Dolar 8,6651
Euro 10,1561
Altın 490,09
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 34°C
Az Bulutlu
Kilis
34°C
Az Bulutlu
Sal 35°C
Çar 32°C
Per 28°C
Cum 27°C

Nezaket ve Zarafet Beldesi “Beylerbeyi”

Nezaket ve Zarafet Beldesi “Beylerbeyi”
REKLAM ALANI
A+
A-
05.04.2016
50
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“BEYLERBEYİ SARAYI SULTAN ABDULAZİZ TARAFINDAN DÖNEMİN İSTANBUL’UN EN SERİN NOKTASINA YAZLIK SARAY OLARAK İNŞA ETTİRİLMİŞTİR.”
İstanbul’un bütün Anadolu kıyıları gibi Beylerbeyi Sarayı da fetihten çok önce Osmanlıların eline geçmişti. O zamanlar buraya “İstavroz” deniyordu, çünkü kubbesinde altın yıldızlı bir haç vardı. Yunanca stauro, haç demektir.
Beylerbeyi semti ise, İstanbul’a en yakın Boğaziçi köylerinden biridir. Eski yıllarda emekli olanlar, son yıllarını burada geçirmeyi tercih ederlermiş. Hem sayfiye havası ve sakin köy hayatı hem de şehir fazla uzaklarda değildi. Böylece adının da yansıttığı gibi Osmanlı kaymak tabakasıyla özdeşleşen bir semt olmuştur. Aslında Beylerbeyi Müslümanların pek yoğun olmadığı  Kuzguncuk ve bir Rum köyü olan Çengelköy arasında, aristokratik bir Osmanlı yerleşimidir.
Beylerbeyi’nin sarayına gelince, en çok konuşulan ve dillerden düşmeyen bir tarihi yapıttır burası. 19. yüzyılda inşa edilen bu saray, küçük ve şık olan bir Balyan yapısıdır. Bu gün ise bir müze olarak kullanılmaktadır. Almış olduğum bilgilere göre, Beylerbeyi sarayı, Anadolu Yakası’nda olması nedeniyle sürekli kalınacak bir saray olarak düşünülmemiştir. Kısa görüşmeler ve çoğu günübirlik ziyaretler için yapılmış. Gelgelelim bazı önemli devlet konukları da burada ağırlanmış. Örneğin 3. Napoleon’un karısı İmparatoriçe Eugenie, Hıdiv İsmail Paşa’nın Süveyş Kanalı’nın açılış töreni dönüşünde Abdulaziz’e iadeyi ziyarete geldiğinde burada kalmıştır. Onun gibi İran Şahı Nasirüddin, Britanya veliahdı Edward’da bu sarayda ağırlanmışlardır.

Beylerbeyi sahil şeridine bir göz attığımız zaman, balıktan kebaba Türk mutfağının tüm çeşitlerini bulabileceğimiz restoranları görürüz. Bu restoranların yanı sıra, yöresel lezzetleri sunan lokantalar da bulmak mümkün. Özellikle yaz akşamlarında, gecenin geç saatlerine kadar civar semtlerden gelen misafirlerini ağırlar. Oldukça kısa bir sahil olmasına rağmen yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktalarından biri olmayı başarmıştır. Ayrıca iskelenin hemen yanı başındaki küçük balıkçı sandalları Beylerbeyi’nin geçmişinden bu güne taşıdığı özgün güzelliklerini de sergilemektedir. Beylerbeyi aynı zamanda boğaz kıyısı boyunca sıralanmış, seyrine doyulmayan tarihi yalıların en güzel örneklerine ev sahipliği yapmaktadır.
Bir 19. yüzyıl yapısı olan Beylerbeyi Sarayı, ahşap oymalar ve altın nakış işçiliğiyle dönemin ruhunu yansıtmakta. Sarayın önünde yer alan Beylerbeyi iskelesi ise, 1980’de restore edilerek ahşap platform yerine beton platform kullanılarak hala hizmet vermektedir.
Diğer taraftan Beylerbeyi, sadece nezaket ve zarafet yöresi olmayıp, aynı zamanda iskelenin karşısında sahile bakan kendine özgü kafelerde huzur ve keyif içinde kafemizi yudumlayabildiğimiz bir beldedir.
Hoşça kalın.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.