iyilik barındırmakta gizli…

Sözün özü, bir çiçeği sevip koklamak, asıl hüner ve marifet.
Yoksa orada kendi halinde duran, zavallı bir kediye tekme savurmakta değil.
Bir insana insan gibi davranmak en yüce marifet…
Yoksa bir ağacın dallarını keyfi olarak kırmakta ve zarar vermekte değil.
Yaradılanı, Yaradan’dan ötürü sevmek en ulvi marifet.
Yoksa, sevgisizliği, acımazsızlığı ve her türlü melaneti yapmakta değil.

Sevmekte ve gülümsetmekte marifet…
Yoksa yok edip, eziyet etmekte ve acı çektirip, ağlatmakta değil.
Çocukların minik yüreklerine güzelliği, iyiliği ve doğruluğu yerleştirmekte marifet…
Yoksa onları, korkutmakta, eziyet ve kötülük etmekte değil…

Kısacası, insanları farklı kılan şeyler bunlar olmalı bence…
Her yürekte, her gönülde bolca olmalı, sevgi duyguları, vicdan ve acıma hisleri ve de Allah sevgisi, Allah korkusu olmalı…

Tıpkı, beyaz bir kedinin rengi dışında bütün yavrularının aynı olması gibi…
Çünkü marifet renkte ve görünüşte değil, yürekte saklı bulunmalı…

Oysa doğarken aynı ve tertemizdir bütün canlılar. Ana sütü gibi beyazdır.
Ancak ilerleyen zamanlarda, çevre koşullarının olumsuzluğu, eğitimsizlik, kültürel eksiklik, sevgisizlik, inançsızlık, vicdansızlık ve acımasızlık oluşmakta bazı bünyelerde… Yetişme tarzlarından ötürü.

Şiddetle beslenmiş kara vicdanlar yer etmekte ve kirletmekte, o doğarken bembeyaz olan gönülleri, beyinleri…

Sonuçta da, hayatlarının baharında bu dünyadan göçüp gitmek zorunda kalan, suçsuz günahsız masum insanlar, hiçbir ayırıma girmeden, kadın, kız, çocuk ve erkekler kalmakta geride… Yazık ve günahtır. Allah ıslah etsin ve akıl fikir versin böylelerine diyelim.

Sevgi ile saygı ile vicdan ve yürek güzelliğiyle kalın sevgili arkadaşlarım.
Allah’a emanet olun.

 

Benzer Haberler

BU PAHALILIKTA “Hızlı kentleşme”den sonra şimdi de “hızlı köyleşme” dönemi başlamış....

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “KİLİS İNSANININ ZEKİ, ATAK, ÇALIŞKAN VE MÜCADELECİ OLMASININ NEDENLERİNDEN...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, insanların yaşamında telefi edemeyeceği durumlar vardır....

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

BU PAHALILIKTA “Hızlı kentleşme”den sonra şimdi de “hızlı köyleşme”...

Kilis’in Muhteşem Üzümü Horoz...

Metin MERCİMEK “KİLİS İNSANININ ZEKİ, ATAK, ÇALIŞKAN VE MÜCADELECİ...

Son Pişmanlık Fayda Etmez

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, insanların yaşamında telefi edemeyeceği...

Ahilik Teşkilatı

Alaiddin ÖZKAR   Geçtiğimiz hafta Türkiye’de Ahilik haftası olarak...

Ya Hani Bizim Ekşili Yahninin Simid...

Adviye ERTEKİN YÜKSEL   Okul tatil oldu. Kilis yolcuları hazırlandı....

Ehl-i Beyt’in Güzel Ahlak Nasihati...

Uğur KEPEKÇİ   Yaşadığımız hayatın çekilmez bir hale gelmesi insanların...

DİZELERİNİZ…

YANGIN AHVALİM   Düşürdü hasretin beni sürgüne, İçimin nârını...

TAŞINMAZIN AÇIK ARTIRMA İLANI

T.C. KİLİS İCRA DAİRESİ 2017/77 TLMT. TAŞINMAZIN AÇIK ARTIRMA İLANI Satılmasına...

Çiftçiler: Bankaya olan borçlarımız...

Kilisli çiftçiler, korona virüs nedeniyle ürünlerinin para etmediğini belirterek,...

Akkurt öğrencilere Covid-19 uyarıla...

Tüm dünyada etkisi hissedilen koronavirüs salgını nedeniyle mart ayından...

Milletvekili Dülger’den gazetemize ...

Kilis Milletvekili Hilmi Dülger, gazetemiz muhabiri İbrahim Güneş’i ziyaret...

BİK Şube Müdürü Poyraz’a ziyaret...

Gazetemiz personeli, Basın İlan Kurumu Şube Müdürü Haşim Poyraz’a ziyarette...

Evlerde, “kışa hazırlık” telaşı...

Kilis’te birçok ev hanımı, havaların serinlemeye başlaması ile birlikte,...

Zabıta işyerlerini denetledi

Kilis Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ruhsatsız, kayıt dışı faaliyet...

3 motosiklet çalındı / Kayıp şahıs ...

Kilis’te bir günde 3 motosiklet çalan hırsızlar aranıyor. Ekrem Çetin...

Temizlik çalışmaları gece-gündüz sü...

Kilis Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, daha temiz bir Kilis için...

Sıcak hava etkisini sürdürüyor

Kilis’te hava sıcaklığı, son günlerde mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor....

Jandarma Komutanı Arslan, Kaymakam ...

Kilis İl Jandarma Komutanı Albay Ersin Arslan, Musabeyli Kaymakamı Sertaç...