Nevruz/Yenigün (21 Mart)

21 Mar 2019 Per 8:27
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Yrd. Doç. Dr. Mehmet YALVAÇ
Orta Asya’da yaşayan Türkler, Anadolu Türkleri ve İranlıların yılbaşı olarak kabul ettikleri güne ‘Nevruz’ denir. Yeni gün anlamına gelir. Gece ve gündüzün eşit olduğu Miladi 22 Mart, Rumi 9 Mart gününe rastlamaktadır.

Nevruz-i Sultani, Sultan Nevruz, Navrız, Mart Dokuzu gibi adlarla da anılmaktadır.

Oniki Hayvanlı Türk Takvimi’nde görüldüğü üzere Türklerde de çok eskiden beri bilinmekte ve törenlerle kutlanmaktadır.
Türklerde Nevruz hakkında başlıca rivayet, bugünün bir kurtuluş günü olarak kabul edilmesidir. Yani Ergenekon’dan çıkıştır. Bu nedenle bugün Türklerde Nevruz yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilmiş ve günümüze kadar bayramlarla kutlana gelmiştir.
Orta Asya’daki Türk topluluklarından Azeri, Kazak, Kırgız, Türkmen, Özbek,Tatar, Uygur Türkleri, Anadolu Türkleri ve Balkan Türkleri Nevruz geleneğini canlı olarak günümüze kadar yaşatmışlardır. Ülkemizde yaşayan diğer etnik kökenlilerde bu bayramı kutlarlar. Nevruz ayrılıkçı ve bölücülerin bayramı değildir. İstismarcıların da bayramı değildir.
Ağaç işleriyle uğraşmaları nedeniyle tahtacı olarak isimlendirilen
Tahtacı Türkmenlerinde; Nevruz Bayramı eski Mart’ın dokuzudur ve Sultan
Nevruz olarak adlandırılmaktadır. Nevruz, Tahtacı Türkmenlerinin yaylaya
çıkışında; 22-23 Mart tarihlerinde kutlanmaktadır. Tahtacı Türkmenlerinde
Nevruz; ölülerin yedirilip içirildiği gün olarak kabul edilir. Burada eski
Türk inanç sisteminin atalar kültürü kendini göstermektedir.

22 Mart Nevruz’dan bir gün önceyi karşılamaktadır. Bu gün Nevruz
hazırlıkları yapılır. Çamaşırlar yıkanır, yemekler hazırlanır. Nevruz günü yenilen yemekler arasında ıspanaklı börek, soğan kabuğu ile boyanmış yumurtalar, yufka, sarı-burma, şeker, leblebi, lokum sayılabilir. Bu arada yakın komşu ve akrabalar birbirlerine gidip gelmeye başlarlar.

23 Mart sabahı erken kalkılır. Yeni ve temiz elbiseler giyilerek, önceden hazırlanan yiyeceklerle birlikte mezarlığa gidilir. Mezarlığın başında bulunan ocaklarda kahve pişirilir, sohbet edilir. Herkes komşu mezarları ziyaret etmek ve çay, kahve içmek zorundadır. Daha sonra topluca yemek yenir. Bu arada sazlar çalınır, şarkılar-türküler söylenir. Ağaçlara salıncaklar kurulur. Çocuklar “bayrak” adı verilen uçurtmaları uçururlar.
Öğleden sonra kadınlar geniş bir tabağa çerezler koyarak “hak üleştirir”ler. Yiyecekler gelen geçene dağıtılarak “ölünün ruhuna gitsin” dileğinde bulunulur.
Yemekten sonra aile fertleri teker teker mezar taşını öperler, daha sonra mezarlıktan dönülür.

Akşam komşu ve akrabalar eğlencelerini ve sohbetlerini, yeme ve içmelerini sürdürürler. Sohbetler sabaha kadar devam eder.
Bu bayramda herkes güler yüzlüdür. Suçlar bağışlanır. Bayrama katılmak zorunludur, katılmayan köy halkınca dışlanır.
Yörükler arasında; Nevruz ile birlikte, kışın bittiği ve bahar mevsiminin başladığı kabul edilir. Köy ve yaylalarda 22 Mart’ta, şehirlerde ise Nevruz günü pazara rastlamazsa, bu tarihi takip eden pazar günü kutlanır. Köy halkı 22 Mart sabahı yaylalara doğru yola çıkarlar. Daha önceden “davar evleri”ne yerleşmiş olanlar köyden gelen akraba ve komşularına ev sahipliği ederler. Köylerden gelen grupla, yayladakiler karşılaştıklarında bir el silah atarak, “Nevruzunuz kutlu, dölünüz hayırlı ve bereketli olsun” şeklinde selamlaşırlar. Gelen misafirler çadırlara yerleşir. Kendilerine ikramlarda bulunulur. Sürü sahipleri tarafından kesilen kurbanlar birlikte yenilir. Sünni olan Yörüklerde imamlar tarafından yapılan dualara halk katılır ve şükrederler.
Alevi-Bektaşi inancında olan vatandaşlarımızda Nevruz:
1) Hz. Ali’nin doğum günü olarak bilinmesi,
2) Hz. Ali ve Hz. Fatma’nın evlenme günü olması,
3) Kışın sona ererek baharın gelişi.

Kışlaklardan yaylalara doğru göçlerin başlaması inançlarına bağlıdır. Nevruz sabaha mürşidin okuduğu duadan sonra süt içilir. Nevruziye adı verilen şiirler, nefesler ve Hz. Ali’nin Mevlidi okunur. Bugün şeker, şerbet ve çiçeklerle kutlanır.

Nevruz Bayramının ülkemiz, Türk dünyası ve insanlık âlemi için neşe, sevinç, dostluk, kardeşlik, barış ve huzur kaynağı olmasını dileriz. Yüce milletimizin ve tüm okuyucularımızın Nevruz Bayramını kutlarken tarım alanında bol ve bereketli bir yıl olmasını dilerim. Saygılarımla.

KAYNAKÇA:
- Ögel Bahattin. Türk Kültürü Tarihine Giriş. Cilt: 6, Kültür Bakanlığı Yayını, Ankara-1991.
- Tural Sadık. Nevruz. Atatürk Kültür Merkezi Yayını, Ankara-1995.
- Yalvaç Mehmet. Türkiye’de Örf ve Adet Değişmeleri Açısından Küçük Yerleşme Birimlerinin Sosyolojik Görüntüsü. İnönü Üniversitesi Basımevi, Malatya-1999.
- Yalvaç Mehmet. Bilecik Düğün Adetleri, Türk Dünyası Araştırmaları, Sayı. 29, Nisan-1984, İstanbul.
- Yalvaç Mehmet. Bilecik ve Yöresinde Halk İnançları. İstanbul Üniv. İktisat Fak. 1982 Sosyoloji Konferansları, İstanbul-1984.
- Yalvaç Mehmet. Adıyaman İlinde Su Altında Kalacak Yerlerde Sosyolojik Bir Araştırma. Türk Dünyası Araştırmaları, Sayı.77 Nisan 1992-İstanbul.

 

 

 

 

 

Benzer Haberler

Mehmet Şenay TAŞKENT   Gerek ulusal ve gerekse yerel basında her zaman dile getirdiğim ve önemsediğim...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “ACELECİNİN HARMANINDA EN ÇOK BULUNAN ŞEY, HATADIR.” Hemen hemen hepimizde...

Yorum 
0

60-70 Yıl Öncesi Çocukların Okulda ve Sokakta Oynadıkları Oyunlar   TOPAL KÖPEK OYUNU                                                                                  ...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

KENT’te Yazarlar Dayanışması

Mehmet Şenay TAŞKENT   Gerek ulusal ve gerekse yerel basında her zaman dile...

Her Şeyde Neden Acele Ediyoruz? “Ac...

Metin MERCİMEK “ACELECİNİN HARMANINDA EN ÇOK BULUNAN ŞEY, HATADIR.”...

TOPAL KÖPEK OYUNU

60-70 Yıl Öncesi Çocukların Okulda ve Sokakta Oynadıkları Oyunlar   TOPAL...

Kavgayı Bırakalım, Paylaşmayı Bilel...

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, hepimiz bu ülkede yaşıyoruz. Ekmeğini...

Kilis Kültür ve Turizm Müdürlüğüne ...

Hasan BİTKEN   Kilis Kültür ve Turizm Müdürlüğü, iki seneye yakın...

Kadirli Savrun

Mahmut İ. KANMAZ   Su, bir şehrin, bir kentin yaşam pınarıdır, kültür...

DÖN GEL

Yâr sana yazayım arzuhâlimi Aklımı başımdan almadan dön gel Hayatın çilesi...

SEVİNÇ DOĞAR (Şarkı)

Pencereme güneş doğmuş, Uyandım mahmur gözlerle Dost bilene, kapım açık,...

“Kilis’in sorunlarını biliyoruz”...

Vali Soytürk, gazetemize konuştu:   “Kilis’in sorunlarını biliyoruz”...

Kilis’te ilk defa çörek otu üretild...

Kilis’te Tıbbi Aromatik Bitki yetiştiriciliğini arttırma çalışmaları...

“Çocuk ve Eğitim: Atölye Çalışmalar...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde “Çocuk ve Eğitim: Atölye Çalışmaları”...

Öğrencilerden hayat kurtaran yenili...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Elektrik-Elektronik...

Üniversitede sosyal duyarlılık proj...

Kilis 7 Aralık Üniversitesinde sosyal duyarlılık projeleri gerçekleştirildi....

Cumhuriyet Başsavcılığından eğitime destek

Cumhuriyet Başsavcılığından eğitime...

Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından “Hükümlülerin...

Başkan Yardımcısı Tohumcu’dan...

Kilis Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Tohumcu, belediye birimlerinde gece...

“Minik Yüreklerden, Büyük Hünerler”...

“Minik Yüreklerden, Büyük Hünerler” İlkadım Çocuk Gelişim Akademisi...

Kilis’te yaz Kur’an kur...

Kilis’te, Müftülük tarafından açılan yaz Kur’an kurslarına yoğun...

Kaybolan koyunları jandarma buldu [...

Kilis’in Elbeyli ilçesinde ahırdan kaçan 10 küçükbaş koyun jandarma...