Nostaljik Gezintiler

11 Ağu 2018 Cts 9:56
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mahmut KANMAZ

 

Madem bir süredir, dedem ve ninemle ilgili anılar üzerinden gidiyoruz. Bugün de gelin, hem akrabalık ilişkilerimizin olduğu, hem de Kilis’in insan kaynakları açısından önemli değerler taşıyan, bazı büyüklerimizden, yaşayanları saygıyla ve terki diyar edenleri de rahmetle analım hep birlikte, sevgili arkadaşlarım.
Dedem ve nenemin evinin nerede olduğundan daha önce sıklıkla bahsetmiştim. Bu kutu gibi tipik Kilis dam evinde, ninem ve dedem, hemen hemen bütün gün boyu bomboş otururlar, pek dışarı çıktıkları olmazdı. İşte dedem, ara sıra köşker arkadaşının yanına sohbete giderdi. Genelde onlara gelirlerdi diğer akrabalar. Ben yazları onların yanına geldiğim de, sanırım ilkokul ve ortaokul çağlarındaydım. Onlar da 70′li yaşlarda idiler.

Yine bir yaz Kilis’e geldiğimde, yeşil renkli, lambalı büyük radyonun her zamanki yerinde olmadığını gördüm. Hâlbuki o radyo, benim en önemli eğlence kaynağımdı. Eskiden radyoların senelik bir vergisi varmış. Gariplerim o vergiden muaf olmak için, radyoyu postaneye götürüp mühürletmişler. Yani, oradaki görevliler radyoyu bir bez torbaya koyduktan sonra, açılmasın diye, ağzını bağlayıp mühürlemişler. Yani radyo var ama kullanmak yok. Bana da torbayı gösterdiler. “Nene niye öyle bir şey yaptınız?” dediğimde de, “Kele oğlum bizim onu dinlediğimiz bile yok. Bir de kim uğraşıcı, git beyanname ver, vergisini yatır, bizim halımız mı var? Biz de o şekilde yaptırdık, kullanıcılara sağlanan böyle bir hak varmış, duyduk, nedek.” Tabi olan, bana olmuştu. Radyosuz kalmıştım.
O aşağıdaki bir göz evde, iki tane somya vardı uzunlamasına. Biri nenemin, diğeri dedemin… Kesinlikle bizlere üzerinde yatmamıza, hatta oturmamıza dahi izin vermezlerdi. Çok titizlerdi. Bizler yerlerde, minderin üstünde veya kilimlerde yatar uzanırdık. O iki yaylı somya yatak onların, fildişi kuleleriydi onlara göre. Nenem zaman zaman yatağının altından bir çıkın çıkarır, içinde üç beş kuruş kâğıt ve bozuk paralar. “Nene şunları ver de harcayalım” dediğimiz zaman da, “Yok daha neler, o benim kefen param” derdi. “Allasen nene, Allah gecinden versin de, bir şey olsa uşakların seni ortada mı bırakıcı? Hem bak dedemin hiç öyle bir derdi var mı?” denildiğinde de, “Beyene, o kendi düşünsün, nolur nolmaz” diye cevap verirdi. Aslında haklılar da, zira bu insanlar, yokluğu ve kıtlığı görmüşler, büyük devlet adamı ve kurtarıcı Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen “İstiklal Harbi”ni yaşamışlar, savaşın o acı dolu yönünü görmüşler ve milletçe topyekûn büyük fedakârlıklara katlanmışlardı. Bütün şehit ve gazi olup da sonradan rahmetli olan bilcümle atalarımızın kabirleri nurla dolsun. Bizler onlar sayesinde bu güzel ülkede kardeşçe yaşıyoruz.

nostalji1

Dedem, sinirli ve asabi bir yapıya sahipti. Çok da rahat bir insandı rahmetli. Genelde yanının üzerine kaykılıp oturur, işte yaşlılık hali de, arada bir afedersiniz, gaz çıkardığında da, nenem hemen devreye girerdi. “Kele nedon? Ayyip ayyip, şu uşaklardan utan! Şeyine şiş çakıla da suvana bes!..” gibi ağzı açılmadık şeyleri peş peşe sıralar, dedem ise hiç bozuntuya vermeden, neredeyse ikinciye hazırlanırdı. Bizler, onların bu tatlı didişmelerini ve diyaloglarını, gülmekten katılarak izlerdik. Sonra bizlere dönerdi Nenem, “Siz ona bakmayın, o nettiğini bilmor” diye izahatta bulunurdu. Hepsi de birer nostaljik anı olarak kaldı hafızalarımızda. Mekânları cennet olsun.
Ninemlerin evine çok bir yerde abisi, rahmetli Muharrem Çavuş Dayımız otururdu. Muharrem Çavuş büyük dayıyı da çok severdim. Eminçelebilerden, Muharrem Özçelebi. Aynı zamanda Annemin, Kadirli’den Hacı Yusuf Yazıcı’la evlenmesine vesile olan kişidir. Kendisi de o dönemler, hem Kilis’te ve hem de Kadirli’de otururlardı. Halen Kadirli’de tek hayatta olan evladı, Nuriye Teyzemiz de kızlarından biridir. Allah uzun ömürler versin. Kadirli’de sık sık ziyaret eder elini öperim. Diğer çocukları rahmetli oldular. Aziz Özçelebi, Aysel, Remziye, Zeki Özçelebi nurlarda yatsınlar…

Muharrem Dayı, Kadirli’de aynı zamanda benim sünnet kirvem olmuştu. Hiç unutmam bana sünnet hediyesi olarak, sapan lastiği getirmişti. Onu da bahçesine girip kuşlara taş atan bir çocuğun elinden alıp getirdiğini söylemişti. O da İstiklal Harbine katılmış bir neferdi. Hep savaş anıları anlatır dururdu…
Yine Dedemin yakın arkadaşı ve akrabamız olan, Hasan Boybeyi Amcamız vardı ki, evleri “Ebenin Sinema”sına yakındı. Arada bir, o da Nenemin ve Dedemin nadir misafirlik gezmeleri arasında yer alarak, oturmaya çaya giderdik ve Kilis’in o yıllarda, ilk apartmanlarından olan evlerinin terasında, serin ve yıldızlı gecelerin keyfine varırdık. Nadire Boybeyi teyzemiz, halen o da hayatta olup, Ankara’da ikamet etmektedir. Annemin de hem yakın akrabası ve hem de çok samimi dostu idi. Ankara’ya gittiğimde mutlaka uğrar, hayır dualarını alırım. Sanırım 90′ın üzerinde olması lazım yaşı. Allah sağlık ve afiyet versin.

nostalji2

Bir de dedemin kız kardeşi bulunurdu Kilis’te. Aliye Halamız. Aliye Özbek. Rahmetli eski ve ilk Öğretmenlerden Rauf Özbek Dedenin Hanımı. Onlar da Akcurun Mahallesinde otururlar ve tipik bir, geniş havuşlu, kuyulu, havuştan taş merdivenle üst kata çıkılan, çok otantik ve sevimli bir taş binada ikamet ederlerdi. Rauf Dede önce rahmetli oldu. Aliye Hala benim çok çok sevdiğim, ta gençliğimden beri de arada bir uğrayıp halini hatırını sorduğum, elini öpüp, hayır duasını aldığım, muhterem bir büyüğümdü, yakın akrabamızdı. Nihal, Nezihe, Yücel, Mahmut’tan sonra, geçtiğimiz aylarda da Ankara’daki, yine benim çok sevip değer verdiğim hayattaki son evladı olan Yaşar Özbek Ağabeyimizi de kaybettik. Cümlesinin mekânı cennet olsun.
Yaşar Abi demişken, onunla ilgili bazı anılarımı yâd etmek isterim. 1976 yılında Ankara’da, ilk memuriyete başlamamın vesilesidir Yaşar Abim. O zamanlar üniversite öğrencisiyim. AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’ndan önce, Özel Yetenek Sınavıyla girdiğim, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümünde okurken, aynı zamanda da Bağkur Genel Müdürlüğünde işe başlamıştım memur olarak. Gündüz iş, gece okul… Hem de müfredatı Klasik Batı Müziği eğitimi üzerine kurulu olan bir Okul ki gerçekten çok zor… Neyse, işte ben o yıllarda hem hemşehrim ve hem de çok yakın olan akrabam Yaşar Abilere, hafta sonları evlerine ziyarete çok sık giderdim. Beni çağırırlardı. Birbirimizi çok severdik. Rahmet olsun. Hatta biz, bir süre önce kaybettiğim Eşim Gönül’le evlendiğimizde bizim gelin arabamız, hiç unutmam rahmetli Yaşar Özbek Abimin Murat-124 arabasıydı. Rahmetli onu gündüzden süsletip hazırlatmıştı. Tabi düğün sonrası, konvoy eşliğinde, en önde bizim de içinde olduğumuz onun arabası, Ankara Emek’teki evimize gelmiştik…
Evet değerli hemşehrilerim, dedem ve nenemden başlayıp, akrabamız olan kıymetli büyüklerimizden bazılarını, sizlere tanıtmaya ve onları anmaya çalıştık bugün. Sürçü lisan ettiysek affola diyoruz. Yeniden birlikte oluncaya kadar, nostaljik anılarınız hiçbirinizin belleğinden silinmesin diye temenni ediyoruz.
Sağlıkla, huzurla ve mutlulukla kalın.

Benzer Haberler

DAĞILIM Türkiye’de 826 bin bunak varmış. Yaş dağılımı nasıl acaba?!… *** SAHTE...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “YEMEĞE TADINI VEREN HÜNERLİ ELLERDİR.” Kilis’in mutfak kültürüne...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, dünyanın en zor işi yaşamaktır. Bazı insanlar sıkı sıkıya...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

DAĞILIM Türkiye’de 826 bin bunak varmış. Yaş dağılımı nasıl acaba?!…...

Kilis’in Bilinmeyen Yemek Çeş...

Metin MERCİMEK “YEMEĞE TADINI VEREN HÜNERLİ ELLERDİR.” Kilis’in...

Hayatı Güzel Yaşamak…

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, dünyanın en zor işi yaşamaktır. Bazı...

Baba…

Mahmut KANMAZ Her şeyin gönlünüzce olmasını dileyerek, bir yazıma daha...

EZAN

Bugün de ezanı veliler şehri Konya’da dinlemek nasip oldu çok şükür duymak...

ABD’ye organik zeytinyağı Kilis’ten...

‘Yöresel Ürünler ve Zeytinyağı Festivali’ Kocabeyli köyünde yapıldı...

Kilisli çiftçilerin sorunları ileti...

Ankara’ya giden Kilis Ziraat Odası Başkanı Abdullah Çelik ile Genel Sekreter...

Zeytin üreticisinin yağmur sevinci...

Kilis’te zeytin hasadına başlamak için yağmurun yağmasını bekleyen üreticiler,...

İşkur alımı için kura çekimi 24 Eki...

Kilis’te Türkiye İş Kurumu (İŞ-KUR) tarafından Toplum Yararına Programlar...

Yabancı plakalı araç ele geçirildi...

Kilis’te Jandarma ekiplerince yapılan aramalarda gümrük kaçağı yabancı...

Belediye tesislerine halk ziyareti ...

Mahalleler, Kilis Belediyesi’ne ait tesisleri ziyarete devam ediyor. Halk güzel...

Öğretmenlere yönelik toplantı yapıl...

Kilis’te merkez ortaokul beden eğitimi öğretmenlerine yönelik Kilis Mesleki...

Eğitim koordinatörlerine yönelik to...

Fırat Kalkanı Operasyonu ile terörden arındırılan Suriye’nin  Azez,...

Uygulamalı girişimcilik eğitimleri ...

Kilis’te işsizliği bitirmek, istihdamı arttırmak, girişimciliği desteklemek...

Dolandırıcılık iddiası [ASAYİŞ TURU...

Kilis’te bir şahıs, dolandırıldığı iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

SİLAH Düğünlerdeki ölüm olayları artmış. Desenize düğünlerde halaydan...

Kilis’in Bilinmeyen Yemek Çeş...

Metin MERCİMEK “YEMEĞİN LEZZETİ SEVGİDEN GELİR. YEMEK YAPARKEN SEVEREK...

Mesleki Teknik Eğitimin Önemi

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, ülkelerin gelişmesinde ve kalkınmasında...