Dolar 9,3418
Euro 10,8711
Altın 533,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 29°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
29°C
Parçalı Bulutlu
Per 30°C
Cum 30°C
Cts 31°C
Paz 24°C

Neyi Öğrenecekmiş Merak Ettim Doğrusu

Neyi Öğrenecekmiş Merak Ettim Doğrusu
A+
A-
04.02.2018
56
ABONE OL

Sabahattin YARAR

 

Tarih kitaplarından ve öğretmenlerimizin deyişlerinden zamanında öğrenip de, övünç ve gurur duyduğum bir öykü ile başlamak istiyorum yazıma. Avrupa ve diğer ülkelere cenge giden askerlerimiz, konakladıkları veya geçtikleri yerlerdeki bağların üzümlerini ve ağaçların meyvelerini yerlermiş. Yerlermiş ama yediklerinin ücretlerini kese içinde ağacın dallarına asarlarmış.

Bu seferler ile tuvalet ve banyo (hamam) nedir bilmeyen Avrupa’ya bu çağdaş gereksinmeleri de Askerlerimiz götürmüş. Bir su kabında yıkananlara banyonun ne olduğunu öğretmişler.

Sonra ne mi olmuş?… Bu güzellikleri onlara vermiş, ortaçağ karanlığının vurgun, talan, yalan, papazların cennet satma düzenlerini, tembelliği, torpili, sahtelikleri alıp gelmişiz sanki oralardan. Yaşamı koca yüzyılları bulan büyük bir devletin yok olmasına neden olan beceriksizlik, adam kayırmacılık, cehalet, hırsızlık, yolsuzluk, askeri başarısızlık, yönetim yanlışlıkları öne çıkmış ne yazık ki…

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün, yaza yaza bitirilemeyecek, inkâr edilemeyecek, dünya uluslarının bile örnek aldığı bir kurtuluş mücadelesinin sonucu belirlemiştir kaderimizi. Bugün varsak ve devletsek O’nun sayesindedir. Cumhuriyet, özgürlük, kalkınmışlık çabaları, devrimlerle desteklenmiş, amacı çağdaşlaşmak olan bir Türkiye Cumhuriyeti ortaya çıkmıştır. “Türküm, doğruyum, çalışkanım…” sözleri ilke edinilmiş, bu doğrultuda çalışılması istenmiştir…

Siyasi yaşamımızın dönem değiştirmesi ile değişen yönetim anlayışı, siyasilerin ve çıkarcı çevrelerin elinde dejenere olmuştur.Kötü alışkanlıklar, iktidar olma tutkuları yüzünden yeniden ortaya çıkmış, vurgun ve talan her fırsatta, “Devlet malı deniz yemeyen domuz” ahlaksızlığını ortaya çıkarmıştır. Hemen her dönemde, vurgun, talan, ihale yolsuzlukları dillerden düşmez olmuştur. Hortumlar, Milyon dolarlar, rüşvet dağıtmalar, kaynağı belirsiz paralar, altın kaçakçılıkları, atama yolsuzlukları, himmet soygunları, ayakkabı kutuları, milyarlık saatler, “rüşvetin belgesi mi olur pzv…” söylemleri mahkeme salonlarına kadar düşürülmüştür. Hatta TBMM de bile aklama ile sonuçlanan olaylar görülmüştür. Bu da; “Karnı aç olanı doyurmak kolay da, gözü aç olanı doyurmak zordur…”  diyenleri haklı çıkarmaktadır.

Gelelim Ahmet BARUTÇU’nun 79. Boyutu’na; “Alman psikolog; Almanların Türklerden öğrenecekleri çok şey var, demiş. El cevap; Doğaldır… Adamlar süte su katmayı bile bilmiyorlar daha…” deyivermiş. Espri bir yana, bizden ne öğreneceklerini o Alman psikoloğa sormak isterdim doğrusu.

O seviyeye gelebilmemiz için bizim neler öğrenmemiz ve yapmamız gerektiğini biliyorum. Onlara bugünkü koşullarda biz ancak; vatan, millet, özgürlük, cesaret, yardımseverlik,  bayrak sevgisi, vicdan-merhamet(olanlardan) insanlık öğretebiliriz.  Doğruluk, dürüstlük, çalışkanlık, teknoloji ve bilim zaten kendilerinde var.

Aman bizdekileri öğrenmeye kalkmasınlar da?…

Yeniden buluşalım…

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.